Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '10

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
826
 

"Tiyatrocular Sefahat İçinde"

"Tiyatrocular Sefahat İçinde"
 

"ÖYKÜ SAHNE""YENİ BİR SAHNE KAZANDI KADIKÖY""TİYATROCULAR SEFAHAT İÇİNDE”


Üç başlıklı bir yazı yazıyorum bu gün. Yaşadığım bir günden çıkan üç önemli yansımayı üç başlık altında, bir yazıda toplamak istedim.  

Haftalar öncesinden başlayan bir heyecan ve yoğunluk vardı “Açıkça Tiyatro Grubu” için. Uzun zaman diliminde verdikleri çabanın karşılığını almanın keyifli nameleri vardı, internet üzerinden gönderdikleri davetiyede. Şöyle seslenmişlerdi “Gelmiş geçmiş tüm 'Açıkçalılara' selam olsun! Sizlere güzel bir haber vermek isterim: Bu yıl kendi sahnemizde oyunlarımızı sahnelemeye başladık. Sahnenin adı, Kadıköy Öykü Sahne!” Genel Sanat Yönetmenleri Sertaç Ayvaz başkanlığında Kadıköy’de kendi sahnelerine kavuşmanın haklı gururunu taşıyorlardı. Apartman dairelerinde, depolarda başladıkları tiyatro yolculuğu nihayet “ÖYKÜ SAHNE” ile kendi sahnelerinde devam edecek.

Ben de grubun eski bir öğrencisi olarak aldığım daveti kaçırmadım ve gittim. Açıkçalılar için büyük bir gündü. Tarihlerin 18 Aralık 2010’u gösterdiği gün. Onlarla böyle bir oluşumda birlikte olmak çok keyifli olacaktı şüphesiz. Kadıköy’de yaşayanlar bu tür sanatsal etkinliklerin yakınında olmaları sebebiyle hep şanslı gelmiştir bana. İşte, yeni bir sahneleri daha oluyor şimdi, kıskanmaz mı insan? Öykü Sahne, eski Reks Sineması’nın sokağında bir pasajın içinde, küçük ve sıcak bir yer. Açıkçalılar, gönüllü sanat elçileri. Tiyatro yapıyorlar ve çok başarılılar. Onların içinden gelen bir insan olarak yeni sahnelerinde tüm Kadıköy sakinlerinin onları desteklemelerini gönülden istiyorum. Bu sahnenin onlar için bir durak olmasını ve daha büyük ve daha çok seyirciye ulaşabilecekleri mekanlara kavuşmalarını diliyorum. Sanat Yönetmeni, yönetmeni, ışıkçısı, müzik ve oyuncuların hepsini kendi yetiştiren Açıkça aynı zamanda büyüklere ve küçüklere drama ve oyunculuk eğitimi veriyor. Dans, müzik ve oyunculuk dalında verdikleri sertifika programları var. Cumartesi günü, Kadıköy’de yapılacak bu açılış tam da maç gününe denk geldi. Ulaşımda bir takım aksaklıklar yaşamama rağmen, saat yedi sularında Ümraniye üzerinden çıktığım yolculuğu açılış saatini on dakika geçirerek (üstelik çiçeğimi bile almıştım.) Kadıköy’de noktaladım. Öykü Sahne’ye girdiğimde eski arkadaşlarım (Ki, şimdi hepsi kıymetli oyuncular, yönetmenler ve tiyatronun çeşitli dallarında faaliyet gösteren başarılı sanat neferleridir. Hepsini ayrı, ayrı kutlarım.) ve beni yetiştiren, elini üzerimden hiç çekmeyen, desteğini esirgemeyen değerli ustam Sn. Ümit Denizer, kardeşi Turgut Denizer ve eşi, biricik yönetmenin Sertaç Ayvaz, oyunculuk denince kendisinin yeteneğine vurgun olduğum Enis Bulca (bu arada öğretmenim çok hoş bir hanım ile hayatını birleştiriyor. Müthis olmuşlar. Işıl ışıl.) değerli arkadaşım ve yönetmen Barış Kıralioğlu, bana tiyatro tarihini sevdiren sevgili öğretmenim Metin Sarıkaya, biricik ve fıstık, müzik uygulama alanında muhteşem bir insan Burçak Çöllü, sevgili Öykü’nün annesi ve grubun hareket öğretmeni Dilek Türk Ayvaz, gelecek yılların başarılı dramaturg adayı sevgili Onur Sarıgül, oyunların tüm afiş ve grafik tasarımında harikalar yaratan Onur Kaplan (o da evlenmiş, kendisine ve sevgili eşine ömür boyu mutluluklar diliyorum.), bir oyunda canlandırdığı “mezarcı” tiplemesiyle kendisine beni hayran bırakan Ali Kekeç ve isimlerini yazmaya devam edersem okumaktan vazgeçmenizden korktuğum Açıkça ailesi ile karşılaştım. Müthiş bir enerji ve mutluluk vardı hepsinde. Günlerdir süren açılış heyecanı ve yorgunluğuna rağmen hepsi son derece bakımlı ve şıktı.  

Açılışı değerli ustam Ümit Denizer ve Yönetmenim Sertaç Ayvaz kurdeleyi keserek yaptılar. Kadıköy Belediye Başkanı Sn. Selami Öztürk CHP Kurultayı nedeniyle açılışa katılamamış fakat iyi dileklerini göndermişti. Gerçi açılışa davet edilen, katılacakları sözünü veren ama gelmeyen oyuncular da vardı. Keşke katılsalardı çok keyifli bir açılışı kaçırdılar. Sahneye girdiğimde çok heyecanlandım. Sanki az sonra sahne alacak bir oyuncu gibi yerimde duramıyordum. Açılış konuşmasını yapmak için kürsüye çıkan Sertaç Ayvaz’ın haklı heyecanına tanık olduk.  

Açılışta bizlere çok güzel bir gösteri sunan “Kaşmer Mektebi” isimli doğaçlama tiyatro yapan genç insanlar topluluğu vardı. Sahnede doğaçlama tiyatro yapıyorlar ve hiç zorlanmıyorlar. Oldukça başarılı ve keyifli bir topluluk. Pazar akşamları saat 19.00’da Taksim Old City Commedy Club’da gösteri yapıyorlarmış. Kaçırmayın derim. Bu topluluktan genç bir arkadaşımla sigara molasında karşılaştım. Tiyatro ile ilgili yaklaşımı çok farklı ve çözüm üretebilir geldi bana. Bu arkadaşım der ki “Türkiye’de tiyatro ve tiyatrocu fakir bir kültür olarak sunulmakta. Bana göre öyle değil. Tiyatrocular “Safahat içinde” neden herkes sefalet içinde olduğunu söyleyip duruyor. Fakirlik kimsenin ilgisini çekmiyor. Bakın dizi filmlerde oynayan tiyatrocuların oyunlarını nasıl da seyretmeye geliyor seyirci. Onların hayatlarını ve yaşamlarını merak ediyorlar. Tiyatro üzerinden yapılan bu fakirlik edebiyatına karşıyım.” Diyor. Ben de katılıyorum. Buradan ilan ediyorum. “TİYATROCULAR SEFAHAT İÇİNDE!!” Gidin ve bu sefahate gözlerinizle tanık olun. Türkiye’de fakir ve para kazanamayan tiyatrocu yok. Bunları söylemeye başlarsam belki genç arkadaşımın dediği gibi tiyatro daha ilgi çekici hale gelebilir.  

“ÖYKÜ SAHNE” ile Kadıköy’de başladıkları yeni sanat hayatlarında tüm AÇIKÇALILARA başarılar diliyorum. Daha geniş salonlarda ve daha çok seyirci ile buluşmalarını temenni ediyorum. Onlara aşağıdaki linkten ulaşabilirsizin.  


http://www.tiyatroacikca.com/tiyatro_acikca.html 


Sağlıkla ve mutlu kalın.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 245
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 680
Kayıt tarihi
: 11.03.09
 
 

Buradayım işte. Yaşamın tam içinde. Her anın benim olduğunu bilerek. Yaşamın sadece "Şimdi" olduğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster