Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '16

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
95
 

“Mahpus damları zor yerler dostlar”

“Mahpus damları zor yerler dostlar”
 

www.kadermahkumlaridernegi.com


“Ayrı bir dünya gibi baktığımız yerlerde pişmanlık var, çaresizlik var, yalvarış var ve bizlere ihtiyaçları var. Elbette suç işlemişler, suça bulaşmışlar, beklenmedik bir anda bir musibetle karşılaşmışlar. Hangimizin başına gelmez ki bu tür sıkıntılar! “

Yukarıdaki satırlar posta kutusuna bırakılan bir el ilanında yer alıyor. İlan, Kader Mahkûmları Derneği’ne ait... Böyle bir derneğin varlığından haberdar olmadığımız için İstanbul,Beylikdüzü' ndeki dernek merkezini ziyarete gittik. Bizi Dernek Başkanı Sayın Necdet Yüksel karşıladı.  Anlattıkları inanılmazdı. Meğer olay sadece dizi ya da filmlerde gördüklerimizden ya da gazetelerde okuduklarımızdan ibaret değilmiş!

“Lütfen bir dakikada bir suç işleyin!”

Başkan bize hapishanelerin tıklım tıklım dolduğunu, 410 cezaevinde 170 bin civarında mahkûm olduğunu ifade ederken şu çarpıcı tespitte bulunuyor; “Türkiye’de her 38 saniyede bir suç işleniyor. Bu; ülkenin fotoğrafı! Böyle bir fotoğrafın olduğu bir ülkede kalkınmadan bahsedemeyiz. Suç işlemeyi asgariye indirmemiz gerekiyor. Bu insanlar niye bu suçları işliyorlar? Bunu araştırmak gerekiyor. “ diyor ve bir de çağrıda bulunuyor:

“Suç işleme potansiyeli olan tüm insanlar lütfen 1 dakikada bir suç işleyin. 38 saniye ile 1 dakika arasındaki fark tam 550 bin insanın mağduriyetten kurtulması demek. Biz devletin işini yapıyoruz ve devletten yardım bekliyoruz. Her suç işleyen cezasını çekmelidir. Ama bu cezasını çekenlerin de bir insan olduğunu unutmamak lazım. Cezaevlerinde üniversite bitiren, hafız olan insanlar var. “

Dernek başkanı, cezaevleri ile ilgili en önemli problemin annelerinin yanında kalan çocuklar olduğunu belirtiyor ve devam ediyor; “Çocuklar annelerinin yanında 72 aylığa kadar kalabiliyorlar. Bu da çocukların 6 yıllarını, bir arkadaş edinemeden, çimlerde koşup oynayamadan, uçurtma uçuramadan, suda yüzemeden, bir mahkûm gibi cezaevlerinde geçirmek zorunda kalmaları demek. Gelişmiş ülkelerde bu konudaki yaş sınırı 24 ay, bizim ülkemizde de bu uygulamanın acil olarak hayata geçirilmesi gerekiyor.”

STK’ ların annelere ve çocuklara eğitim desteği ile psiko-sosyal gelişimlerine imkân sağlayacak programlar geliştirmelerine vurgu yapan Necdet Yüksel, baba ya da evlat hapse girince geride kalan ailelerin mağdur olduğunu, bu ailelere maddi ve manevi destek vermek için STK’ ların devreye girmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Mahkûmlardan gönderilen yüzlerce mektup kolilerini gösterdi. Günde en az 200 mektup geliyormuş. Açılmayan iki mektubu okuduk. Hiç ziyaretçilerinin olmadığından bahseden, özlem ve pişmanlık dolu satırlar, adeta yüzümüze bir tokat gibi çarptı.  Yaşadığımız ülkede başka bir dünyanın varlığından haberdar olmamızı sağladı; Mahkûmların ve ailelerinin dünyasından...

Dernek, cezaevinden kendilerine gönderilen mektuplardaki ihtiyaç taleplerine göre hem mahkûmlara hem de ailelerine yardım ediyor. Ne dernek, ne de derneğe bağış yapan vatandaş bu insanları tanımıyor.

Suça sürüklenmiş çocuklar, kadın mahkûmlar ve cezaevinde annesi ile birlikte kalan çocuklara özel önem veriyorlar.  STK’ ların desteğiyle mektup arkadaşlığı sistemi oluşturmuşlar. Ayrıca cezaevlerindeki kütüphanelerin zenginleşmesi için, kitap yardımında bulunuyorlar. Ve birde kıyafet, kitap, eşofman, spor ayakkabı ve uygun görülen her türlü ihtiyaç malzemelerini bekliyorlar.

Sonuç olarak, devasa bir sorunla karşı karşıyayız. Türkiye’de neden her 38 saniyede bir suç işlendiği sorusunu uzmanlara bırakıyoruz ama biz yine de bir tanesini söyleyelim;

İşsizlik!

İşsizlik yoksulluğu, yoksulluk çaresizliği, çaresizlik ise her türlü yanlışı bağrında barındırır. Bugün hapishanelerimiz tıklım tıklım doluysa, ülkenin 13 milyonu yoksulluk sınırında yaşıyorsa, terör durdurulamıyorsa altında yatan birinci sebep; İşsizliktir…Yani ekonomiktir…

İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır…

***

Hapishanelerde çocuk mahkûmlar, bir şekilde suça bulaşmış gençler, anneler ve çocuklar var. Yetişkin suçluların ise dışarıda aileleri ve çocukları var.

Onlar yardımlarınızı bekliyor…

Tülay Hergünlü

İstanbul, 13 Şubat 2016-02-13

Not: Dernek iletişim bilgileri

Dernek Başkanı; Necdet Yüksel

GSM: 0507 286 35 50

info@kadermahkumlaridernegi.com

www.kadermahkumlaridernegi.com

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Y2: Banu Avar'ın 2014 yılında hazılayıp TV programında sunduğu, KOBANİ gerçeği, nasıl da adım adım gerçekleşmiş, hayret ediyorsunuz.PYD terör örgütü değildir diyen ABD,PYD'nin saldırılarına Angajman Kuralları çerçevesinde cevap verilince, PYD'ye ateşi durdurun talimatı verdi. Haritanın parçalarının birleştirilmesine karşı ortaya çıkan engellere hemen müdahale ediyorlar. Bazen ince diplomatik bir üslupla, bazen de metazori ve alenen. Bölgedeki ABD müttefiki ve dünyanın ikinci emperyalist gücü Rusya da,acımasızlığın en büyük örneklerini sergilemekte ve Suriye'deki zavallı insanları evinden/yurdundan ve hayatlarından ederek, menfaatleri uğruna katliama devam ediyor. Türkiye'nin enayiliğini seyretmenin keyfi içindeki BM de, utanmazca "sınırları açın" talimatı veriyor.Türkiye onların müstemlekesi ya! Zaten 5 kurucu üyenin, birbiri ile uyuşmayan kararları ve vetosu doğrultusunda hiç bir işe yaramayan bu göstermelik kuruluş ne işe yarıyor ki! İçimdeki ateşten çıkacak daha çok duman var.

Refik Başdere 
 14.02.2016 18:40
 

Değerli yazarım Tülay hanımefendi, bu güzel ve yön veren yazınızdan feyz almamak mümkün değil. Aslında kaderin mahkum ettiklerine, amansız bir derde kapılmış olan hastalar gibi üzülmek gerek. Sebebi, ne bulaşıcı bir mikrop, ne de irsi bir sebebe dayanan bu illete maruz kalanlar, esasen, eğitim olanaklarından mahrum edilmiş, yanlış yöneticilerin ve duyarsız ailelerin ellerinde yetişmiş olan zavallıdır. Terör belasının nedeni, ne kadar işsizliğe bağlı olsa da, daha iyi fırsatlar ve vaat edilen hayaller peşinde koşan zavallıların, daha zor ortamlarda yaşayanların, hakkını gasp etmek ve onların önüne geçmek niyetine bağlıdır. Bu devletin en iyi imkanlarına kavuşmuş eğitimli parlamenterlerin, hala terörü desteklemek niyetlerini, neye bağlayabilir siniz? Teröre bulaşanlara, ülkemizin çok zor koşullara maruz bırakıldığı bu ortamda yardım elimi uzatmak biraz burukluk yaratıyor. Ama bunan rağmen kitap giysi gibi ihtiyaç malz.ni dernekle temasa geç. ileteceğim. Selam ve saygılarımla. Refik

Refik Başdere 
 14.02.2016 17:28
 

Değerli yazarım Tülay hanımefendi, bu güzel ve yön veren yazınızdan feyz almamak mümkün değil. Aslında kaderin mahkum ettiklerine, amansız bir derde kapılmış olan hastalar gibi üzülmek gerek. Sebebi, ne bulaşıcı bir mikrop, ne de irsi bir sebebe dayanan bu illete maruz kalanlar, esasen, eğitim olanaklarından mahrum edilmiş, yanlış yöneticilerin ve duyarsız ailelerin ellerinde yetişmiş olan zavallıdır. Terör belasının nedeni, ne kadar işsizliğe bağlı olsa da, daha iyi fırsatlar ve vaat edilen hayaller peşinde koşan zavallıların, daha zor ortamlarda yaşayanların, hakkını gasp etmek ve onların önüne geçmek niyetine bağlıdır. Bu devletin en iyi imkanlarına kavuşmuş eğitimli parlamenterlerin, hala terörü desteklemek niyetlerini, neye bağlayabilir siniz? Teröre bulaşanlara, ülkemizin çok zor koşullara maruz bırakıldığı bu ortamda yardım elimi uzatmak biraz burukluk yaratıyor. Ama bunan rağmen kitap giysi gibi ihtiyaç malz.ni dernekle temasa geç. ileteceğim. Selam ve saygılarımla. Refik

Refik Başdere 
 14.02.2016 17:27
Cevap :
Tüm değerli yorumlarınız için sonsuz teşekkürler; Sayın Refik Başdere. Saygılar...  07.03.2016 16:34
 

Kıymetli Yazarımız, Takdir edersiniz ki, bütün suçların nedeni işsizlik ya da kaderin kaçınılmaz kıldığı hatalar değildir ama bu nedenlerden ötürü cezaevlerinde yatanlar da az değildir. Yani madalyonun iki yüzüne de bakmakta yarar var. Yasaların adil, mahkemelerin sağlam ve tarafsız, yasa yapıcıların vicdanlı, cezaevlerinin insan onuruna yakışır ve yeterli olmaları da şarttır. Çocukların lehine düzeltmeler de yapılmalıdır. Cezaların ve cezaevlerinin olmadığı bir ülke nasıl olur düşünmekte yarar var. Sağlık, esenlik dileklerimle,

Şahbettin Uluat 
 14.02.2016 9:50
Cevap :
Değerli Şahbettin Uluat. Yazdıklarınızın tümü doğrudur. Teşekkür ederim.  07.03.2016 16:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 496
Toplam yorum
: 632
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1100
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster