Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '12

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
309
 

29 Ekim Anısına

29 Ekim Anısına
 

Görsel: Aılntı


Ey ataların atası, yücelerin yücesi büyük insan

Tanıyamazdın yurdunu kalkıp da bir baksan

Esnaf kan ağlıyor, çifti bitmiş, köylü perişan

Küresel sermayenin elinde esirdir vatan

Ey efelerin efesi, gönüllerin nicesi, asil kan!

Çökmüş emanetinin üstüne Soros artığı, emperyalist uşağı leş kargaları

Kemiriyor, semiriyor, aşka gelmiş, fetva veriyor şeytan!

Ne PETKİM’in kaldı, Ne TÜPRAŞ’ın, ne SEKA’n

Limanların satıldı, bankalar yağmalandı, kaynaklar tükeniyor anbean!

Tohumunu ekemez, ektiğini biçemez, gördüğünü seçemez oldu insan

Üstümüze çöküldü, ümüğümüz sıkıldı, yediğimiz içtiğimiz kan mı kan

Hani o dün kovduğun, hani arkasına bakmadan gidenler, Trikopisler, Rothschildler ve dahi torunları

Bugün köşeleri tutmuş, caka alır caka satar, sanırsın güreşe doymamış başpehlivan!

Hani o binbir emek, binbir heves ve de cefayla kurduğun,

Hani o gözünün nuru, gönlünün feri gibi bakıp koruduğun canın çiftliğin, çiftliğin var ya…

(Hani hacı Ziya Bey'in zatıalinize toprağını bahşettiği, zatıalinizin de Türk milleti adına (!) hazineye emanet ettiği)

Bir bilsen kimler dolanıyor içinde şimdi , kimler fink atıyor?

Yılan desem değil, çıyan desem değil, insan hiç değil!

O nasıl bir fakr ü zarurettir ki öyle, anlatılır gibi değil!

Ey dahilerin dahisi, asilerin asisi, asaleti boyundan t/aşkın Ata'm

Bil ki hiç sönmeyecek gönüllerde, fitilini ateşleyip gittiğin meşalen

Ey bre gafil, ey herkesi uyuttuğunu sanan yobaz, madrabaz

Sen atayı yendiğini, alt ettiğini mi sanıyorsun?

Yanılıyorsun!

Bil ki kendi kazdığın kuyuda kendi ipine dolanıp,

Kendi kör karanlığında boğulacaksın!

Lüks, ihtişam, para o kadar köreltmiş, kamaştırmış ki gözünü

Görmüyor,

Göremiyorsun!

Allah’a dua et, yakar, af dile!

Belki zafer sarhoşluğu, belki gaflet, belki dalaletten,

Farkında değilsin ama...

Gidicisin!

*** Başkumandan Mustafa Kemal önderliğinde verilen, ulusal onurumuzun, bağımsızlığımızın, var olma mücadelemizin nişanesi, kurtuluşumuzun ve kuruşumuzun 89. Yılı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız, Atatürk ilke ve devrimlerine saygılı olan ve onun izinden ayrılmayan tüm insanlara kutlu olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Ayrıntıda gezinmek:Cumhuriyet bayramına yakışan,deryaların derinliklerinden gelen haykırış,Cumhuriyete sadakati belirten sözler,ATA'YA Onun adına,posterine dil uzatanlara keskin cevap.Böyle Şiirlere hasretiz,bu haykırışa tüm kalbimle katılıyorum,devamla sizi kutluyorum. CUMHURİYET BAYRAMI tüm ulusumuza kutlu olsun.Selam ve saygılar sunuyorum

Mehmet Burakgazi 
 28.10.2012 9:42
Cevap :
Teşekkür ederim Mehmet Bey. Cumhuriyet biz sahip çıktığımız sürece yaşayacak. Ona sahip çıkmak, gelecek nesillere aktarmak birincil görevimiz. Cumhuriyeti kaybedersek ülkemizi kaybederiz. Bu bilinçle hareket etmek zorundayız. Saygılar  30.10.2012 23:39
 

Tandoğan, Gündoğdu inliyor, haykırıyor. Marşlar, türküler, şarkılar… Cumhuriyetin coşkusu yüz binlerce yürekte ahenk ahenk müzik oluyor, kulaklarda en ücra köşelere kadar dalga dalga yankılanıyor. İstiklal marşı, Onuncu Yıl marşı hep bir ağızdan ayakta büyük bir coşkuyla okunuyor.”Dağ başını duman almış/Gümüş dere durmaz akar…” Köroğlu bile söylenir bu meydanlarda”Ok atılır kalasından/Hak saklasın…” Edip söyler ”Çocuklar inanın. İnanın çocuklar. Güzel günler göreceğiz…” Göbek havası mı sandın bunları behey sersem! Bunlar yok olan bir milletin kurtuluşunun türkü olmuş simgesi, destansı haykırışlarıdır. Yer gök kırmızı. Dalga dalga bayrak denizi. Behçet Kemallerin altın saçlı mavi gözlü ilahı, büyük kurtarıcı omuzlarda taşınan dev resminde sanki hemen oradan inip on binlerin arasına katılacakmış gibi öylesine canlı askerlerine gülümsüyor. Bir devre adını yazan, yok olmuş bir milleti yeniden diriltip ayağa kaldıran Selanikli Mustafa sanki “Daha ben ölmedim” diyor.

Kerim Korkut 
 26.10.2012 17:14
Cevap :
Bana diyorlar ki; destan yazmışsın. Asıl destanı siz yazmışsınız. Ne güzel de yansıtmışsınız o bitimsiz coşkuyu, çelik gibi iradeyi, inancı. Ve siz bunu bundan üç yıl önce yapmışsınız. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=202844 Biz nasıl da kaçırmışız. Ama olsun. Geç de olsa gördük, duyduk, okuduysak bu destanı, satır satır yaşadıysak hissettiysek o anı hiç bir şey için geç değildir. Daha ne destanlar yazar bu millet. Yeter ki doğru adamı bulsun. Çok teşekkür ederim. Bu çok çok anlamlı, anlamı boyundan aşkın zengin katkınız için.   27.10.2012 3:52
 

Burada entel yok. Zengin, sosyete, Tarabya, Etiler, Kordon, Bornova, Kadifekale yok. İşte şu uzun saçlı küpeli genç diskodan gelmiş icabında nolacak? Sen biliyor musun bu karagözlerdeki acılı bakışların hikâyesini? Söyleyim de hafife aldığın için utan. Bu genç, namusunu, şerefini korumak için Yunan çizmeleri altında ölmeyi seçen (toprağı cennet olsun) Mehpare hanımın torunu. Şimdi Gündoğdu Meydanı’ndan Ege’nin mavi sularına bakarken yüzünü bile görmediği, albümdeki eski yırtık siyah beyaz resminden bildiği rahmetli babaannesinin ruhuyla buluşuyor.

Kerim Korkut 
 26.10.2012 17:14
 

Şair yazamaz. Ressam çizemez. Bu okyanus dalgaları gibi yalpalayan mahşeri kalabalık, kırmızı beyaz bayrak denizi Anıtkabir’e, Dolmabahçe’ye, Samsun’a ışıklar yolluyor şimşek hızında. Bu ışıklar anlayan için dostların kalbinde umut, düşmanların yüreğine ok gibi saplanacak “Cumhuriyet kararlılık mesajları” dır. ”Biz her zaman buradayız. Gerektiğinde Ulubatlı Hasan, Tek Kollu Bayram, gerektiğinde Nene Hatun, Kara Fatma’yız” İşte şurada bayrak sallayan Kadıköylü emekli öğretmen Fatma Aliye hanımın annesi, Halide Edip’in Sultanahmet mitingine katılmış. Yüz binlerle birlikte Kara çarşafıyla yumruğunu İzmir’e doğru kaldırıp ”Ya istiklal ya ölüm” diye haykırmış.

Kerim Korkut 
 26.10.2012 17:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1444
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster