Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
272
 

“Kadına Şiddet” ve Yeni Anayasa Fırsatı…

“Kadına Şiddet” ve Yeni Anayasa Fırsatı…
 

Son günlerin temel gündemi “kadına şiddet” konusudur. Özellikle ulusal medyada konu üzerine ilginç yorumlar yer almakta…

Asıl ilgimi çeken, kadının köleleştirilmesinde tarihi rol üstlenen erkeklerin, kadın istismarı konusunu işlerken, riyakâr davranmalarıdır.

Kendim de dâhil olmak üzere, adama sormazlar mı? “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?”

Aslında geçmişten günümüze, meydana gelen kadına şiddet olayların temelinde “erkek egemen” düşüncenin yattığı bilinen bir gerçektir.

Örneğin; Roma ya da Eski Yunan topluluklarına bakıldığında, küçük ayrıntılar hariç, kadına şiddetin temelinde “sahiplenme” ve “erkeklik” unsuru olduğu görülür.

O dönemde Arap toplumunda ise doğan kız çocukları, genellikle babaları tarafından diri, diri gömülerek, cezalandırılırdı.

Yani kadını sahiplenmek, ondan istifade etmek ve istendiğinde bir değer karşılığında (köle olarak) başkalarına satmak…

Ya da diri, diri toprağa gömmek!

Belirtilen zamanda, dünyanın birçok yerinde bu uygulamalar gayet normal karşılanırdı. Hatta karşı duranlar yargılanıp, cezaya çarptırılırdı.

Günümüzde, geçmişe (o günlere) nazaran insan hak ve özgürlükleri konularında hatırı sayılır iyileştirmeler sağlanmış durumda.

Ancak bunlar kendiliğinden oluşmuş iyileştirmeler değil. Zaman içinde, zorlu mücadelelerle elde edilmiş haklardır.

Netice olarak toplumda kadının mevcut yeri, (yaşam düzeyi) geçmişin o kötü koşullarıyla mukayese bile edilemez.

Buna rağmen ekonomileri ve adalet anlayışları evrensel normların altında seyreden ülkelerde, kadına hala sıklıkla şiddet uygulanmakta.

Uygulanan şiddetin şekli bir yana! Asıl önemli olan sorunun temelindeki köhne ve bağnaz “erkek egemen” anlayışın varlığını sürdürmesidir.

Sözü edilen varlığın gerçek mimarları ise; inanç temelli hurafeler, menfaat, bağnazlık ve sadistlik gibi insan benliğine musallat olan hastalıklardır.

Bazen bunlardan biri, bazen de bir kaçı birlikte erkeğin cisminde buluşarak, harekete geçerler ve kadına şiddetin vesilesi olurlar.

Kötülüklerden uzak, kadın ve erkeğin birlikte; eşit ve mutlu yaşayabilecekleri güzel bir dünya artık hepimizin ortak çabası olmalı.

Yoksa bireysel çıkışlar, kısmi iyileştirmeler, yapay tedbirler bilindiği üzere, kadına şiddet sorununa çözüm olmaya yetmiyor.

Bugün ülkemizde, bulunduğumuz noktada “kadına şiddet”in önünü almak için ufukta önemli bir fırsat görülmekte...

Yakında yapılacak olan yeni anayasaya ve bağlı kanunlara koyulacak tedbirlerle, mevcut duruma çekidüzen vermemiz mümkün.

Dileğim; yeni anayasa fırsatının iyi kullanılması ve böylece çağdışı sorunların tümüyle ortadan kaldırılmasıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şiddet konusu evrensel bir sorundur. Sadece kadınlar değil, erkekler ve çocuklarda şiddet sorununun mağduru durumdadır. İlk öğretim kurumlarında yapılan araştırmalar ülkemizde her iki çocuktan birinin ebeveynleri tarafından dövüldüğünü ve çocuklarını döven aile büyüklerinin de % 54 ünün kadınlar, anneler, geri kalan % 46'sınında babalar olduğunu gösteriyor. Kısacası Şiddet ana kucağında başlıyor. Bu bilgiyi de hafızanızın bir kenarına not ederseniz konuyu biraz daha objektif bir şekilde tartışabiliriz. Anayasa diyorsunuz. Ne olacak yani? Anayasaya "Anneler çocuklarını dövmesinler" şeklinde bir kural mı konulacak? Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 27.10.2011 11:43
Cevap :
"Anneler çocuklarını dövmesin" diye bir kural anayasaya koyulamaz. Ancak çocuk istismarı ve şiddeti cezalandıran yasal detaylarla duruma çözüm getirilebilir. Siz de bunları hafızanıza yazınız. Selam ve sevgilerimle....  05.11.2011 14:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 251
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 435
Kayıt tarihi
: 29.12.07
 
 

Emekli; Öğretmen, Yönetici ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster