Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
"Soğuk Savaş" "Tevhid-i Tedrisat"ı bozdu, sonrası belli...

Sayın Kesici, sanırım dersane öğretmeni olunca eğitimin her yönünü bildiğini sandın. Kanaatimce Atatürk'ün tanımladığı "Cumhuriyet Aydın"ı nedir onuda yanlış anladın. "TEVHİD-İ TEDRİSAT" Kanununun 4. maddesinide okumadın her halde... O 4. maddeyi ekliyeyimde okursanız faydalı olur. İlahiyat Fakültelerinin ve İmam Hatip Liselerinin dayandığı madde budur. Saygılarımla. Madde 4 - Maarif Vekaleti yüksek diniyat mütehassısları yetiştirilmek üzere Darülfünunda bir İlahiyat Fakültesi tesis ve imamet ve hitabet gibi hidematı diniyenin ifası vazifesiyle mükellef memurların yetişmesi için de aynı mektepler küşat edecektir.

07 Aralık 2012 21:26
12 yıllık zorunlu eğitim neye hizmet ediyor...

Yazınızı okudum. Mesleki ve Teknik Öğretim ile ilgili görüşlerinize katılmıyorum. Bir kere rakamlar nufus artışı dikkate alınarak değerlendirilir. 8 yıllık zorunlu eğitim elbetteki iyi olmuştur. ona kimsenin itirazı yok. Ama 28 Şubattan sonra meslek liseleri için üniversiteye girişteki engel meslek liselerine rağbeti azaltmıştır. Şöyleki 1998 de tüm lise öğrencilerinin %42 si meslek lisesine giderken bugün % 36 larda seyrediyor. Bizi İmam Hatip okullarına da meslek lise kabul edip rakam yükselterek, oran yükselterek kandırmasınlar. Dünyanın hiçbir yerinde dini okullar meslek lisesi sayılmaz. Bir başka konu 1998 den önce Çıraklık eğitimi gören öğrenci mevcudu 300.000 nin üzerinde idi bugün 200.000 civarındadır. Sanayici eleman bulamıyor. Çünkü eğitim gören yok. Özetle şunu diyorum. Temel eğitim 12 yıl tamam içi iyi doldurulmalı. Aksi halde başkaları doldurur ülke zarar görür. Bir kere İMAM HATİP ile MESLEK LİSELERİ birbirinden ayrılmalı ve sorunları ayrı ayrı düşünülmeli.Saygılarımla.

25 Şubat 2012 14:04
Eğitimde 4+4+4 taktiği...

1+4+4+4=13 şeklindeki eğitim olumlu bir adım. Çünkü Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ileri Avrupa ülkeleri böyle uguluyor. Anlaşılmayan konu şu İmam-Hatip ile Meslek Liselerini birbirine karıştırmak.Bunların sorunları ayrı ayrıdır. Ayrı düşünmek gerekir. 1960 darbesinden sonra Sanat Enstitülerinin yani meslek liselerinin orta kısmı kapandı. Kimse ses çıkarmadı. Şimdi İmam-Hatim deyip yatıyoruz. İmam-Hatip deyip kalkıyoruz. Ne olur 200.000 İmam Hatipli için iki milyon meslek liseliyi yakmayalım. Saygılarımla

24 Şubat 2012 17:04
Dersim özrü, kuyrukta bekleyen özürlere kapı açar mı? (Yol açılmaya görsün)

Sayın Turgut Çelik, emekli eğitimci olarak sizin taşıdığınız kaygıları bende taşıyorum. Deve letin devamı, birlik ve beraberliğin korunması adına isyan bastırılmasını suç gibi göstermek yanlıştır. Tunçeli'ye devlet lise ve sanat okulu açatığı yıllarda Süleyman Demirel'in memleketi Isparta'da Lise yoktu. Ayrıca Tunçeli'den göç eden ailelerin içinden çok sayıda milletvekili, bakan, başbakan yardımcısı çıktı. Devlet kindar değildir. İsyan bastırılmıştır. Kalanlara da her türlü yardım yapılmıştır. Bu gibi özürler bi,rleşmeyi değil ayrışmayı getirir. Başarılar dilerim.

26 Kasım 2011 12:36
Teknik öğretmenlerin "Örgütlenme" sorunu

Sayın Budak, Yazını okudum, güzel şeylere değinmişsin. Şu anda Teknik Öğretmenler Derneği var 50 yaşında, TEKEV dediğimiz Teknik Eğitim Vakfı var 23 yaşında bu örgütler tutarlı samimi ve siyaset üstü anlayışla faaliyet yapsın pek çok sorunu çözer. Teknik öğretmenler geri durunca bu örgütler sadece adını muhafaza ediyor. Bilmiyorum rastladın mı? Ben 3 yıl önce öğrenci velileri ağırlıklı METED ismini verdiğim Mesleki ve Teknik Eğitim Derneği kurdum. Şu bir aydır bildirilerle ve Tv programları ile yaptığımız çıkışlar bazı yerleri harekete geçirdi. Bir de daha güçlü ses olsa, belirttiğiniz gibi birlik olsa çözüme doğru gidilecek. Saygılarımla.

23 Ocak 2010 21:20
19 Maden İşçisi

Sayın Şahin, Yazınızı dikkatle okudum. Bir şey ilava edeyim. Dünya devletlerinin çoğunda iş güvenliği eğitimi almamış hiç kimseyi bırakın maden ocağına hiç bir işletmeye sokmazlar. Hatta her işletmede en az bir iş güvenliği uzmanı bulunur. Bizde ise Endüstri Meslek Liselerinde İş güvenliği dersi almak 1990 lı yıllarda mecburi idi. Bu gün böyle bir ders yok. İş güvenliği eğitimini Çalışma Bakanlığı sadece ben veririm diyor. İhtiyacın % 10 nunu bile karşılayamamakta. Ve Mevcut yasalar uygulanmamakta. Maden ocaklarında çalışan işçilerimiz hiç bir işgüvenliği tedbirleri alınmadan kaderine terk edilmektedir. Maden Ocağında hayatını kayveden işçilerimize Allahtan rahmet diliyorum. Hepimizin başı sağolsun.

12 Aralık 2009 22:17
Ben Bayırdamı köyü öğretmeni

Sayın Hocam, Sanırım yanlış anladınız. Biliyorsunuz 80 ihtilalinden sonra YÖK kuruldu. Öğretmen okulları YOK oldu. İlk Oğretmen Okulları, Eğitim Enstütüleri, Yüksek Öğretmöen OKulları ve Yüksek Teknik Öğretmen Okulları, Kiz Teknik Yüksek Öğretmen Okulları gibi GERÇEK ÖĞRETMEN yetiştiren kurumlar YOK oldu. Şimdi seçerek öğretmen yetiştirmiyoruz. Tesadüfen öğretmen yetiştiriyoruz. Son 20 yılın öğretmenleri okumuyor, yazmıyor ve geçinebilmek için ikinci iş arıyor. Yani ülkemin öğretmenleri hasta ve tekniği kullana mıyor. eskisinden manen daha kötüyüz. Bende sizin Bayramınızı kutluyorum. Saygılarımla. SAMİ NOGAY

25 Kasım 2009 18:03
Ben Bayırdamı köyü öğretmeni

Sayın Hocam, Öğretmenler gününüzü kutluyorum. Öğretmen bir milletin rehberidir. Biz öyle öğ-rendik. Ama öğretmenin bu günkü durumunu düşündüğümüzde. Bu yüce millet REHBERLERİ ÖLÜM DÖŞEĞİNDE HASTA MİSALİ yaşamakta. Saygılar sunuyorum. Sami NOGAY

25 Kasım 2009 10:03
Yüz Öğretmenden 37'si Mesleğini Sevmiyor

Öğretmenlerle ilgili çok önemli konuları dile getirmişsiniz. Sizi tebrik ederim. Öğretmenler görevini yapmadığı veya yapamadığı için ülke bugünkü halde olduğunu düşünüyorum. 600.000 öğretmen aileleriyle birlikte 3.000.000 kişi demektir. En az etki alanını düşündüğümüzde 5-6 milyonu geçer ki bir iktidara iktidarı kaybettirecek veya bir partiyi iktidara getirecek büyük bir güç ama herkes ayrı ayrı dağın davulunu çalıyor. Birlik olsa hem kendini hemde ülkeyi kurtaracak. Tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarım. Saygılar

23 Kasım 2009 18:42
Eğitimde Program Uygulamaları üzerine

"Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler sonrasında yine eğitim sektöründe bu kez denetmen olarak devam ediyorum. Kökten reformlar yerine küçük adımlarla fakat sürekli iyileşme ve geliştirmenin önemine inanıyorum." Sayın Hocam, Yukarıya aldığım yazı size ait iyileştirme yanlısı olduğunuz yazılı peki Türkiye de program mı değişiyor? Program mı gelişiyor? Hangisi yapılıyor? İncelediğimizde ortalama 2 yılda bir program değişmiş. Hiç geliştirme yapılmamış. Sizin gibi akedemisyenlerin anlayacağı şekilde değil herkesin anlayacağı şekilde söyliyeyim. Konular herkesin anlayacağı şekilde anlatılırsa anlaşılır. İki yılda bir konuların yerlerini değiştirerek değil. Bir kere eğitimci daha iyi nasıul anlatırımı aramalıdır. Bu konuyu beğenmedim o halde değiştireyim anlayışı yanlıştır. 1948 ilkokul programı 1968 e kadar, 1968 ilkokul programı 1986 ya kadar devam etmiştir. Sonra her aklı esen program değiştirdi. Sonuç belli... Saygılarımla.

25 Ekim 2009 11:04
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 2165
Kayıt tarihi
: 30.09.09
 
 

1948 Isparta-Senirkent doğumluyum. Teknik Öğretmenim. Uzun yıllar öğretmenlik, idarecilik yaptım. Ba..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster