Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '15

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
592
 

2015 yılı ilk haftası intihar cazip bir fikir olabilir

2015 yılı ilk haftası intihar cazip bir fikir olabilir
 

intihar dükkanı


İNTİHAR DÜKKANI
Bu kitabı okurken, yarısı dolu bir bardağı tutuyormuş gibi hissedebilirsiniz. Bu bardağın yarısı dolu mu, yoksa boş mu? Cevap, bu bardağa neresinden baktığınızdan çok, bu kitapta hangi karakter olmak isteyeceğinize bağlı.
 
Kitap ozon tabakasının yok olduğu ve asit yağmurlarının toprağı suladığı bir gelecekte geçiyor. İnsanların çoğu karamsardır ve gelecekten umut beklemeden yaşarlar. Böyle bir dünyada intihar, toplum tarafından çok doğal karşılanır hale gelmiştir. Öyle ki bu durum, İntihar Dükkânı adlı işletmenin sahibi olan Tuvache ailesi için nesillerdir geçim kaynağıdır. Bu dükkânın tezgâhlarında, kendinizi asabileceğiniz halatlar; suya atladığınızda sizi dibe çekip boğacak bağ taşları; paslı keskin usturalar, kılıçlar, tek mermisi olan silahlar, zehirli bitki çayları ve kendi ürettikleri intihar kitleri… İntihara karar vermiş çocuklar için bile zehirli şekerler satılır, ama çocuk oldukları için onlara istemedikleri bir şans daha verilir, kavanozdan zehirli şekeri seçersen ölürsün, normal şekeri seçersen yaşarsın.
 
Bir markete girer gibi girersiniz intihar dükkânına ama alışverişiniz bittiğinde sizi, ‘yine bekleriz’ diye uğurlamazlar. Ayrıca evlere hizmet verilmez, çünkü bu intihardan çok cinayete girer. İntihar edecek kadar parası olmayan bir evsize, dükkânlarının poşetini verip kendini boğmasına yardım edebilecek kadar da saygılılar işlerine, çünkü intihar etmiş ve bunu başarmış ölü bir insan üstünde güzel durur.
 
Bu dükkânı işletenler, yemeklerinde et yiyecekleri zaman uçurumdan atlamış koyunları tercih ederler. Çocuklarına intihar etmiş ünlülerin adlarını veren bir geleneğe sahiptirler. Lucrece Tuvache zehir konusunda hatırı sayılır bir beceriye sahip bir hanımefendi. Üç çocuğuna da karamsarlığı aşılayan, uyumaları için onlara intihar edenlerin hikâyesini anlatan iyi bir anne. Baba Mishima Tuvache da iyi bir ebevyn, elindeki kılıcıyla oradan oraya dolaşır ve genelde müşterilerine ‘seppuku’yu (harakiri) önerir. 
 
Çocuklar: Vincent, Marilyn ve Alan. Vincent bir mucit. Kafanın patlamasını sağlayan ama etrafa beyin parçaları sıçratmayan bir kask yapan, insanların içeriye yalnızca ölmek için gireceği bir intihar parkı maketi tasarlayan ve Van Gogh’un kulağını kestikten sonra sargılar içinde dolaşması gibi, başına bir sargı saran ve sürekli baş ağrısı çeken bir çocuk.
 
Marilyn ise, kendini güzel bulmayan depresif bir kız. Ailesi ona doğum günü hediyesi olarak ölüm öpücüğü vermesini sağlayan zehri verene kadar asla öpüşemeyen ama o hediyeyi aldıktan sonra da sevdiği ve onu seven mezarlık bekçisi Ernest’i öpemeyen, hayatı ironilerle dolu bir kız.
 
Alan’a gelince; kitabın şen şakrak tek üyesi. Ailenin geleneklerine ve intihar dükkânına hiç de uymayan bir çocuk. Müşterilerine gülücük dağıtmak ve intihar etmemeleri için nedenler sıralamak, evde şarkı dünlemek ve şarkı söylemek gibi şeyler yapıyor. İyimser bir çocuktur Alan.
 
Yazının başında da söylediğim gibi, yarısı dolu bir bardak bu kitap. İntihar dükkânına gelen bir müşteriyseniz bu bardağı boş, eğer bir okuyucuysanız dolu olarak görüyorsunuz. Ama Tuvache ailesinden biriyseniz bu bardağa bakınca, bardağı, kırıp bilekleri kesmek için satılacak bir ürün olarak görüyorsunuz.
 
Jean Teule, bize distopik bir kara mizah örneğini, gelecekteki insanların bu gidişle ne kadar karamsar olacağını, ironiyle dolu ince ayrıntılarla, zehirli bir elma gibi sunuyor. 2012 yılı içinde animasyon olarak gösterime girmiş olan bu kitap, ilk harfinden son noktasına kadar yüzünüzde hüzünlü bir gülümseme bırakıyor.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 260
Kayıt tarihi
: 27.03.12
 
 

Dağcılık sporu ile çocuk yaşlarda tanıştı. 1984 yılında ilk yüksek irtifa tırmanışını gerçekleşti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster