Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
987
 

1970'li yıllar...

1970'li yıllar...
 

Tam yetmişli, seksenli yıllarla ilgili bir yazı yazacaktım; bu mail geldi.

Belki biliyorsunuz, sevdiğim yazıları sizlerle paylaşmak için ''Beğendiklerim'' başlığı altında bir bölüm açmıştım.

Baktım yazıda neredeyse düşündüğüm her şey var, (Hem de benim yazabileceğimden çok, çok iyi yazılmış) aynen yayımlayayım dedim. Ancak mailde yazarın kimliğine ilişkin bir bilgi yok. Eğer bir şekilde isim elimize geçerse, onu da yayımlarız.

İşte yazı...

***

70' li yıllar...


Asalet sıradandı, herkeste vardı.

Zor okunan kitapları bile kolayca okurdu gençler.

Kızların etekleri kısaydı, erkeklerin saçı uzun, ne fark eder?

Kadının ruhuna bakılırdı, erkeğin kafasının içine.

Ölüme kafa tutardı gençler, kimseyi lafa tutmazdı.

Destansı öyküsü vardı her birinin.

Gözaltına alındılar ama el üstünde gittiler mahşere.

Herkes bir düşüncenin peşine takıldı.

Oy karşılığı buzdolabının, bir torba kömürün peşine takılmadılar ya!

İşçilerin adam yerine kondukları yıllar.

Öğretmenlerin hayata katıldıkları mevsimler.

İnsanlar aşk yumağı.

Bedenler yere serilse de, ruhlar ayakta.

Varsın gaz ve yağ kuyrukları olsun.

Şimdiki gibi şerefsizlik kuyrukları yoktu ya...

Mahalleler masumiyet beldesi.

Camilerde siyasetin zerresi mevcut değil.

Şarkıcılar parmakla gösterilirdi, her mahallede bir tiyatro.

Futbolcular bile adam gibiydi.

Radyonun başında dönerdi dünya.

Bir televizyonumuz vardı, varsın sansürü olsun.

Şimdiki televizyonlar gibi, zehir kutusu değildi ya.

Bir kargaşa vardı yalan değil, bir kapışma...

Labirentin bir ucu "Bağımsız Türkiye"ydi, öbür ucu "Milliyetçi Türkiye."

Karartma gecelerinde bile hepsinin rüyası aydınlıktı.

1970'li yılların gençliği, tuzağa düşmeyi bildiler ama sadece kendilerini yaktılar..

Bütün kötülüklerin anası 1980'dir.

Ve ardından gelen yıllar!

Haysiyetle yapılan sözleşme, yüreklerde bozulduktan sonradır ki...

Toplum da büyük bir hızla bozuldu.

O yüzden, insanlar o yıllardan kalan bir şarkıyı bile duysa, kendilerini kaybediyorlar.

Çünkü hepsi biliyor...

Kaybettiklerinin, bir daha asla kazanamayacak kadar değerli olduğunu...

Nevzat Dağlı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yıllar geçtikçe çok şey değişiyor. Saygı ve sevgilerimle.

serifsoner 
 05.12.2010 17:34
Cevap :
Maalesef...Katkınız için teşekkürler. Sevgi ve saygılarımla...  06.12.2010 22:25
 

Dürüstlük, erdem şimdiki gibi meziyet sayılmazdı... O zamanlarda da uğruna canlar verilen hainler, kadir-kıymet bilmezler hep vardı. Hep kendi çıkarlarını kollarlardı şimdi de. Ve bunların sayısı gittikce arttı, o kadar çok arttı ki, şimdi çoğunluğun diktatöryası altındayız. Üreticiler şehirlerdekilere düşman kesildi. Bu konuda yazacak çok şey var ama nasılsa onlar yine okumayacak. Bildiklerimizi birbirimize tekrarlayıp duracağız. Eğitim pahalı diyenler cahilliğin bedelini herkese bin kat fazlası ile ödetiyor...

Saime Eren 
 24.11.2010 21:27
Cevap :
Saime hanım, Yorumunuz yazının devamı gibi olmuş. Yoksa yazıyı siz mi yazmıştınız(!) Değerli katkınız için teşekkürler. Sevgi ve saygılarımla...  25.11.2010 2:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 64
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4976
Kayıt tarihi
: 06.05.09
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster