Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
162
 

“Git Ötede Oyna!”nın Öteki’si…

“Git Ötede Oyna!”nın Öteki’si…
 

Lütfen, bunu yapmayın...


     Söylenmemiş sözler hatırına susmayasınız geliyorsa işte tam günü ve zamanıdır. İnsanız, hayatımızda “Bu kadarına da pes doğrusu?” dedirten durum ve olaylar o kadar çoktur ki bir süre sonra kronik olarak etkilenmemeye meylederiz. Bu duyarsızlaşmayı yürekten sökmenin formülü medyanın manipüle edici sahasından biraz çıkmakta yatıyor.

      Medya unsurları kaçınılmaz olarak hayatımızın içindedir. “Hangi taraf” olmasının gerçekliklere ulaşmada etkisi büyük zira olaylara herkes kendi zaviyesinden bakıyor. Biz buna Kemalistler ve Akpartililer diyelim şimdilik, her ikisi de uç ambivalans düşünceler içerir ve zıtlıklar daima akılda kalır. Birinin “beyaz” dediğine diğerinin “siyah” dedirtmeye çalışması kadar olmasa da her iki gruptan insanın aynı sofrada karşılıklı oturup konuşamadığı bir çağda yaşıyoruz. Lakin kültürel değerlerimiz damarlarımızdaki kana kodlanıyor ve bu taraflılık içinde “sen sensen ben de benim!” deyip sıyrılmak kolay olmuyor. O halde birbirimiz anlamaya ne dersiniz?

            Yakın zamanda gelişen bir konudan bahsedeyim. Sadece Türkiye değil dünya çapında ünlü Piyanist ve bestekâr Fazıl SAY’ın annesi geçtiğimiz Ağustos ayında vefat etmişti. Cenaze töreninde ön safta cenaze namazı kılan SAY, her iki karşıt taraftan da tepki aldı. Neden mi? Eğer SAY ateist idiyse neden cenaze namazı kıldı ve cenaze namazı kılacak derecede inanç taşıyorsa neden ateist olduğunu lanse etti diye… Bu olmadık yorumlar yapana gidin ötede oynayın demekten ziyade “Rica ediyorum Lütfen bunu yapmayın…” içeren not paylaştı SAY. Haklıydı da…

            Üstelik Fazıl SAY için yapılan kötü yorumlar bununla da kalmayacaktı. Çünkü Türkiye Devleti Başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet ERSOY’un, Dışişleri Bakanı Mevlüt ÇAVUŞOĞLU’nun bizzat kendisini arayıp taziyelerini ilettiği açıklamasını yaptı. Bu nasıl bir risk alış değil mi? Mâzallah linç edilebilir. Niye mi? Hükümet kanadından isimleri olumlu cümleler içinde kullandığı için.

            Nasıl bir toplum haline gelindiğini sorgulayanımız çok az maalesef. Bir annenin vefâtı söz konusu burada, evlat için en acı dolu olunacak ve en hassas zaman dilimidir… Bu nasıl bir gözünü hırs, kin ve nefret bürümüşlüktür ki, hesapsızca ve çapsızca üstüne gidiliyor SAY’ın. İnsana insanca değer vermeyi siz modern, entelektüel, ilerici, laik, çağdaş Kemalistler (!) daha iyi bilirdiniz oysa?

           Nasıl oldu da bu sanatçının bir zamanlar ateist olduğunu belirttiği, arabesk dinlemeyi aşağılık bulduğu konuşmalarını “düşünce özgürlüğü” olarak addedip; şimdi annesinin cenâze namazını kıldı ve Başkan ona taziyelerini bildirdi diye salyalarınızla üzerine yürüdünüz? Bu tavrınız hangi kitabın alt metnidir?

            Hayata ve insanlara karşı farklı fikirleriniz, cümleleriniz olabilir lakin ‘doğru bildikleriniz’i, ‘öyle sandıklarınız’ı insanların gözüne sokmaya çalışmayın. Harbi harbi gidin ötede oynayın ama ne olursa olsun bir zamanlar bağrınıza bastığınızı, bir davranışıyla ötekileştirmeyin.

SAHAFÇA, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 163
Kayıt tarihi
: 13.04.17
 
 

Gönülden Sosyolog, araştırmacı şahsiyet, keyfine çalışkan arımaya. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster