Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
2520
 

''Nasıl falcı oldum...''

''Nasıl falcı oldum...''
 

Bayanların en büyük zevkidir ya kahve falına bakmak...Derin sohbetler arasında kahvelerini kapatıp olgunlaşmasını beklerler. Kahve telveleri iyice çökecek, son kahveciklerin hücreleri yerine yerleşirse işte o zaman fal seansları başlamış demektir.

Üniversitede hocayken arkadaşlarımızla güzel bir alışkanlığımız vardı. Her gün saat onbirde, bir de öğleden sonra saat ikide, Türk Kahvesi içmeyi gelenek haline getirmiştik.

Bayan arkadaşlarımızın fal tutkusunu biliyorum ya , ara sıra kahve fallarına şakacıktan bakar, bir şeyler uydururdum. Bayan öğretim üyeleri, bunu fazlasıyla ciddiye alır ve ''Pür dikkat '' dinlerlerdi. Bazı ''Atışlarım''tutmaya başlamıştı.

''Yakında Amerika'ya gideceksin... Kitabın yayınlanacak... Dil sınavını geçeceksin... Sana bir kısmet görünüyor... Kilo vermeye başlayacaksın...vs...vs...''

Elbette ki bir gün hocanın kitabı yayınlanacaktı; ama hayır...hayır... ''Mesut Hoca bunu bilmişti. Adam gerçekten geleceği okuyor canım. Valla helal olsun!''sözleri kulağıma geliyordu.

Derken bir gün... Saf halleriyle bilinen ekonomist bir bayan öğretim görevlisi, , fazla samimiyetimiz olmamasına rağmen, benim bu dalda ''Usta''olduğumu söyleyen şakacı bir arkadaşa inanarak ''Fal baktırmaya ''gelmişti.

Ben de boş bulunup ''Bankanız batacak. Paranızı kurtarın''demiştim.Kadıncağız bunu ciddiye alıp bankere koşmaz mı? Banker de :''Tamamını veremem, yoksa ben batarım'' Demez mi?

Kadıncağız, emniyet, mali polis , vs... vs... Derken, parasını vadeler halinde çekmeye başlamıştı.

İşe bakın. Bu kadar rastlantı olamaz. Aynı hafta içinde''Meşhur Banker''krizleri patlamaz mı? Sene 1981, ortalık banker felaketinden geçilmiyor. Ankara Kızılay'da Kastelli dahil, tüm bankerlerin binaları yakılıyor. Yağmalanıyor. Bazıları da banker binasından kendilerini aşağı atıyorlardı.!

''Kahveci Çırağı, Banker Yalçın'' olayı aynı dönemde patlak vermez mi?
Parasının tamamını kurtaramayan bayan hoca dahil, bazı bankerzedeler , sık sık ''Kahve Falı'' baktırmaya geliyorlardı. Ne desem inanıyorlardı...

'' Mesut Hocam sen bilirsin... Bak bak...!'' ''Vallahi geleceğimiz senin elinde..''

İnanamıyordum, koca profesörler, bankere kanmış , para yatırmışlar. Faizini tatlı tatlı yemeye başlamışlar. Batınca da şimdi acı acı sızlanıyorlardı. (Bunlardan bazıları sonradan siyasete atıldılar ve hatta ülke ekonomisine ''Yön vermeye ''çalışırken memleketim acı bir krize girmişti.)

Eğer ki kahve falı başına , ''Bilmem ne kadar para '' isteseydim, vallahi bugün üç-beş'' Kuru yük gemisi ''sahibiydim . Brezilya'dan kahve ithal ediyor ve sizlere de ''Lüks Kamaram''dan yazıyor olacaktım.

O zamanki maliye bakanı , devlet televizyonuna çıkıp, ''Bankerler banka kadar sağlamdır. Korkmayın. Falcılara da inanmayın ''demez mi? Sanki benim gözümün içine bakıyor gibiydi.

Bendeniz, :''Sayın Bakanım. Ben işin gırgırındayım. Vallahi bir suçum yok! '' demişim. Gayri ihtiyari... Hanım uyardı. "Yavaş konuş beyyy...! Kaptırdın kendini...!'' deyince kendime geldim. Bir daha kahve falına bakmak mı?' 'Tövbe'' dedim. Sanki ülke ekonomisini ben ''Allak bullak''etmiştim veya bana öyle geliyordu.

Neyse ki dönemin başbakanı, ertesi gün beni destekler gibi bir konuşma yaptı:''-Paranızı itimada şayan olmayan yerlere yatırmayınız...'' deyince umutlar tükendi. Bankerzedelerin sayısı gün geçtikçe kabardı da kabardı. (Bazıları halen mahkemelerde paralarını kurtarmaya çalışıyorlar.)

İşte o günden bu yana Ankara'da birçok ''Kahve falcısı''türedi. Simit saraylarında bile fala bakıyorlardı.

Eşim , uzadıkça uzayan alışverişlerine devam ederken, ben de geçen yazın bir , Temmuz sıcağında , Karanfil Sokak'ta serinlemek için en yakındaki ''Cafe''ye oturmuş ve kendime orta şekerli bir kahve ısmarlamıştım.

Kahve fincandaki son telveleri çalkalıyordum ki ''Yanık tenli bir esmer güzeli falcı'' tepemde bitiverdi. ''Yakışıklım, bakayım bir falına...'' Kadın , ''Tereciye tere satacaktı...'' Olsun , hep ben bakacak değildim ya... Birileri de benim falıma baksındı canım. Kih..kihh...''

''-Hay haayy...Buyrun hanımefendi...Bakınız...Dükkan sizin...! ''

Kadın, özenle fincanımı çevirdi, havalandırdı. Kapattı. Açtı. Bir eliyle de açılan gömleğinin yakalarını tutarak:

''Amanııınnn...Bu ne kısmeettt...! Vallahi böyle fal görmedim...Kara gözlü mü desem...Yeşil gözlü mü desem...Fidan boylu selvi salınışlı...Güzel mi güzeeelll...Zengin mi zengiiin bir kısmet ayağına geliyor..'' diye devam ederken karşıdan ellerinde poşetler salınarak gelen eşimi görünce hemen ayağa kalktım.

Masaya bir ''Yirmilik''bıraktım, eşimi yanıma alıp yoluma devam ettim. Falcının arkamdan bakışını tahmin edebiliyordum.







Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzeller güzelini hemen buluvermişsiniz.:) Falcıların en büyük numarası budur; bol laf ederler ve elbet biri tutar. Ben de sohbeti severim ve bana derler ki "aaa, sen fal bakmayı bilmiyor musun?" "her konuşmayı seven bişi olsaydı", demem tabi de asla iki laf bile etmem, kazara tutarsa, sizin düştüğünüz duruma düşmemek için:) Ama, özellikle kahve falı baktırmayı çok severim ve bakacak olan kişiyi bulunca da hemen şunu söylerim; "bak bakalım ne güzel şeyler çıkmış kimbilir" Sevgiler, maviyle. (Nasıl oldu da bu günceniz çıktı anlamadım, oysa ben "Blogtaki kıza aşık olan adam'ı" okuyacaktım ki bu açılınca geri dönmedim, sayfa zaten zor açıldı)

derinmavi.. 
 12.03.2008 9:34
Cevap :
Falı dostlukları pekiştirdiği için severim Fazla da inanmam...Güzeli de severim...  13.03.2008 13:39
 

Sizin hikayenize benzer arkadaşlar arası geyikle başlayan falcılık sıfatı da bana yapışmış vaziyette...ben hayatımda kimseye fal baktırmış değilim ve inanmamda ama bazen benim attıklarımdan tutan oluyor ben bile şaşırıyorum:))) güzel bir paylaşımdı gülümsettiniz teşekkürler, sevgiler

Dilek Fuçucı 
 14.09.2007 9:40
Cevap :
Toplumumuzda duygu sömürüsü aldı başını gidiyor.Bazılarının yanında ''Kahve Falı''çok masum...Hatta,dostlukları pekiştiriyor...Önemli olan,bu vesileyle ,insanımıza sevgiyi,doğru yolu gösterebilmek. Bizim yaptığımız ,işin tatlı yanı... Teşekkürler..Saygılar...  14.09.2007 12:58
 

aaa ben de fal isterim haberiniz olsun o zaman. Eh! bazan tutuyor şaka  yollu bakılan fallar...:) Güldüm ama maalesef ülkemizde bir çok kişi  falcılık olayını meslek edindi ve en çok kazanan da onlar galiba...Fal kafe mi açsak?

Ozlem Ozkulak 
 14.09.2007 0:01
Cevap :
Özlem,az önce çok beğendiğim bir yazımın son satırında elektrikler gitti geldi. Kaydetmemiştim yazım uçtuuu.Çok üzüldüm.Enerjiyi kesenlere.........dedim. Açınca ,yorumunla biraz moral kazandım. Bir gün buluşalım..Bakayım falına...Ama gerçekten bir şeyler biliyorum...Baktığım fallar tutuyor...Gizli bir güç var bende..Hatta bir ''Fal Kafe''açmaya da varım...Hiç olmazsa ''Blogçular''bir araya geliriz. :)) Sevgilerimle...  14.09.2007 0:17
 

Oluyor bazen böyle tesadüfler. Ne demişler "fala inanma, falsız da kalma". Kahve bir keyiftir, hayattan zevk almasını bilene. Sevgi ve saygılarımla...

Sema GÜZEL 
 13.09.2007 12:23
Cevap :
Pozitif düşünmeyi ilke edinmiş olan güzel insanlar , her vesileyle mutlu olmayı beceriyorlar.''Kahve'' bu konuda iyi bir katalizatör görevi yapıyor.''Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var.''deriz ya...İşte blog dostlukları da bir kahve muhabbetiyle renkleniyor...pekişiyor...İlginize teşekkür eder sevgi ve saygılarımı sunarım...  13.09.2007 14:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1521
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1624
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster