- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Herkes proleter olur mu ? (Bakkaldan - süpermarkete)

Marketler mi süperleşiyor, yoksa esnaflar mı proleterleşiyor.
Anadolu sosyo-ekonomik kültürü, yeni çarşı ekonomik yapısını ne kadar sessiz karşılar. Marketlerin, bakkalların, esnafların süperleşmesi yok. Süpermarketlerin onları da aşan makro ve mega marketlerin yerel pazar çarşı aktörlerini figüranlaştıran süpüren süper pazarlama mağazaları geldi ve gelecek.
Marketlerin süperleşmesi magrolaşması, megalaşması devam ederken, özgür ve özgün esnaf ne yapacak. Peki bu kentsel ticari ekonomik birimler özgür konumlarını terk edip proleterleşecek mi ?
Onun için mi ilçelere kadar organize sanayii temelleri atılıyor. Açıkta kalan esnaf aç kalmasın iş yeri bulunsun asgari'ye razı olsun mu deniliyor.
Kırsal kesimde ki tarım da görülen populasyonu da kentlere kaydıracak olan yeni ekonomik politikalar. Tarımsal nüfusu sanayiye kaydırırken tarımda bütünleşmeyi hedefleyip daha verimli işletmelerin doğmasını sağlayacak belki, ama ırgatlık sosyo-ekonomik yaşam biçimi kentsel sanayide fabrika ağalığının yapısallığında devam edecek se özgür kırsala alışmış kültürel yaşam şekli kentleşecek mi?
Kırsaldan akan nüfus, kentsel açığa çıkan nüfusla birleşerek fazla işgücü yığılımı gereği asgarinin altında iş talebi ile üretimde maliyeti düşürüp uzakdoğu ile rekabet düşünülüyor olabilir. Kısa vade de sosyo ekonomik yapı bozulsa da kültürel erozyonun getireceği sorunlar toplumun her kesimine yansıyacak. Bu sosyolojik karmaşıklıkta toplumun bir kesimi için yıllarca uğraşacağı metaryal üretmiş olur. Aydınlar da bu sorunları çözmekle uğraşsın !
Bu değişimin sosyo-psikolojik yansımasının bedelini öderken, elbette her kesim payını alacaktır.
Ekonomi gerçekten sosyolojik açıdan amacına ulaşacak mı, yoksa bu değişim sadece ekonomik sektör olarak sadece makro olarak büyümeyi mi hedefliyor. İstihdam sadece mecburi razı olunacak işte garantisiz çalişma ümidi olarak ulaşılacak hedef olup, sosyal insan düşüncesi ve doğanın özgür alanının hür insanlarını kent sokaklarının karanlıklarında yeni sosyal proplemlerin potansiyel kaynağı mı olacaklar.
Yükselen Çin ekonomisiyle rekabet için ülke, sosyo ekonomik yapısının hızlı değişimi hangi sosyal problemleri doğuracak! Gerekli önlemleri düşünen de vardır elbet. Ne de olsa işini kaybedan kırsal tarım nüfusu, kensel iflas işsizleri ile birleşip, istikbalde gelişecek sanayiinin önünde potansiyel hazır işgücü oluşturacak. Bu imkanlarla yeni kapitalist aktörler ve işveren sınıfı oluşacak, devletin sırtından istihdam baskısı kalkarken, işbilir müteşebbisler de bu fırsatan yararlanıp karlı olacaklar. Hem de Çin gibi ülkelerle pazar yarışında desteklenmiş olacak.
Eh bu süreçte kent esnafı da işini kaybedp iflas ederek bu kalkınmaya katkı yapacak. Kendi işinde patron iken proleter olacak. Ama ben Anadolu'nun özgün kültür birikimi ve iş özgürlüğüne alışmış, bunu nesillerce hayat biçimi yapmış insanların sosyo ekonomik kültürü ile bağdaşacağını hiç sanmam. ? Toplum olarak bu süreçte aktör olanlar figüranlığa geçerken bunu nasıl sindirecek. Bunun için işçi haklarının popüler olup sanayi sektörünün isçi istihdamnı cazip kılacak potansiyel de olması gerekmektedir.
Kendi iş özgürlüğünü, nasıl başkasının asgari ücret veya altında kiralattırabilir. Yerleşik sosyo-kültürel yapı, Bu öne sürülen sosyo-ekonomik yapıyı sindirirmi?
bütün bunları önümüzdeki süreçte, zaman gösterecek.
Nariçi.