Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Dilenci vapuru

karışık olmuş hakketten, bakınca bende anlamadım:)

08 Ağustos 2008 16:41
Dilenci vapuru

insanoğlunun en büyük "bastırma"sıdır ölüm demişler ya doğru demişler...hiç olmayacakmış gibi düşünmezsen devam edemiyorsun yaşamaya...

08 Ağustos 2008 08:47
Dilenci vapuru

şehri terk edip giden çok çabuk unutuluyor, şehir kalabalık, yoğun hareketli..ondan yoktur şehri terk edip giden arkadaşın..:) kızmaca alınmaca yok..seçtim, tersinden anladım, takıldım...:)

21 Mart 2008 14:51
Gördüğünü kendine sakla, güzel şeyler söyle bana

unutmuşum yazmayı, o dönemde hepimiz birer sayıydıysak, sen de pi sayısıydın...söylemeden geçemedim..:)

06 Mart 2008 08:57
Gördüğünü kendine sakla, güzel şeyler söyle bana

1 de 0 da hayatlarında bu kadar erken 10 olabilmiş olmanın tüm avantaj ve dezavantajlarını, harçlığı gazoz vs.den ibaret olan bizlere kıyasla çok daha fazla yaşamışlardır eminim...1 de 0 da bir kere 10 olduktan sonra aynı kalmamıştır, başka başka rakamlara dönüşmüşlerdir... 1 i de 0 ı da ayrı ayrı ve 10 olarak çok severdim, çok çok severdim, o zamanlar sevgi bu kadar rahat ifade edebildiğimiz bir şey değildi herhalde (küçücüktük sonuçta) Eminim yine yakınımda, yanıbaşımda olsalar yeni oldukları hallerini de çok severdim...Özlediğimi hissettim...ellerine sağlık...

05 Mart 2008 16:20
Beden eğitimi öğretmeni Mehmet

...ama bu çok güzel olmuş...

20 Şubat 2008 09:41
Dilenci vapuru

benim de bazen tamamen aynı havaya maruz kalmalarına rağmen bir elim üşür, bir elim sıcacık olurdu...ona gereken şefkati göstermek aklıma gelmemişti deneyeceğim..:) ayrıca beden öğretmeni mehmet öyküsünü fena halde bekliyorum...

05 Şubat 2008 11:12
Nereye gittiniz çocuklar?

hep onlar dönerler salıncağın başına ... arkadaşlarını aramaya:)

11 Ocak 2008 10:57
Nereye gittiniz çocuklar?

ümit veren tüm çocukları seçer hayat üzerine binmek ve inmemek için. Buna rağmen okumaya, yazmaya, sormaya, anlamaya çalışmaya, aşık olmaya direnir ya ümit veren çocuklar, belkide o yüzden hep onlar...

08 Ocak 2008 09:38
Taka!

Ben bir çocuğa aşıktım.Sonrasında telefonla ayrılmıştık.Çevremdekiler,bu güzel sesli,iyi beste yapan ama yalan söyleyen,çevresinde çok insan olan, ama arkadaşlarını üzen çocuğa niye aşık olduğumu anlamamıştı.Ayırmaya çalıştığı esas oğlan da sonrasında mektupla ayrıldığı esas kızla birlikteydi. O zamanlar “onda sizin gördüğünüzden farklı bi şey görüyorum,eğer yoksa bile kesin yaratırım” adı verilen ve hemcinslerimde de görüldüğnü sonradan öğrendiğim sendroma sahiptim.Ergenlik ve delilik hengamesinin arasında hiçbiriniz aşkımızı anlamıyorsunuz tavrına girdiğimizin üstünden az zaman geçmişti, başkasına aşık olduğunu söyleyip gitti. Kötü oluyor insan.Gerçekten kötü oluyor. Sonra geri geldi.Sonra geri gitti.Sonra yine.Sonraları o kadarda kötü olmuyor insan.Kötü olmak küçük ve şevkli olma haline mahsus bir duygu olarak kalıyor. Büyüyor ve unutuyorsun.Sonra esas oğlan bir yazı yazıyor. Puslu bir günde, her anın nasıl zihnine geri gelebiliyor olduğuna şaşırıorsun.Güzel yazı:)Formdasın...

06 Kasım 2007 14:00
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2382
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

2000'de psikoloji bölümünde lisansımı, 2003'de yine psikolojide yüksek lisansımı bitirdim, doktoramı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster