Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '06

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
632
 

5 kişi mi 500 kişi mi geçsin?

İBB, İstanbul trafiğini çözümlemek adına son dönemde oldukça önemli adımlar atmaya başlamış ve bunların büyük bir kısmında da başarılı sonuçlar elde etmeye başlamıştır. AB için gelecekte başkent adayı olarak gösterilen İstanbul için aslında bu çalışmalar biraz geç kalmış da olsa, zararın neresinden dönülse kardır hesabı yapılması zorunlu çalışmalardır. Yol çalışmalarının yanı sıra yapılan en önemli atak raylı sistem çalışmalarıdır. Daha önce de bir yazımda bu konu ile ilgili bir takım sıkıntıları paylaşmıştım sizlerle. Şimdi İBB nin taşımacılık adı altında İstanbul halkını nasıl bir sıkıntıya soktuğuna dikkatleri çekmek istiyorum.

Bildiğiniz gibi Ramazan ayını yaşamaktayız ulus olarak; her ne kadar Ramazan denilince ilk önce akla oruç gelse de ben bu ayın bizlere bir takım gelenek ve göreneklerimizi hatırlattığını ve bunları yaşama sansı verdiğini düşünüyorum. Ramazanla birlikte işyerleri daha erken kapanır oldu, insanlar iftarlarını evde açabilmek için akşam daha erken saatlerde yollara dökülmeye başladı. Akşamın bu saatlerinde tramvayların halini bir görmelisiniz. Ben Sultanahmet den biniyorum her gün. Bildiğiniz gibi bu bölge turistik bir bölge. Bu saatlerde her iki istikamete geçen tramvaylar o kadar kalabalık geliyorki duraktan birkaç kişi kendini zorlukla kapıdan içeriye atabiliyor. Bu arada daha önceki duraklardan binip de bu durakta inmek isteyen turistlerin yüz ifadelerine üzülerek bakıyorum her gün. İnsanların hiç değilse turistlere karşı birazcık anlayış bile göstermediklerini görünce daha da üzülüyorum. Bu durakta kendinizi tramvaya attınız mı işiniz bitmiyor aslında. Burdan Aksaray-Yusufpaşa durağına kadar bütün hünerinizi gösterip tek ayak üstünde durabilmelisiniz, kimseye dokunmadan bir yerlerden tutunmalısınız ( herkes sinir küpü çünkü ), bir de erken inecekseniz aralardan rahatlıkla kayabilmelisiniz.

Tramvay yolculuğu Cevizlibağ'a kadar sıkıntılı sıkıntısız böyle devam ediyor. Kalabalık burda önemli ölçüde azalıyor. Fakat Cevizlibağ-Zeytinburnu arasını ( normalde 10 dakikalık bir mesafe olmasına rağmen ), tramvay , yoluna giren araçlar yüzünden 30 dakikada ancak alabiliyor. Bu arada tramvay duraklardan önce kapılarını açıyor inmek isteyenler için. Tramvay yolunun E-5 den farkı kalmıyor adeta. Çünkü işyerlerinden ve o bölgedeki sanayi sitelerinden bu saatlerde çıkan bütün araçlar tramvay yoluna akın ediyorlar. Tramvay da mecburen sirenini acı acı çalarak beklemekten başka birşey yapamıyor. Tramvayın içinden insanların sesleri yükselmeye başlıyor: "ez geç kardeşim", "ya bak hepsi özel araç , ticari araç yok hiç" , "kardeşim olmaz ki böyle" ve herkesin dikkatini çeken " 500 kişi 5 kişiyi mi bekleyecek?". Herkes bu şekilde düşüncelerini dışa vursa da her akşam aynı şeyi yaşamaya devam ediyoruz, hiç bir şey değişmiyor.

Zeytinburnu'nda indikten sonra eğer Bağcılar hattını kullanacaksanız daha da büyük bir sıkıntı başlıyor. Kabataş-Zeytinburnu hattından ve Aksaray-Havaalanı hattından inen yolcuların çoğu aynı anda Bağcılar hattının gişelerine yükleniyor. Aralarda ezilenler , bağıranlar, kavga edenlerin arasından kendinizi istasyona nefes nefese atabiliyorsunuz ancak. Bu durak çok ilginç bir özelliğe de sahip aynı zamanda; istasyona ancak tek tramvay girebiliyor, bir diğeri geldiğinde bekleyen hareket etmek zorunda kalıyor. İstasyona tek tramvay girebildiği gibi gelen yolcuları da bekleyen yolcularla aynı yöndeki kapılardan indiriyor mecburen. Dolayısıyla binenlerle inenler tekrar karışıyorlar birbirlerine.

Şimdi sormak istiyorum, bu nasıl bir hizmet anlayışı? İnsanları "akbile mahkum etmeye ne hakkınız var?". Tabii hiç bir yerden cevap gelmiyor. Aslında birileri "işine gelirse kardeşim" diyor sanki ama göremiyoruz bunları hiç. Göremediğimiz için de cevap veremiyoruz.

Ulaşımı rahat , trafiksiz , huzurlu bir yaşam diliyorum bu güzel kentin insanlarına.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2388
Kayıt tarihi
: 12.09.06
 
 

1968 doğumluyum. İTÜ'den Metalurji Müh. olarak mezun oldum. Yine aynı üniversitede yüksek lisans ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster