Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Emine Supçin'in insanlığı sorgulayan kitabı çıktı..."Hiç"

:) Merhaba Erol Bey. Gülümseyerek başlıyorum çünkü Şairimiz Nedim Üstün'ün "Sayın NutkuTutulanBayan" tanımlamasına takıldım :) Ben de kendisine, kendisinin meftun olduğum bir şiirinden esinlenerek; "EsirgeyenVeBağışlayanŞairinAdıyla" sesleniyorum :)Emin olun ben de özledim. Her ne kadar giden dostlarımızın özlemi çökmüş olsa da buralara, arada yarı yavan tatsızlıklar yaşanıyor da olsa, MB bambaşka bir platform. Elbette yazacağım arada. Ve elbette hiç bir dostumu,arkadaşımı unutmuş değilim buradan. Hem size bir şey söyleyeyim mi? Reelde tanıştığımız insanların konuşmalarını hatta bazen kendilerini unutabiliyoruz ama sanal dediğimiz kurgu doğrudan beyne işlendiği için midir nedir bilinmez, onlar unutulmuyor. Yazacağım değerli şairim ve sevgili dostlarım. Ama buradaki yorumlarıyla ama facebooktan yorumlarıyla kutlayan, değer katan, kitabı alan-okuyan tebrik eden tüm güzel dostlarıma tekrar tekrar teşekkür ederim. Size de yeniden bin saygım, sevgim, selamlarım ve minnet duygularımla TŞKLER

23 Haziran 2012 01:24
Emine Supçin'in insanlığı sorgulayan kitabı çıktı..."Hiç"

Erol Bey..."Nutkun tutulması" kavramını bilir misiniz?... Yaklaşık bir saat önce okudum bu muhteşem yazıyı...Ve bir saattir, yutkunamıyor, öylece bakınıyorum..Hangi sözcük kullanılır, teşekkür etmek için, inanın bilemiyorum."Kadim Dost" tanımlamasına uyan o harikulade yaklaşımınız, kitabı hemen alıp - okuyup paylaşmanız, hepsinden öte her daim yakın hissettiren saygın ve naif ilginiz için, varlığınız için BİNLERCE KERE TEŞEKKÜR EDERİM...Müsaadenizle bir -iki teşekkür daha eklemek istiyorum. Günümüz acımasız yayın dünyasında, bir yazarın ilk kitabına fırsat veren, kitabın A'dan Z'ye tüm detaylarıyla ilgilenen yayınevim Destek'e ve yayınevimin güzel sahibi Yelda Cumalıoğlu'na gönül dolusu TEŞEKKÜR EDİYORUM...Ve Milliyet Blog camiasına teşekkür etmek istiyorum. Hem MB'nin varlığına ki yazarlık sürecime çok fazla katkısı oldu, hem de sizin de dahil olduğunuz dostlar grubuna. Yorumlarıyla, varlıklarıyla daima yanımda hissettiğim tüm blogger dostlara MİLYON TEŞEKKÜRLERİMLE...

21 Haziran 2012 18:51
Nerede bu mutaassıp sanatçılar?

Hoş geldiniz, Milliyet Bloga ve bizlere şeref verdiniz değerli Saban. Aynen dediğiniz gibi, ne "Devlet emriyle sanatçı olunur" ne de herhangi bir dogmanın güdümüyle.. AKP ya da uzantıları veya benzerleri, özgür düşünceye temelde karşı oldukları için sanatçı çıkaramazlar. Ancak ezber eden, taklid eden tipler türeyebilir. Zira sanat kendi içinde tüm dayatmalardan, zorlamalardan uzak; özgür ve alabildiğine uçsuz bir duyuş şeklidir... Yazık oluyor ülkemize... Kaleminize sağlık. Tekrar, hoş geldiniz.

08 Mayıs 2012 16:02
Milliyet Blog İdaresine "Suç Duyurusunda Bulunuyorum!"

Ersin dostumuzun yorumuna aynen katılıyorum... Denecek başka bir şeycikler yok...

26 Nisan 2012 02:16
23 Nisan şiiri

O muhteşem şiir bugün senin dizelerindekine dönüşmüş gibi gözükebilir.. Fakat... Fakat, "Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şen" olacağımız günler çok uzak değildir...! Tek bir kişi kalana kadar; "Ya istiklal, ya ölüm!"..

26 Nisan 2012 01:50
Masum bir prezervatif fıkrası....

:)))))))))))))) (Hala gülüyorum, yapacak yorum da yok zaten) :))))

25 Nisan 2012 12:17
Ümit Usta'yı da kaybettik

Bazı karakterler vardır, aile efradı gibi olurlar yıllar içinde. Sanki beyaz camda değil de sokağımızda yaşayan biridir. Ümit Usta da onlardan biriydi... Işık içinde uyusun..

20 Nisan 2012 16:14
Hayat; yenilgiler, rastlantılar, direniş ve sonuç!

"... Hayat işte..." dedirtti yazın. Tıpkı bir çocuğun yürümeyi öğrenme aşamasında, yüzlerce kere düşse de hiç vazgeçmeden yeniden ve yeniden denemesi gibi kalkabilmek gerek her düşüşte. Ama yürümeyi öğrenmeye benzemiyor bazı düşüşler... Değil yürümek, ayağa kalkmak bile istemeyebiliyor insan... Galiba 'umut ve cesareti' kaybetmemekte yatıyor mesele. Bir süre sonra biliyorsun ki, 'yaşarsın'. Hani diyor ya şair, "Sensiz yaşayamam deme, yaşarsın!" o hesap, düşünce de kalkmayı öğreniyorsun. Üstelik sebebi, içinde taşıdığın umut ve cesaretten değil; mecburiyetten oluyor :)Ve tam öğrenmişken düşe kalka yürümeyi, bitti diyor bir ses. Bu kadardı... Kalemine sağlık değerli dostum. Nefisti yine, her zamanki gibi...

20 Nisan 2012 11:40
Halkımız neleri konuşuyor?

Bağıra bağıra ve yüksek sesle söylüyorum: BU ÜLKE DİN TÜCCARLARINA BIRAKILAMAYACAK KADAR DEĞERLİDİR!! Kaleminize sağlık üstadım...

20 Nisan 2012 11:21
Ne ‘Lustral’ ne de ‘Prozac’, sadece birazcık “G. Perec”

Tarzlarınız birbirine benziyor, değerli dostum :) Benzer, benzeri bulurmuş... Kalemine sağlık :)

17 Nisan 2012 19:10
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 3783
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3100
Kayıt tarihi
: 23.07.08
 
 

Eğitim sürecinin bazı bölümleri Almanya ve İngiltere'de olmak üzere en son PAÜ'den eğitim uzmanlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    Cehaletin tek korkusu kadındır.Çünkü kadın öğrenirse çocuklarına da öğretir.(Dokunulmamış Kadınlar)