Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
462
 

93. yıl dönümünde Milli Egemenlik, Anayasa ve T.C.

93. yıl dönümünde Milli Egemenlik, Anayasa ve T.C.
 

“…Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, millîdir; tamamıyla maddîdir; gerçekçidir. Kuruntuya dayanan ülküler arkasında, o ülkülere erişmek için değil, fakat ulaşmak hülyasıyla milleti kayalara çarparak, bataklıklara batırarak en nihayet kurban ederek mahvetmek gibi cinayetten kaçınan bir hükümettir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün programlarının dayanağı şu iki esastır: TAM BAĞIMSIZLIK, KAYITSIZ VE ŞARTSIZ MİLLÎ EGEMENLİK. Birinci dayanağının ifadesi “Misak-ı Millî”dir. İkinci ve hayatî olan dayanağının ifadesi “Anayasa”dır. Millet, Misak-ı Millî’nin anlamını seçkin evlâtlarından teşkil ettiği kahraman ordularıyla eser olarak elde etmiştir…”

Mustafa Kemal ATATÜRK, 1923 (Atatürk’ün S.D. II, s. 58)

 

Emperyalizm T.C.’yi niye istemez?

23 Nisan 2013, milli egemenliğimizi tüm dünyaya ilan edişimizin 93. yıldönümünü ne yazık ki büyük tartışmalar ve kafa karışıklığı içinde kutluyoruz. Zamanının en güçlü ordularına boyun eğmeyerek, başka hiç bir süper güce arkasını dayamadan sadece kendi iradesiyle emperyalizme karşı savaşan ve dünyadaki ezilen tüm halklara örnek olabilecek bir zafer elde eden ve bu başarısını bağımsız bir devlet kurarak taçlandırabilen başka bir millet var mıdır dünyada? Yok. Üstelik bu emsalsiz başarı, ülkemizi işgal eden emperyal devletlerle savaşmanın yanı sıra işbirlikçi resmi hükümetin engellemelerine rağmen başarılmıştır. Yeni devletin kuruluş mayasını, TAM BAĞIMSIZLIK ve MİLLİ EGEMENLİK olarak ilan eden ATATÜRK’ün ve bu esaslar üzerine kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’nin (kısaca T.C.) emperyalist güçler tarafından sevilmesi mümkün mü?

 

Seçilenler her istediğini yapabilir mi?

Aradan geçen 93 yıl sonunda, meclisimizin tam bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi tam olarak temsil ettiğini söyleyebilir miyiz? ‘Biz şu kadar oy aldık, bundan sonra ne istersek yaparız’ mantığı demokrasilerde doğru mantık mıdır? Tabii ki değil. Mevcut Anayasaya göre seçilmiş ve bu Anayasaya bağlı kalacağına şerefi üzerine yemin etmiş insanların, politikacı olsalar bile, bir süre sonra Anayasa’nın temel ilkelerini ve ruhunu değiştirme yetkileri var mıdır?  Kesinlikle yoktur.  Anayasalar değişmez hükümler midir? Elbette değil, anayasaların özellikle yürütmeye yönelik maddeleri günün ihtiyaçlarına göre değiştirilebilir hatta değiştirilmelidir de. Ülkemizde de en son yapılan referandumla birlikte, darbe anayasası olarak adlandırılan 1982 Anayasa’sının mevcut 177 maddesinden 113’ü değiştirilmiştir. Yani ortada bir darbe anayasası kalmamıştır. 10 yıldır ülkeyi yöneten siyasi irade beğenmediği, kendisine engel gördüğü tüm maddeleri (özellikle yargı alanında) istediği gibi değiştirebilmiştir. Ülkenin Cumhurbaşkanı’nın seçim yöntemi bile değiştirilmiştir. Sahi, ülkemizde Cumhurbaşkanı’nın halkoyu ile seçileceği ilkesi dışında, nasıl seçileceğini bilen var mı?

 

Anayasa ve T.C.

Milli Egemenliğimizi tüm dünyaya ilan edişimizin 93. yıldönümünde ‘T.C.’ tartışmasının ülkenin meşru hükümeti tarafından başlatılmış olması çok acı vericidir. Bu ülkede halkımızın T.C. ile bir sorunu yoktur. T.C. ile emperyalistlerin ve terör örgütünün sorunu vardır. Çünkü başında T.C. olan her kurum, kuruluş ve makam; eşitliği, adaleti, tam bağımsızlığı ve millet egemenliğini temsil eder. Temsil etmek zorundadır. Kötü ve yanlış uygulamalar Türkiye Cumhuriyeti’ni değil, kişileri bağlar. Ülkemizin kuruluş ruhu, Anayasamızın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez ilkelerinde gizlidir.

 

Anayasa’nın ilk dört maddesi…

Mevcut Anayasa’mızın ilk dört maddesi şöyledir:

MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

MADDE 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.

MADDE 4- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

 

1920 ruhu…

Şimdi sizlere soruyorum, bu maddelerle sorununuz var mı? Bu maddelerle sorunu olanlar kimler olabilir? Bu maddelerin değiştirilmesine razı mısınız? 1982 Anayasa’sında bunlardan başka değiştirilmek istenip de, değiştirilemeyen bir madde kalmış mıdır?

 

Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur. Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmağa mahkûmdurlar. 1929 (Atatürk'ün B. N., S. 82-83)

NİCE TAM BAĞIMSIZ 23 NİSAN’LARA!

İZMİR, 22 Nisan 2013.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yüce Türk Milleti, Büyük Önderi Mustafa Kemal Atatürk ve Onun kurduğu çağdaş Cumhuriyet ile DEĞERLERİNE sımsıkı bağlı ve sonuna kadar inançla şimdi daha da samimidir. Milletin gönlünden ve belleğinden bu bağlılığı ne para, ne KARANLIK planlar ne de KORKU silemeyecek tir.

Yaman Hasret 
 23.04.2013 21:12
Cevap :
Fahrettin bey, alkışlarımla. Katkınız için teşekkürler, saygıyla  23.04.2013 21:46
 

Aslında hukukçular da, hatta herkes de biliyor ki Anayasamızdaki bu ilk 4 madde Türkiye Cumhuriyeti'nin hem de ila nihaye garantisidir. Hem rejim açısından hem de ilk 3 maddede kesin kes tariflenmiş devletin tüm nitelikleri ve kimliği açısından. Yani 4. maddenin varlığı nedeniyle bu anayasa ilk 4 maddesiyle zaten sonsuza kadar geçerlidir ve asla da değişemez, değiştirilemez. Zira bunun aksine hareket edecek kişi veya iktidarlar, ki hem TBMM hem de "halk" da dahil olmak üzere, "o an" zaten bu anayasa hükümleri geçerli olduğu için, mer'i yasa hükümleri çerçevesinde "anayasal suç işlemiş" konumda olacaklar ve bir cezai müeyyide süreci mutlak surette başlamış olacaktır. Öyle ki referandum dahi buna dahildir. Bunu bildikleri içindirki zaten rejim veya devletin niteliğinde herhangi bir değişiklik için "hukuksal ve anayasal YOL sonsuza kadar kapalı olduğundan", başka yollarla çaktırılmadan çeşitli susturma, uyutma, kandırma ve ikna gibi şekillerle emrivaki yolları aranmakta ve denenmektedir.

Filiz Alev 
 23.04.2013 2:11
Cevap :
Sayın Filiz hanım, O maddeler orada durdukça, ATATÜRK sevgisi var oldukça onlara uyku yok. Zaten üşüttükleri için Anıtkabir'e gidememişler. Saygıyla   24.04.2013 0:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 159
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1281
Kayıt tarihi
: 19.06.12
 
 

1963 yılında Balıkesir'in şirin ilçesi Erdek'te doğdum. Yüksek lisans eğitimimi Dokuz Eylül Ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster