Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2104
 

68’li ve 78’li Türkiyeli devrimciler olarak;

68’li ve 78’li Türkiyeli devrimciler olarak;
 

DENİZ GEZMİŞ'İN "FİLİSTİN HALK KURTULUŞ ORDUSU" (FHKO) ÜYELİK KARTI


BİR DÖNEM FİLİSTİN SAFLARINDA MÜCADELE EDEN TÜRKİYELİ SOSYALİSTLERDEN ORTAK AÇIKLAMA;

“Dilsiz kalabalıklarda büyür yalnızlığımız

Postal sesleri boğar türkülerimizi

Bir gecede büyüyen Filistinli çocuklar

İntifada biçer mayın tarlalarında

Kutsal topraklar utanır

Biz utanırız çaresizliğimizden

Sınırları zorlarız

Taş doldurup ceplerimize…” Adil Okay

Biz, İsrail’e karşı savaş sürecinde, Lübnan’da Filistin kamplarında kalan 68’li ve 78’li devrimciler, son olaylar hakkında ortak bir bildirge yayınlamayı uygun gördük. Zira İsrail’in, İHH'nin insani yardım taşıyan gemi konvoyuna düzenlediği saldırıda dokuz insanın ölmesi üzerine başlayan tartışmada “at izi ile it izi” birbirine karıştı ve 1970’ten itibaren Filistin kamplarında, İsrail’e karşı savaşta hayatını kaybeden yoldaşlarımızın kemikleri sızlamaya baladı. Öncelikle altını çizelim ki, İsrail’in yardım gemisine saldırması bir haydut politikasıdır. Bu politika da yeni değildir. Bir dönem Filistin kamplarında sayısı bini geçen biz, bunu yıllar önce etimiz ve kemiğimizle yaşamıştık.

Gazze katliamından sonra başbakan Erdoğan’ın ‘one minute’ çıkışı Arap aleminde sempatiyle karşılanmıştı. Ancak bu çıkıştan hemen sonra AKP hükümeti, İsrail’den Heron uçakları satın almış, askeri tatbikatlara, pilot eğitimine ve tankların modernizasyonuna devam etmiş, samimiyetsiz olduğunu göstermişti. Dokuz yardım görevlisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının İsrail tarafından alçakça katledilmesinden sonra İsrail’e karşı laf var ama ciddi bir yaptırım yok. AKP yaklaşan seçimlerde halkın dini duygularını istismar edip oy toplamaya çalışıyor. Bu gün bir kez daha kapitalist kampın ‘demokrasi ve insan hakları’ savunusunun göreceli ve ikiyüzlü olduğunu görmekteyiz. Bu ikiyüzlülüğe Türkiye de uzun yıllar ortak olmuştur. Paranın hükümranlığının yaşandığı kapitalist dünyada, ticari ilişkiler ön plandadır. Bu güne kadar İsrail tercihinin bir nedeni de budur. İsrail 1948, 1967, 1982 ve en son Gazze işgalinde de benzer katliamlar gerçekleştirmiş, işgali BM kararlarına rağmen sürdürmüştür. Bu insanlık dramına ve İsrail’in işlediği insanlık suçlarına rağmen, Türkiye, İsrail’le ilişkilerinde ABD’nin dümen suyundan gitmiş, ‘din kardeşlerinin’ trajedisini görmezden gelmişti. Şurası açıktır ki: AKP Hükümeti İnsan hakları konusunda ders veremeyecek kadar sabıkalıdır. Filistin halkına yönelik katliamlardan, İsrail kadar sorumlu tutulması gereken ABD, ‘Mavi Marmara katliamı’nı kınamayarak, ‘siyonizm-emperyalizm işbirliğini kutsamıştır.

Mavi Marmara gemisine saldırıdan sonra yaralılara kelepçe takan İsrail’in bu insanlık dışı uygulaması yeni değildir. Bir zamanlar Filistin kamplarında İsrail’e karşı saf tutan dünya devrimcileri vardı. Solun parametrelerinden biri olan, ‘mazlum halkların yanında yer almak’ şiarını hayata geçiren sosyalistlerden birçoğu 1973’te ve 1982’de İsrail’in saldırıları sonucu katledilmiş, onlarcası da esir düşmüştü. Yaralı yakalanan arkadaşlarımız da sadece kelepçelenmemiş aynı zamanda işkence görmüşlerdi. Bu gün Türkiye’deki bazı grupların, İsrail karşıtı gösterileri Musevi karşıtlığına dönüşmeye başlamıştır. İşte aramızdaki fark budur. Bizim Musevilerle sorunumuz yoktur. Bizim Siyonist-işgalci İsrail devleti ile kavgamız vardır. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz ki, biz aşağıda adları yazılı 68’li ve 78’li Türkiyeli devrimciler olarak, Filistin’in kurtuluşu için İsrail’e karşı mücadelede yer aldığımızdan dolayı onur duyuyoruz. Biz, Sadece Gazze’de, Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin değil, Lübnan, Suriye ve Ürdün mülteci kamplarında yaşayanlar dahil olmak üzere tüm Filistin halkının dostuyuz. Filistin sorunu sadece Gazze ablukası değildir. Sorunun çözümü için İsrail 1967’de işgal ettiği topraklardan çekilmeli ve bağımsız Filistin devleti kurulmalıdır. Bunun için AKP hükümetine sesleniyoruz: İsrail ile olan tüm ilişkiler kesilsin. ABD ve İsrail ile stratejik ortaklığa son verilsin.

İletişim: Hasan Mantıcı. Tel: 05334395114 filistinicinsosyalistler@hotmail.com

İLK İMZACILAR: A. EYÜP YASİN, A. KESKİN, ABDULLAH DERELİ, ADİL OKAY, AHMET YOLAL, BEKİR REYHAN, BEREKET KAR, CELAL ÖZCAN, ERDOĞAN AHMET, ERGUN ADAKLI, ENİS KALAYCI, FAİK BULUT, FATMA İRİER, GAZİ EKE, HASAN MANTICI, HÜSEYİN PİRRO, M. KELLECİ, MUSTAFA YALÇINER, ŞENTÜRK İNCİ, TEMEL DEMİRER, TESLİM TÖRE, YASİN DURSUN…

Bu metin, bir dönem Filistin kamplarında kalan tüm devrimcilerin imzasına açıktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazıdaki İnsani hassasiyet ve mazlum yandaşlığına bir sözüm olamaz. İsrail ve ABD suçlamasına da. Ancak şu meşhur "one minute" deyişi İsrail'e değil, Davos oturumunun yöneticisine söylenmiş bir diklenmedir.Bu bakımdan İsrail ile sürmekte olan geleneksel dış politikada bir kesiklik olmayışı doğaldır. İsrail ile ilişkileri koparmak ABD hamiliği yüzünden öyle pek de kolay değildir. Nitekim bunu hiçbir Türk Hükümeti yapabilmiş değildir. Ancak son gemi baskını hükümet tarafından ilişkileri askıya almak için geçerli bir somut düşmanca tutum olarak algılanmıştır. Bence hükümet bu fırsatı iyi değerlendirip tüm ilişkilerini İsrail'den gelecek olumlu politikalara bağlayarak askıya almakla ABD'ye hatta kısmen de AB'ye rağmen oldukça cesur bir adım atmıştır.

Muharrem Soyek 
 16.06.2010 21:13
 

İmzacıların içinde tanıdık isimler olması o döneme götürdü bir an. Sevgimle.

Olgun Ekinci 
 16.06.2010 11:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 221
Toplam yorum
: 1772
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1808
Kayıt tarihi
: 27.09.06
 
 

Evli bir kız çocuğu babasıyım. Yüksekokul mezunuyum. Bir kamu kurumunda çalışıyorum.16.03.2017 ta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster