Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2214
 

16.yy.da Osmanlı İmparatorluğunda Protestan - Ortodoks Diyalogu

16.yy.da Osmanlı İmparatorluğunda Protestan - Ortodoks Diyalogu
 

Martin Crusius


     Osmanlı İmparatorluğunun İstanbul’u fethinden sonra  hakimiyetinin Avrupa’ya doğru genişlemesi katolik dünyasını kendi içine çekilmeye zorlamıştı. Bu süreçte ortaya çıkan reform hareketi hristiyan dünyasında yeni ve ikinci kopuş yaratmış ve Luther’in protestan harekatı Avrupa’yı şiddetli bir şekilde sarsmıştı. Aslında erken reformcuların Hristiyan doktrinin de bir “yenilik” niyetleri yoktu. Avrupa hristiyan birliği “Türk tehlikesi” nin ciddi tehditi altındaydı. 16.yüzyılda Avrupa uluslarının siyasetinin ana sorunu tam olarak “doğu sorunu”ydu. Bu süreçte gerek protestanlık ve gerekse de katolik güçler  üstünlük için savaşıyorlardı. Bu durum onlar için aciliyet taşıyan bir sorundu. Osmanlı egemenliği altında yaşayan hristiyan doğu protestan cenahta mı katolik cenahta mı yer alacaktı. (Florovsky:1974,144)

 

      Habsburg hakimiyeti altındaki Almanya’da yayılan protestanlık hümanizm felsefesine odaklanarak yoğun bir şekilde klasik filoloji ve felsefe üzerinde çalışmalara başladılar. Eski latin ve grekçe kaynaklar üzerinde yoğun çalışmalar sürdürüyorlardı. Bu hümanist akımın merkezi durumunda olan Tübingen Üniversitesinin latin ve grek filolojisi kürsüsünün hümanist lutherci profesörlerinden Martin Crusius (1526-1607) eski genç teoloji öğrencisi olan Stefan Gerlach’ı (1546-1612) (daha sonra da Salomon Schweigger’i (1551-1622)) Babıalide, Osmanlı Devleti nezdinde 1573 yılından beri Habsburgların elçisi olarak görev yapan Baron David Ungnad von Sonnegk’in yanında görevlendirdi. Gerlach, protestanların İstanbul delegasyonunda  bulunurken hocası Crusius ile sürekli iletişim halinde bulunuyor ve mektuplaşıyorlardı. İlk gelişinde  Gerlach, hocaları Martin Crusius ve Jacop Andreae’nın imzaları bulunan bir mektubu da Patrik Jeremiah II’ye vererek Württemberg Luther Kilisesi ile Patriklik arasında diyalog görüşmelerini de başlatmıştı. Diğer yandan bu görüşmelerin farkına varan Osmanlı yetkilileri özellikle bu  protestanla iletişimde bulunan büyük kilisenin hatibi ve İncil’in mütercimi Ioannis Zygomalas ve patrikliğin birinci noteri oğlu Theodosius Zygomalas’ı(1544-1614) fitne çıkardıkları için bunlarla ilişkilerini kesmeye zorladı. Bunun sonucu olarak Gerlach’ın ardılı olarak İstanbul’da bulunan alman protestan vaiz Schweigger’de İstanbul’dan ayrılmak zorunda kaldı. Ancak bütün bunlara rağmen Crusius’un öğrencileri aracılığı ile Theodosius Zygomalas’la başlattığı mektuplaşmalar devam etti. Zygomalas, Crusius’a 1453’ten beri Bizans tarihi ile igili (siyasi ve kilise) kaynaklar gönderdi. Bunlardan en önemlisi de Zygomalas’ın derlediği ve  Crusius’un 1584’te yayınladığı yayınladığı “Bizans Patriklik Tarihi” adlı eserdir.  Melanchthon’un eski öğrencisi Micheal Neander’in (1525-1575) belirttiğine göre, Crusius’a İstanbul’dan gönderilen  turco-grek (karamanlıca) mektuplar olduğu gibi İskitçe (Sycithian) ve  antik-avam grek dilinde deyimler bulunan mektuplar da olduğunu belirtmektedir. (Florovsky:1974,153)

 

      16.yy.ın son çeyreğindeki bu görüşmelerle (1578-1584 yılları arasında) ilgili mektup ve dökümanların gerek Osmanlı ve gerekse de Avrupa tarihi açısından  çok büyük önemi vardır. Bu belgeler Protestan-Ortodoks diyalogunun ilk sistematik teolojik görüş değişimini göstermektedir. Ancak bütün bu görüşmelerde bir anlaşmaya varılamadığı gibi az da olsa bir uzlaşma umudu da doğmadı. Her iki tarafta da bir aldatıcı bir yanılgı ve şaşkınlık yaratmıştı. Bu süreci yakından takip eden ve görüşmeleri izleyen Roma’nın eline Polonyalı papaz Stanislaus Socolovius aracılığı ile patrikliğin protestanlara verdiği ilk cevabın bir kopyası geçti. Socolovius 1582 yılında bu cevabı yorumlarıyla birlikte saldırgan bir başlıkla (“Doğu Kilisesinin Muhakemesi: Çağımızın Heretik Dogmalarının İlkeleri üzerine”) Krakow’da yayınladı. Kitap oldukça yaygın bir şekilde sirküle edildi. 1584 yılında Köln ve Paris’te yani basımları yapıldı. Hatta Papa, Patriği de bu görüşmelerdeki tututmundan dolayı özel bir habercisi ile kutladı. Bunun üzerine Tübingenli lutherci protestanlar bu görüşmelerin bütün belgelerini Martin Crusius’un önsözüyle 1584 yılında Württemberg’de  yayınlamak zorunda kadılar.

 

     Luther’in en yakın yardımcısı Philip Melachton Osmanlı hakimiyeti altındaki hristiyanların konumundan derin bir üzüntü duyuyordu. Bu ve avrupadaki gerilim nedeniyle ortodokslarla ilk teması 1559 yılında  Melanchton bir mektupla başlatmak istedi. Bu mektubuna ek olarak Ausburg İtikatnamesini de Patrik Joasaph’a  gönderdi. Ancak bu mektuptan bir haber çıkmadığı gibi cevap verende olmadı. Ancak  75 yıllık bir sessizlikten sonra Gennadius İtikatnamesi, yayınlandığı 1530’da lutherci hümanistlerden Johannes Alexander Brassicanus tarafından latince tercümesi ile birlikte grekçe olarak Viyana’da basılmıştı. (Decei:1953,107) Ancak yayınlanmasının ilgili çevrelerde pek bir etkisi olmadı. Gennadius İtikatnamesinin esas etkisi daha çok   protestan-ortodoks diyalogu sonrası meydana geldi. Martin Crusius, 1584 yılında kendisine Zygomalas ailesi (veya Emmanuel Mataxas) tarafından gönderilen metnin grekçe aslı ve grek harfli karamanlıca metnine ilaveten kendisinin yaptığı latince çevirisi ve karamanlıca metnin latin harfli Türkçe transkripsiyonunu da yaparak 1584 yılında “Turcograeca” adlı eserinde yayınladı.

Sonuç:

Luterci protestan teologların düşüncelerini çözmek zor olsa da katolikliğe karşı güç dengesini lehlerine çevirmeye dönük bir eyleme giriştiklerine kuşku yoktur. Ancak bütün çabalarına karşın Osmanlı egemenliği altında yaşayan ortodoksları kendi yanlarına çekmeyi başaramamışlardır. Tabi bu diyaloğun başarısızla sona ermesinde Katoliklerin rolü kadar Osmanlı Devletinin de önemli bir rolü olduğu kesindir. Osmanlı İmparatorluğunun 16.yy.da dönemin reel politiğinin en önemli yanını oluşturan Hristiyanlıktaki bölünmeden etkili bir şekilde faydalandığı yadsınamaz.  

 

Fehmi Dinçer

 Ankara 2012 

 

 Kaynaklar:

1. DİNÇER Fehmi, (2011) 1584 yılında Karamanlıca Alfabe ile yazılmış bir itikatname.

     1.Uluslararası Nevşehir Tarih ve Kültür Sempozyumu Bildirileri 3.cilt s.173-194.

      Nevşehir Üniversitesi Yayınları:2

 

2.FLOROVSKY Georges, (1974), Christianity and Culture,  V.II. 

 

 

 Roma Hukukunun tarihine bir bakış

http://blog.milliyet.com.tr/tarihci-gozuyle-roma-hukukuna-bir-bakis/Blog/?BlogNo=381945 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 5231
Kayıt tarihi
: 23.03.07
 
 

1959 yılında Fertek - Niğde'de doğdum. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster