Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '12

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
1295
 

"SURVİVOR'CULAR," Çekim İçin, Keçilerle Savaşıp, Ada Zaptettiler.

"SURVİVOR'CULAR,"  Çekim  İçin, Keçilerle  Savaşıp, Ada Zaptettiler.
 

 

İlkten sizi, deniz kenarında, ağaçlıklı bir kumsala bırakıyorlar  Su yok, ekmek yok, yiyecek yok. Yatacak yer yok. Bu yoklukla savaşıp “nasıl hayatta kalırım” diyerekten, herkes kendi saksısını çalıştırıyor. Çatlak saksılardan dahi medet umuluyor. Öyle ya, akşam oldu olacak, daha gırtlaklara bir lokma bile girmedi.

Sizi  o ıssız yerlere  bırakıp gidenler, “ ne haliniz varsa görün” diyerek çekip gittiklerinde, bir hafta sonra da  geri dönüp, kalan sağları toplayacaklar kumsallardan.

Çeşme’nin Ildır Köyündeyiz. “Survivor ekibi”, çekim yapacak. Haritalarda gözükmeyen “Yassı Ada” ya, postu serecek. Tarihi bir mekan. Yörenin yegane bol yıldızlı  otelinin “sakinlerinden”   isteyenler katılabiliyor. Ekip, motorlarla ilkten çıkarma yaptılar  bu adaya. Asıl maksat; oyun, şamata, gırgır, ve de vodvil.

Yalnız bir problem vardı. Adayı keçiler istila emiş. İlkten, bu keçilerle savaşmak lazımdı.Tabi gürültüsüzce adaya yaklaşmak gerekliydi. Zira adanın  başıboş çılgın keçileri, aralarında sözleşme yaparak kimseyi adaya sokmamak kararındaymışlar. İnsanoğluna geçit vermiyormuş bu ada. Survivor ekibini taşıyan deniz motoru ,  daha hayli mesafeden, makinelerini susturmuşlar,  sessizce adaya yaklaşıyorlardı. Ada’yı, keçilerden  geri almanın tam zamanıydı şimdi.

Kurukafalıbayrağı ile ekip şefi önde, en vahşi durumlara el koyan seçilmiş ekip elemanları, güneşte  parlamamak için yüzlerine  boyalar sürülmüş halde, adaya sessizce çıkarma yaptılar.

Başta, keçilerin şefleri olan ak renkli sakallı  keçisi dahil, diğerleri, çepçevre adayı sarmış, ekiplerin önüne çıkmağa hazır, çalı diplerinde bekleşiyorlardı.

Bu Ada,  Kaya Prestiş Oteli tarafından kiralanmış bir adaydı. İsmi de  “Yassıada” idi. İlk karşılaşma, kahverengi, uzun sakallı bir keçiyle oldu. Yola dikilmiş, boynuzları bilenmiş halde, arka ayalarını gererek duruşu ile  bir meydan okuyuş ile başladı her şey.

Fakat çılgın survıvor ekibinin bir taktiği vardı. Bunu deneyip bir tuttur du mu, ada, fethedilecekti. Ama, nasıl?

Nihayet sürpriz çare ortaya konarak keçilerin kahverengili olanı ile, ilkten göz teması sağlandı. Kuru kafalı resimli  bayrakla, keçilere önden bir  bikinili ekip elemanı yollandı. Elinde bira dolu bir bardak vardı. Ve, ilk temasa sağlageçildi. Diğerler, nefesini tutmuş, “şimdi n’olacak? diye endişe içinde beklerken,  maceracı bikinili bir yarışmacı, bira dolu bardağı, keçinin ağzına  kaşla göz arasında dayayıverdi.

Keçi, bir solukta birayı bitirince, hala daha ayakta  dikilerekten sürdürdüğü tehditkar tavır kaybolmadığından, alelacele ikinci bardak da keçinin ağzına boca edildi.

Ve taraflarda ağır bir suskunluk, ortalığa sindiğinde, diğer keçiler, kuyruğa girdiler ve gelip gelip, biraları lıkır lıkır içtiler.

Neden lıkır lıkır içtiler? Zira bu başıboş keçiler, plaj olarak da kullanılan bu adada, yaz kış, atıklarla besleniyorlar, su yerine  şarap dahil, bira da içerek, susuzluklarını böylece gideriyorlardı.  Biraların hangi marka oluşuna bakılmaksızın  “birakolik” olmuşlardı. İşte sırvivor ekibi, onları bu zayıf  taraflarından vurmuştu böylelikle.

Bizim  birakolik keçilerin tümü,  durduk yerde sallanmağa başladı. Bir kısmı da sarhoş olup, yatmağa gitti. Ve  ekip,  açılan bu gedikten  içeriye dalarak, yarışmalarını yapacakları körfeze girerek, yerlerini aldılar. Yola çıkılmış, keçilerin kalesi zaptedilmişti böylece.

Alel acele ateşler yakıldı. O gece  keçi ziyafeti vardı anlaşılan. Ah yanına da bir rakı olsaydı diye iç geçirenler oldu amma, disiplin, ‘sırvivor’ culara bu imkanı tanımıyordu.

Ağaçlardan çubuklar kesildi, bunlarla çatılar oluşturuldu. Kızlar saç tokalarından olta yaptılar. Kimisi sivrilttiği ağacı ok gibi kullanarak zıpkınla balık avlamağa girişti. Kimileri dalarak deniz kastanelerini topladı. Yakaladıkları keçilerin sütü sağıldı. Hem deniz fethedildi hem kara fethedildi, hem de keçilerin direnişi kırılmış oldu. Kimisi de keçilerin tüyünü yolarak, çubuklarla örgü ördüler, evlerindeki lüksü, buraya da taşıdılar. Böylece taştan masaları, örtüsüz kalmadı

Böylece ilk raundu, “survivor” ekibi kazandı.

Biz bırakıp gittiğimizde ekip, “yarın ne halt ederiz?” diye, kara kara düşünüyordu. Onlar düşünedursun. Biz de “ Survivor güzellerini seçtik.

Yabancılardan Alman Mercedes ve Türklerden Sevda Sıvacı, “Survivor” güzelleri seçildiler.

                               RESİMLERDE  TÜRK VE YABANCI SURVİVOR GÜZELLER ( Altta ) 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

    

  

   

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Valla harika bir yazı olmuş kutlarım.

Şahin ÖZŞAHİN 
 01.09.2012 12:42
Cevap :
Siz benim yazıları basbayağı devamlı okuyorsunuz zannederim. Sevindim bu işe. Teşekkürler sevgili dost.  01.09.2012 15:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 864
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster