Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
910
 

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün 100. yılında, İKD'yi anmak...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün  100. yılında, İKD'yi anmak...
 

Dünya Kadınlar Günü'nün 100.Yıl kutlamalarının yapıldığı dünyada, Türkiye'deki kadın hareketinin niteliğe bürünmesinde büyük katkıları olan İKD' yi ve onun önderi Beria Önger' i saygıyla anmamak olmaz!... 

Tıpkı dünya emekçi kadın hareketine büyük katkıları olan, dünyada emeğiyle geçinen tüm kadınların daha ileri noktaya gelmesinde emekleri olan, Clara Zetkin, Rosa Luxemburg ve Alexanda Kollantai gibi... 

1975 haziranında, İstanbul'un varoşlarında ve işçi yataklarında bir grup ilerici kadının düşleriyle başlayan bir kadın hareketiydi İKD!... Yani, İlerici Kadınlar Derneği... 

Bu düşüncenin yaşama geçirilmesinin ardından geçen üç yıl içinde, bu nitelikli yapılanma ülke içinde kendine hızla taraftar bulmuştu... İKD'nin yurt genelinde şube sayısı 33'e ulaşmış üye sayısı 15.000'e yaklaşmıştı!... 

 

İKD bu gelişme sürecinde, “20 yılda emeklilik”, “Evlat acısına son”, “Gündelikçi kadınlar sigortalanmalı”, “Doğum izinleri birleştirilsin”, “Kürtaj yasalaştırılsın” gibi kampanyalarla ses getirerek kamuoyunda büyük etki yaratmış ve şüphesiz siyaseten de dikkatleri üzerinde toplamıştı... Onun bu sinerjik etkisi, bazı yasaların o dönemde kadınlar lehine değiştirilmesine de katkı sunmuştu... 

1979 seçimlerinde, İstanbul bölgesinden seçimlere senatör adayı olarak giren İKD başkanı Beria Onger , ilerici kadınların ve dostlarının örgütlü ve özverili çalışmaları sonucunda 30.000 civarında bir oy almayı başarabilmişti!... 

İKD’nın yayın organı olan ‘Kadınların Sesi’ dergisinin tirajı da otuzbinlere ulaşmıştı... 

Ve İKD, o bunalımlı dönemde, birçok ilerici , devrimci sivil yapılanmalar gibi faaliyetten men edilerek, 1979 yılında kapatılmıştı... 

Kırmızı çatkılı, kırmızı atkılı, siyah etekli, Sümerbank ya da Mahmutpaşa postallı ve kırmızı karanfilli İKD'li kızlara ve kadınlara,  

bu güzel günde bizlerden selam olsun!... 

Günümüzde İKD'nin deneylerinden yararlanmaya çalışan kadın örgütlerinin nitel ve nicel durumunu çok fazla bilmesem de, AKP 'li kadınların onun yöntemlerini daha da zenginleştirerek, biat kültürüyle harmanlayarak, bire bir kullandıklarını biliyorum!... 

1889 tarihinde, Paris'te II. Enternasyonalin kuruluş kongresinde ilk kadın konuşmacı olan Clara Zetkin'in bu kez II. Enternasyonal’in 1910’daki kongresinde önerisiyle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilan edilmişti ... Ve o süreç, bu günlere kadar geldi... 

Şimdi bu golaballeşme süreci içersinde, bu gün de ekseninden kaydırılarak ve içeriği sulandırılarak sıradan bir pazarlama günü haline getirilmeye çalışılıyor... Bilinçli insan kızı ve insan oğulları bu duruma karşı çıkmalı!... 

8 Mart' ın, kadınların her türlü sömürüye karşı başkaldırısını simgeleyen ve birlikte güç olabileceklerini vurguluyan birlik ve dayanışma günü olduğunu, herkese anlatmaya çalışmalı!...,

Bugün, ''Aynı işe aynı ücret'' i alamayan kadınlardan, onların ''Her iş yerine bir kreş talebiyle bağlantılı olan toplumsal açlığın da, devam ettiğini unutmamalı!.... 

Bu gün, 8 Mart' ı anarken, kadınların ortak ezilmişliğe, sömürüye, eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı sesini yükselterek demokratik bir savaşım vermelerine karşı, elimizden gelen katkı sunmaya çalışmak, demokratik bir görev olarak önümüzde duruyor!... 

İleri demokrasi, memokrasi derken de, kadının dışlanmasını üreten ve her türlüsüyle erkeğe başeğme ve biat kültürü çerçevesinde erkek egemenliğini dayatan rezilliğe, hepbirlikte karşı durmaya çalışmak gerekiyor...Ve demokrasimizde boşluk yaratan, İKD tarzı bir örgütlenme eksikliği de, aşılması gereken demokratik bir durum ve görev olarak varlığını her geçen gün daha da hissettiriyor!... 

8. mart. 2011 / Perpa 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye'deki kadın hareketinde çok önemli bir yeri olan, bugünkü kadın örgütlenmelinde de etkisi hissedilen... Toplumsal uyanışın yolunu acılarla tıkayan 12 Eylül faşizminin, henüz bebekken dağıttığı... Kadrolarını ağır cezalara çarptırdığı bu hareketi, unutturmamak için emek vererek hazırladığınız bu vefalı yazı nedeniyle sizi kutluyorum, sevgili Etferat... Dostlukla...

Vildan Sevil 
 08.03.2012 22:02
Cevap :
Bizden de dostça selamlar...  31.03.2012 21:03
 

haberci çalışmıyor...çoğu yazıyı geç okuyorum...bu güzel yazıyıla yine geçmişe döndüm...gerçi pek unutmamışım zaten de...yüreğinizellerinize sağlık...eyvallah...

nedim üstün 
 18.03.2011 9:29
Cevap :
Bu gün 18 Mart!... Ve 12 Eylül ile birlikte bu ülkede iki aydın, yurtsever kuşağın kaybedilerek, tarihsel eksende bu bu coğrafyadaki en büyük sapmanın yaşandığı zamanları simgeleyen!... Sürecin ayrımında olanlar içinde hiçbir şekilde unutulmayan iki farklı sayfa!... Dostça selamlarımla.  18.03.2011 13:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 164
Ort. okunma sayısı
: 4461
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sağlıklı beslenme, yüzme, doğada yürüyüş ve çevre özel ilgi alanlarım. Şiiri ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster