Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
647
 

18 milyon “ Bekar ” Türk vatandaşını ilgilendiren bir soru...

18 milyon “ Bekar ”  Türk vatandaşını ilgilendiren bir soru...
 

Aşk var mı, aşk...?

Aşka dair herkesin söyleyebileceği, binlerce söz, cümle, şiir, hikaye, roman bitmek tükenmek bilmez bir okyanus, içinde bir sal, bir direk, bir de gömlek, oda yelkenli niyetine...


Rabbim üfürürse rotamı bulur, karaya çıkarım, olmadı dalgalar falan filan derken, ıssızda olsa bir kara parçasına adım atar, ateş yakarım dumanından haber salarım, ama ruh ikizimi ama beni kurtaracak kurtarıcımı çağırırım, diyorsanız, zaten aşık olmuşsunuz, haberiniz yok çünkü bilinçsiz konuşuyor, karşınızdakinin kemiği alınmış kuçu gibi size bakmasına sebep olduğunuzu da, anlamıyorsunuz demektir...

Karşınızdaki, ihtimalen, siz bu kelimeleri ardı ardına sıralarken, iyi de kardeşim; kala kala kıçında bir don, ne zaman dağılacağı belli olmayan bir sal, yanlışlıkla gömlek kendini yelkenli sansa kırılacak bir direk, içiyim desen zehirleyecek bir su, tutayım da yerim, karnım doysun diyebileceğin tek şey balık, elinde oltan yemin yok, o sana sen ona bakarken alık alık, hala rüzgardan bahsettiğin yer okyanus, orda olmanın sebebi Rabbinmiş gibi, rotayı da, rüzgarı da ondan beklerken, ola ki tesadüfen çıkacağın kara parçasında, odunu buldun, taşı da buldun, ateşi de yaktın, dumanı çıktı, görecek, göreceeeeek diye umut beslemen neyse, birde gemiden bahsetmen, üstelikte gelenin kurtarıcı değil, kurtaracak olan değil, korsan olma ihtimalini, hiç dikkate almaman, birde bunu bana ballandıra ballandıra anlatman, akıl nerde be adam, ödünç almıştın veren gerimi aldı, sen neden bu şekildesin, şeklinle söylediklerin arasında bağ kuramıyorum, sen nesin, neydin ne haldesin diye, içinden söyleniyorsa, bilin ki ya hiç aşık olmamış, yada olmuş sonuçlarını yaşamıştır...

Bu aşk, bu kadar hastalıklı bir şey ise, hastalıklı bir sempati ise, ama melankolik ama platonik ne fark eder, sonuçta aşk!

Aşka hastalıklı benzetmesini yakıştırmak, ayıp olmuyor mu, sevenlere haksızlık etmiyor musun..?

Aşk'la sevgi karışınca, karıştırılınca, yapılan yorumda, hastalıklı bulunabiliyor...

Annenizi seversiniz, babanızı seversiniz, kardeşinizi seversiniz, akrabalarınızı seversiniz, saygı yüklü bir sevgiyle seversiniz, aşığım deseniz de, sevginizin saygınızın şiddetinin ifadesidir, kendinizi kaybetmezsiniz...

Farklı bir bakış açısıyla, kedinizi, köpeğinizi, atı, kuşu, tavşanı, size sevimli gelen, sevginize sıcak bir davranışla, sizden sadece sevgi, birazda yemek bekleyen evcilinize, yabanınıza aşk duymaz, aşıkmış gibi, onun size gösterdiği sevgi ve saygıya tepki verirsiniz, aşığım deseniz de, sevginizin saygınızın şiddetinin ifadesidir, kendinizi kaybetmezsiniz...

Nesnel bir bakış açısıyla, evinizi, bahçenizi, köyünüzü, kasabanızı, kentinizi, ülkenizi sever ve saygın bilirsiniz...

Arabanızı, işinizi, kıyafetinizi, saçınızın şeklini, giyim tarzınızı, yemek tarzınızı, sosyal kültürel yönelimlerinizi seversiniz, siyasetle ilgilenir, önceliklerinizi belirler, tercihinizi söylemlerle eşleştirirsiniz, saygın olmaları için mücadele eder, sürekli ilerletmek, genişletmek, yenilemek için çaba sarf edersiniz, ama saygı ama sevgi, aşkla değil..!

Saygın ve sevilecek şeyler içerdiği için seversiniz, saygı duyarsınız, aşığım deseniz de, sevginizin saygınızın şiddetinin ifadesidir, kendinizi kaybetmezsiniz...

Yok kardeşim, benim söylediğin şeyler içinde, aşk diyebileceğim çok şey olduğu gibi ilave olacak daha çooook şey var diyorsanız, hem netleştirin, hem de ilave edin...

Yalnız..!

Bunu belirlerken, asgaride bazı şeylere de, lütfen dikkat edin...

Aşk, sunulana duyulan tepki değil, sunulmayanı aramak, bulmak, kazanmakla alakalı, içten gelen bir harekettir.

O sebeple, karşınızdaki kişi, size kemiği alınmış kuçu gibi değil de, kemik var mı kemik, yüz ifadesiyle bakıyor ise, sunulanlar üstünden konuşuyoruz demektir...


Bu samimi ikazı da yaptıktan sonra soralım, ama örneklediğimiz şeylerden, ama ilave edeceklerinizden, saygı duyduğunuz, saygın bulduğunuz, sevgi beslediğiniz, sevilmeye layık bulduğunuz, aşk şiddetinde, saygın ve sevilir kabul ettiğiniz şey,

..............?

Aşk var mı aşk..?

Z.T.Kıraloğlu


(Feleğin sillesini yememiş bir insanın, kendisini veya kendi değerlerini bilmesine imkân yoktur)

Mallet and THOMSON

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bence askın neslini tükettik yani öyle deli gibi olmalar coooook eskidendi simdi sadece yataktaki marifetlerine göre askın oluyo yoksa sutlanıyosun pehhhhhhh

seni özledim 
 03.10.2007 16:31
 

Aşk mutlaka var ve biryerlerde saklı..yada çok derinlerde kaldı..üzeri betonla örtüldü..Şimdiki yaşanılan her ilşikiye aşk deniliyor ve aşkı basitleştiriyorlar.ondan nerde o eski aşklar deriz ...aşk muammalı bir konu..aynı anda hüznü,sevinci,kederi,mutluluğu,mutsuzluğu,herşeyi içinde bulunduran bir duygu...Şimdi ise herkes aşksızlıktan yakınıyor..Çünkü aşkıda diğer herşeyler gibi çok çabuk tüketiyoruz..ama tüm bunlara rağmen herkes hayatının aşkını arıyor..sevgiyle..

Güler 
 29.09.2007 2:23
Cevap :
Sayın Güler, Önce para, basında bunu söyleyen hanımın ifadesiyle, sonra, sonrasına bakarız, sıkıntıda burada, sonrası yok ki... Saygılarımla  29.09.2007 12:51
 

Aşk'la ilgili sorular bu kadar agresif olduğunda soruyu soranın ciddi bir aşk depresyonunda olduğuna dair mesajlar verdiğine inanırım. Bana göre "aşk" bu kadar da anlaşılmaz ve çözümü olanaksız bir problem değildir. Hele sevgiyle karıştırılması mümkün olmayan bir şeydir. Bence bu kadar yazdıklarınızın altında yatan da "sevgi aşk değildir. Neden ben öyle sandım?" gibi bir cümle gibi. Yorumumu mazur görünüz: Naçizane fikir beyanıdır...

Moenia 
 02.09.2007 23:23
Cevap :
Her şeyden önce yorumunuza teşekkür ederim. Sorgulamak istediğim günümüz insanının (buna bende dahil), yaşadığı hayatın ona sundukları ile sunmadıkları arasında yapacağı seçimin, ne olduğudur... Kişisel bir arayış (ki bu da olabilirdi) hedeflenerek değil, okuyanlarda sorgulama isteği yaratma amaçlanarak düşünülmüş bir yazı. "Aşk budur" gibi katı ve yararsız bir bakış açısı değil. Yorumunuzda mazur görülecek bir yan olmadığı gibi, seviyeli ve son derece akılcı bir yaklaşımınız var. Yaşadığımız dünyada her insan "bilgi sahibi olduğu konuda, fikir sahibi de olabilmelidir", kendinizi kimse için kısıtlamayın, saygılarımla...  03.09.2007 14:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1677
Kayıt tarihi
: 09.08.07
 
 

"Beklentiler denizinde boğulmaktansa, gerçekler ve gerçekleşenler nehrinde yıkanarak arınmayı tercih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster