Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
3007
 

"Gökteki Venüs Emrullah Ali Yıldız"

"Gökteki Venüs Emrullah Ali Yıldız"
 

Türk Hava Kurumu Kültür yayınlarından çıkan, Bahattin Adıgüzel tarafından yazılan bu kitaptan eğer Blog yazarlarından sevgili ağbimiz THK Çankaya Şube Başkanı Pilot Talip Bölükbaşı’nın organize ettiği Eskişehir İnönü'deki toplantıya katılmasaydım belkide hiç haberim olmayacaktı. Kitabın yazarından imzalatıp aldığımız bu kitap, gerçekten Türkiye’de havacılık sanayinin neden ve nasıl batırıldığının ve bugünlere nasıl gelindiğinin sebeplerini bulacaksınız.Yine yazarın dediği gibi”Neden Hedef Türkiye?” sorusunun cevabını 1935-1950 yıllarındaki Türk Sivil Havacılık tarihini, Türkkuşu ve Etimesgut Uçak Fabrikası’ında yaşanan güzellikleri, bu güzide kurumda görev yapmış ve üstün niteliklere sahip, yeni kurulan Cumhuriyet için çırpınan vatanını milletini seven, ama adı laiki ile günümüzde tanınmamış pilot Emrullah Ali Yıldız’ın otobiyografisini okuyacak ve Atatürkün “İstikbal Göklerdedir” sözünün ne kadar doğru söylediğinin gerçeğini göreceksiniz.

Pilot Emrullah Ali Yıldız’ın kızının söylediği gibi”Bu eser kendi dalında vatan ve milletine hizmeti şiar edinmişlerin bilinmesi, örnek alınması ve yaşatılması bakımından büyük önem taşımaktadır”

Bütün bu koşuşturma ve imkansızlıklar içinde birçok buluş yapar . Ancak bir türlü aradığı desteği bulamaz. Patentlerini almak için maddi gücü de yoktur. Buluşları ya unutulur yada yok pahasına başka ellere geçer.

"E.Âli Yıldız :" Evet bir çok icatlarımın yanında model uçak motoru imalatım da vardı. Bunlara çok emek verdim. Ama kıymet bilen olmadı... Helikopter patentini de 1956'da aldım. Ancak ona da ilgi duyan olmadı. Dikey kalkış yapan Harrier'e benzer bir patent çalışmam daha olmuştu. İlgisizlik nedeniyle bunu da değerlendiremedim. Sonraki yıllarda Harrier uçağını görünce içim sızladı!..."

Gerçekten de Türk milletinin savaşlarla yıkamayan dış güçler, savaştan sonra planlarını hiç aksatmdan günümüze kadar hala sürdürmektedirler. Bunlarla mücadele edebilmemiz için hiç yılmadan, hiç usanmadan hem beyin gücü hem de teknolojik bağımsızlığımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Bunun içinde gereken tüm çalışmalar ve destek kesinlikle kesintisiz sağlanmalıdır. Bunun başka bir yolu yok, Türk gençliğine bu fırsat verilmeli, çünkü fırsat verildiğinde gençlerimizin başaramayacağı hiçbir iş yoktur.

Yine yazar M.Bahattin Adıgüzel kitapta yaptığı güzel tespitle “Tarih boyunca niçin değerlerimize sahip çıkamıyoruz.Anlamak mümkün değil, yöneticilerimizmi basiretsiz, yoksa kişisel çıkarlarımızın kurbanımı oluyoruz. Gerçek havacılık, ne Yunan mitolojisinde geçen Ikarus’la başlar nede Nike veya Leonorda da Vinci ile. Nerelere verdik ve yaşattık Lagiri Hasan’ın ya da Hazarfen Ahmet Çelebi’nin adını?Bunlar değimliydi ilk uçan insanlar? Yoksa birileri rüyalarını anlatırken mi ortaya çıktı bu Türk büyükleri? Kimilerinin başını vurduk, kimilerini zindanlarda çürüttük…Bazılarınıda sürgünlerde hayatına son verdik!

Yeniliklere kapalı kaldık. Aydınlara engel olduk. Kişisel çkarlarımızı her şeyin üzerinde tuttuk.Bilmeden yaptığımız hainlikleri ya çok geç anldık, yada hiçbir zaman anlayamadık.Bir anda baş tacı yaptıklarımızı beklemediğimiz yerde ve zamanda gözümüzü kırpmadan yerin dibine soktuk.Kime hizmet ettiğimizi bilmeden..” diyerek kısaca çok önceleri sahip çıkmamız gereken değerlerimize sahip çıkmayarak havacılık üzerine ülkemiz üzerinde oynanan oyunları dile getirmiştir kitabında…

Kitapta yazar M.Bahattin Adıgüzel, yakın tarihimizde ilk sertifikalı uçan (26.Nisan 1912) havacımız M. Fesa Evrensev’in adını kaçkere anıyoruz. Sadece müzelerde anılmak yetmiyor.Neyseki, O’nun ilk uçtuğu gün 26 Nisan “Türkiye Pilotlar Günü” olarak kutlanmaya başadı.Fakat böyle bir günü 2000 yılında, yani başka bir deyişle 88 yıl sonra kutlamya başladık.

Kısaca bu kitapta havacılığımızın üzerindeki daha cumhuriyetimizin ilk yıllarından günümüze kadar oynana kirli oyunları ortaya dökmüş, ibretle okunmalı, bilgi sahibi olunmalı..

Bu da gösteriyor ki Türk gençliğine havacılığı sevdirecek tüm faliyetler artarak devam etmeli, bu bağlamda Türk Hava Kurumu tüm vatandaşlarımız tarafından desteklenmeli, bunun içinde tüm gençliğimizi Türk Hava Kurumu ile tanıştırılmalı, faliyetlerinden bilgilendirilerek, havacılık sevdirilmelidir..

Not: Türk Hava Kurumu’nun “Yangın uçak kampanyası için cep telefonlarımızdan “YANGIN” yazıp 3919 sms atarak 6 ytl karşılığı destek olmalıyız, haydi eller tuşlara.

Yine kurban bayramında kurban derilerimizi, fitre ve zekatlarımızı THK bağışlayarak tüm gençliğimize havcılığın sevdirilmesi, geleceğin havacılarımızın yetiştirilmesi ve tüm sivil havacılıkla ilgili ülkemizdeki faliyetlere destek olmalıyız..Bu bizim vatandaşlık görevimizdir. Atatürk’ün kurduğu dünyada başka bir örneği olmayan THK sahip çıkmalıyız.

“İSTİKBAL GÖKLERDEDİR”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Mehmet Kardeşim, ne iyi olmuş da İnönü toplantısını yapmışız. Havacılık la ilgili yazarlarımız çoğaldı. Havacılık ve THK yazan tek kişi olmaktan kurtuldum. E.Ali Yıldız. THK'nun, Türk Havacılığının anıt isimleri arasındadır. Blog'da onu yazmayı çok isyedim. Ama, bir türlü elim gitmedi. biliyordum Bir Blog yazarı, O'nu mutlaka yazacaktı. Ne mutlu ki, bu sen oldun. Ellerine sağlık. Bu kitapla ilgili daha çok yazı yazacağını sanıyorum. Bir maaş iadesi konusuda vardı sanki, tam hatırlayamadım. Onu da anlatırsın umarım.. Saygılarımla..

Talip Bölükbaşı 
 12.11.2007 11:44
Cevap :
Evet Değerli Talip ağbim, işte toplanmak, birbirini tanımanın ve gerçekte buluşmanın ne kadar doğru birşey olduğu en son İnönü gezisinde belli oldu. Bildiğimiz ama çok tanımadığımız THK nu senin sayende tanımak, gençlere tanıtmak adına benimde çorbada bir tuzum olsun misali, birşeyler yapmam gerktiğini daha fazal çalışılması gerektiğine inanıyorum..Hem yukarda uçamadım, bari yerden sortiler yapalım diye düşünüyorum.dediğin gibi maaş konusunu okudum oda önemli, zaten daha yeni başladım, çok daha konu ve yazı yazacağım sanırım.Kendine iyi bak en derin saygılarımla..  13.11.2007 8:39
 

Sevgili Mehmet,Sayın Bahattin Adıgüzel'in kaleme aldığı bu biyografi ile havacılık tarihimizin gizli kahramanlarından E. Ali Yıldız'ı tanımak benim için de çok ilginçti. Fakat aynı zamanda çok da düşündürücü.Bir zamanlar kendi planörümüzü kendimiz yapabilecek durumdayken şimdi o bindiğimiz planörlerin tümünün dışarıdan ithal edilmesi de ayrıca üzücü.İnönü de sadece planöre binip eğlenmedik biz.Türk havacılığının tarihi, bilinmeyenleri ve gizli kahramanlarıyla da tanıştık.Ve bu tanışma bizlere farklı bir görüş ve bakış açısı kazandırdı.Bu nedenle bu kitaptan ve öğrendiğimiz bilgilerin kazandırdığı görüşlerimizden bahsetmen çok önemli.Teşekkür ediyor, okumayan arkadaşlarıma tavsiye ediyorum.Sevgiler selamlar.

tijence 
 12.11.2007 0:09
Cevap :
Sevgili >Tijen gerçketen sende gördün oraları ve ne kadar doğru söylredin, planörümüzü hatta uçaklarımızı yaparken, bizim basiretsiz, çıkarcı yöneticilerimizin kandırılması sayesinde bizi dışa bağımlı yaptılar, güçlü ve tam bağımsız olamadık, kendimize yetecek bilgi ve beceri Türk gençliğinde var ama malesef dış güçlerin oyununa geliyoruz..çok teşekkür ederim.Kendine iyi bak, sevgi ve saygılarımla..  12.11.2007 9:32
 

Güzel ülkemizin yine büyük bir eksikliği.Böyle değerli ve emektar kişilere sahip çıkmamak ve yeni nesile tanıtmamak.12 Haziran 1938 de 14 saat 20 dakikalık planör uçuşuyla dünya rekoru kıran Sn. Emrullah Ali Yıldız pilotumuzu şimdi yazınızı okuyunca tanımış oldum.Mesleği icabı sağlığı bozulur, zamanın yöneticileri sahip çıkmaz.Emek sarfettiği buluşları önemsenmez ya da olanakları dolayısıyle hayata geçiremez.Ne yazık ki günümüzde böyle insanları 'beyin göçü' ile yurtdışına kaptırıp buluşlarını yabancı ülke etiketiyle kullanıyoruz.Vatandaşımız ülkesinde sahip çıkan olmayınca şansını yurtdışında arıyor.'Kafası çalışan' gençlerimize sahip çıkmalı,buluşları önemsenmeli kopyacılığı bırakıp 'Made in Türkiye' etiketli ürünleri üretmeliyiz.Saygılarımla...

zafer kaya 
 11.11.2007 22:02
Cevap :
Değerli Zafer kardeşim gerçekten çok doğru söylüyorsun,beyin göçünü engellememiz gerekir, çok çalışmamız gerekir, bu vatan hepimizin, sahip çıkmamız gerekir.Çok teşekkür ederim. kendine iyi bak.saygılarımla..  12.11.2007 9:38
 

Futbol değil ya. Ancak böyle bir konu sizi futbol dışında yazmaya yöneltebilirdi. İyi ki İnönü'ye gittiniz; oraya giden tüm arkadaşlar, "kurban derileri" ve "yangınla" ilgili uyarılarını yapmışlar. Çok özel bir duyarlılık bu. Ben de "Keşke, okullarda yarıyıl ödevi olarak, neden bazı alanlarda geri kaldığımızla ilgili konular seçilip verilse" diye düşündüm. Ve yeniden devrimlerimizden öncesi ve sonrası irdelense...evlatlarımıza, örneğin Zafer Bayramında, tören yapmak yerine, İnönü sırtlalarında "Kurtuluş Savaşımızı" yaşatsak... Acaba "Ulusal bilinç" konusunda duyarlı bir nesil mi yetişirdi. Sevgiler, maviyle...

derinmavi.. 
 11.11.2007 21:09
Cevap :
Sevgili İzmir mavilim, futbol dışında da az buçuk yazarım ama, çok yazamıyorum, ama ara sıra, söylediğin öneriler gerçketen ilginç ve güzel, bence gençliğimize bu vatanın öncesini ve sonrasını iyi anlatmamız gerekir, bunun için çalışmalıyız..çok teşekkür ederim. Kendine iyi bak en derin sevgilrimle...  12.11.2007 9:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 951
Toplam mesaj
: 311
Ort. okunma sayısı
: 6062
Kayıt tarihi
: 14.06.06
 
 

25.08.1963 İstanbul doğumluyum. A.Ö.F İşletme mezunuyum. 8 sene profesyonel kalecilik yaptım. (Ey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster