e-posta şifre      Şifremi unuttum - Aktivasyon maili gönder
Murat SEVGİ http://blog.milliyet.com.tr/muratsevgi
Ana Sayfam Hakkımda Bloglarım Mesajlarım Galerilerim Milliyet Yorumlarım Blog Yorumlarım   Önerilerim
Arama
Tüm kategoriler
Hakkımda

1969 doğumlu. Tasarımcı, endüstriyel otomasyon sistemleri için yazılım geliştiriyor.

Yüksek öğrenimine; İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültes...





Kategori:
Teknolojinin Geleceği

   Blog habercisi!
   Blog yazarına mesaj yaz!

Yazdığım konular
Ben Bildiriyorum (1)
Beslenme / Diyet (3)
Bilim (3)
Bilişim (2)
Danışmanlık (2)
Doğal Hayat / Çevre (3)
Dünya (3)
Ekonomi - Finans (34)
Etkinlikler / Festivaller (1)
Futurizm (1)
Gelenekler (1)
Gezi - Tatil (1)
Güncel (6)
Gündelik Yaşam (1)
Haber (9)
İlişkiler (1)
İnternet (5)
İş Yaşamı - Kariyer (1)
Kent Yaşamı (2)
Kentleşme (1)
Kitap (1)
Kültür - Sanat (5)
Küresel Isınma (2)
Magazin (1)
Mizah (1)
Ramazan (1)
Sağlıklı Yaşam (3)
Sektörler (3)
Sinema (3)
Siyaset (13)
Sosyoloji (2)
Şiir (5)
Teknoloji (13)
Teknolojinin Geleceği (14)
Türkiye Ekonomisi (4)
Yazdığım gruplar
Bilgi Toplumu (23)
DANIŞMANLIK (11)
Gelecek (36)
Güvenlik (11)
Kent Kültürü (11)
Yaşananlar (59)
Galerilerim
Gelecekteki Bitkiler - GDO ve ötesi... (7)
Çinliler geliyor! - 1
90 sonrası dışa açılan Rusya'yı hala unutamayan Türkler, Çin'in dışa açılmasını heyecanla bekliyor.
Yazarın diğer bloglarından
Biyolojik savaş - Siyaset / 04.02.2010 09:48:02
Yeni savaş konsepti - Teknoloji / 03.02.2010 22:24:03
Kimlik sorunu - Güncel / 27.01.2010 20:11:39
tümü
Twitter Milliyet Blog
Ekonomi - Finans  -  13.08.2008 - 11:03 

Suskun bir devin uyanış hikayesi:

*- Günümüzde Çin tarafından ortaya koyulan ekonomik hamlenin altında iki etken yatmaktadır.

*- Bunlardan birincisi ucuz iş gücü, ikincisi ise değerini bulamamış ulusal kaynaklardır.

*- Ülkenin ekonomik politikasını yapan cahil ve kapitalizm düşmanı politikacı yığını farkında olmadan büyük bir reaksiyon zincirini başlatan düğmeye basmıştır.
Bir asırdır yaşanan gelişme ve yeniliklerden uzak kalmış olan Çin halkı ve diğer ulusal kitleler; tüketim ve israf hastalığının ilk safhası olan yaşam kalitesini eşya ile iyileştirme güdüsüne kapılmıştır. Yıllardır büyük bir tutumluluk ve saygı ile korunan eşyalar, gereçler ve mekanlar terk edilmeye başlamış. Bunların yerini yeni eşyalar ve mekanlar almamaya başlamıştır.

* * *

Toplumun yaşam şeklinde görülen bu değişim büyük kentlerden küçük kentlere doğru yayılmaya başladığında küçük kentlerin insanlarında da büyük kentte yaşama isteği ortaya çıkar.

Bu olurken eğitim sisteminin parçası olan öğrenciler ve memurların rotasyonları ile yakın kırsal bölgelerde de bu eğilimler ortaya çıkmaya başlar. Büyük kentler ve çevresinde gelişen seri üretim küçük kentlere taşınır. Bunun sebebi büyük kentlerin pahalı insanlarından kurtulmaktır.

Son aşamada büyük kentlerde ve küçük kentlerde yayılan seri üretim, gelirini paylaştığı halka yetersiz gelir. Cep telefonları, bilgisayarlar, beyaz eşya, ev gereçleri ve betonarme evler ile tanışan halk tüketim dünyasının müritleri haline gelmiştir.
Geri dönülemez nokta budur.

* * *

Ülkeyi yönetenler, yüz yıla yakın bir süredir baskının ve yoksulluğun etkisi ile itaatkar halkın üretme gücünü kullanmak isterken basit ve plansız bir stratejinin kurbanı olmuşlardır.

Sonuç olarak halkın tüketim toplumu haline gelişi süreci üretim maliyetlerine yansıyacak. Bu da; yaşanan “ucuz ürün yapabilme” kozunu Çin’in elinden alacaktır.

Fiyatlar normale çekildiğinde geçim derdi ile karşı-karşıya gelecek Çin halkları gerçeğin farkına varacaktır. Kendi hallerinde yaşarken on-onbeş yıldır önlerine koyulmuş olan “Kaliteli bir yaşam tarzı” nı devam ettirmekte zorlanacaklardır.

Çin devleti, halkının önüne koyduğu yeni yaşam standardının devamından başka bir çıkış yolu bulamayacak.
Ya halkına para vererek kendisini, yada vermeyerek rejimini mahvedecektir.

* * *

Savaşı tartışmasız bir şekilde kapitalizm kazanacaktır. Ama kapitalizm, sanıldığı gibi belirli bir devletler gurubunun yada siyasi bir kesimin silahı değildir.
Serbest piyasa denilen sistemde; elinde para bulunan herkesin eğilimlerinin bütünüdür.

Yani; bir kesimi suçlayabilmek yada sorumlu tutabilmek, ancak sorumluluğu üstlenmek istemeyenlerin aczinden kaynaklanır.

Güç sahibi olmamak bir yenilgidir. Bu yenilgi; güç sahibi olana engel olamama şeklinde kendini gösterir.

Paranın kazanca dönüşmesi isteği engellenemez. Ama kazancın oluşması ile ilgili kurallar korunabilir. Bu da; gücün, yani paranın elindedir.

* * *

Çin hükümetinin olup bitenleri planlamış olmadığı kesindir. Zira planın yarım bir süreci içermesi beklenemez.
Sonuçlar göz önüne alındığında ortaya çıkan durum bir hezimettir.
Tüketim toplumu çok büyük bir kitleyi kendi saflarına katmıştır.
Devlet olmanın ciddiyeti bu muazzam kitleyi de beslemeyi zorunlu kılacaktır. Çin hükümeti masum bir kalabalığı bu savaşta kullanmış ve üretim çarkına dahil ederek kirletmiştir.
Sistemin tümünü oluşturan serbest piyasa, Çin ile birlikte yüzde yirmi büyümüştür. Yeni katılan “en fakir” bir milyar mürit ile birlikte tüketim toplumu beş milyara yaklaşmış olacaktır.
Bu istila, son bağımsız bireyin katılımına kadar sürecektir.

Murat Sevgi

(Devam edecek)

Bu blog şu ana kadar 3833 kez görüntülenmiştir..
« Blog yazarının önceki blogu Blog yazarının sonraki blogu »
« Bu kategorideki önceki blog Bu kategorideki sonraki blog »
  Yorum yaz   Soru sor   Gönder     Yazdır   Hata bildir
Bu blogu paylaş
Facebook Google Yahoo Mixx Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Uyarı: Milliyet Blog kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. Blog kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları Blog kullanıcılarına rücu edilecektir.
Diğer blog yazarlarımızdan
Kategori: Edebiyat

Peki bunları vuranlar kim? Veya neden?

Neden ve ne için öldürüldüler? Bilen, arayan, soran var mı? Allah aşkına, bilen var mı? Eşleri, çocukları nice oldu? Ateş düştüğü yeri yakar… 1970’ ten bu yana bilinen veya bilinmeyenler tarafından öldürülenleri yazıyorum. Hepsini rahmetle say...

Abdülkadir Güler
03.02.2010 22:43:56
Kategori: Şiir

Sorgu

Gürültüler...

Gölgeler...

Hepsi bir yerdeler

Ve sorguda bir adam

Suçu, düşünmek yurdu ulusu

Yargılayamaz beni üç beş piç kurusu

Cahil cühelanın eline kalmış davam

Yedi düvele diz vurduranlar...

Kağan Bahadır
06.02.2010 17:21:28
Kategori: İlişkiler

Neyin acısıdır bu? aşkın mı?

Bir varmış... Bir YOKMUŞ..

Bir erkek varmış...Bir de kadın..

Bir siz varmışsınız... Bir de sevdiğiniz....

***

Bir mutlu olurmuşsunuz onun yüzünden... Bir mutsuz.... Artık mutsuz olmak istemediğnize kanaat getirip, ...

Personal Jesus / Kaan Pekçok
05.02.2010 11:09:50
Kategori: Güncel

İktidarın(Erk'in) zarafeti

"Kusura bakmasınlar bu ülke yol geçen hanı değil" Tekel işçilerinin eylemini eleştirirken... RTE Başbakan

"Bırakın beni lan i.neler..." TBMM'nde elindeki tutanağa atfen...Bekir Bozdağ AKP G...

H.Hüseyin Dulun
03.02.2010 22:48:45
Kategori: Astroloji

Semavii’den 2010 terazi burcu yıllık yıldız yorumu

(Not: Yükselen Burcunuzu da okumayı unutmayın. Yükselen Burç bazen gelecek yorumunda daha geçerli olur. )

Terazi Burcu ( 23 Eylül-22 Ekim )

Bu sene Teraziler için hayatlarına çeki düzen verecekler...

SEMA KILIÇ
08.02.2010 03:01:23
Milliyet.com.tr Milliyet Emlak Real Age Arabam.com Hangisinegitsek.com Araki Bulaki BizeBiz 1445570