Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Göbek mi atsam?

Küreselleşme kendi tahribatını farkettirmemek için kullanıyor televizyonu. Bugün çokuluslu şirketlerin elinde değil mi zaten medya.? Biliyor musunuz ki, uyuduğumuzda beyin, televizyon izlerkenden daha fazla çalışıyor. Önce tecavüze uğrayıp sonra göbek atılmasının ardında başka ne olabilir? Yazı çok güzeldi, elinize sağlık. Sevgilerimle...

30 Ağustos 2007 00:48
Bir çağ yangınıydı bu...

Uzun zamandır küreselleşmenin bu kadar güzel anlatıldığı bir yazı okumadım. küreselleşme ve onun getirdiği tahribatın farkına varılmasın diye kondu evlere o "aptal kutusu" diye düşünüyorum. Biliyor musunuz ki televizyon izlerken insanın beyni uyurkenki durumdan daha az çalışır!.. Getirdiği asosyal durum da cabası... Çok çok güzeldi, elinize sağlık. Sevgilerimle...

30 Ağustos 2007 00:41
Şehvet düşkünü Fahriye

Ahlak ve şehvet birbirinden ne kadar uzak duran kelimeler değil mi? Birinin ne kadar insani, diğerinin ne kadar hayvani olduğunu düşünegelmişizdir. Acaba gerçekte de öyle midir? Hem ahlaklı hem şehvetli olmak mümkün müdür? Galiba mümkün. Ara ara ahlaklı, ara ara şehvetli olmak yerine şehvetli bir ahlak en tercih edilesidir galiba... İki yazı da güzeldi, sevgilerimle...

30 Ağustos 2007 00:24
Sevgim bitmez

Şimdi olsa herhalde evli çiftlerden ikisi de su dökmek ister, ama yakalanacağı ve küçük düşeceği korkusuyla hep diğerinden bekler ve ağaç kurur. Çünkü gurur aşkın önüne geçmiş durumda. Yine de umudumuzu yitirmemek dileğiyle. Sevgilerimle...

29 Ağustos 2007 06:38
Vücudun koruyucu kalkanı aşı

Hocam verdiğiniz bilgiler için sağolun. Aşı çok önemli, ülkemizde hala bir çok insan aşı ile korunabilecek hastalıklardan kaybediyorlar hayatlarını. Engelleyebilmek umuduyla... Sevgilerimle...

29 Ağustos 2007 06:34
300 gram kötülük

Bana şurdan yarım kilo kötülük, yağlı ve acılı olsun.:) terbiyesini ben evde yaparım.:) sevgilerimle...

29 Ağustos 2007 06:22
Ölüm...

"zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm" dizesi çok etkileyici. evet belki de zamanın sonsuzluğunu ancak ölüm bitirebiliyor, insanlar aslında bu sonsuzluğun birgün biteceğini önceden bildikleri için dayanabiliyorlar bu acıya, onun içindir ki en dayanılmazı erken bitiştir, yani beklenmeyen bitiş... güzeldi, zevkle okudum. sevgiler...

29 Ağustos 2007 06:12
Acemi Şansı

Attığın taşın veya gelen kağıdın büyüklüğü değildir oyunda önemli olan, önemli olan o sıra neye ihtiyacın olduğudur. onun için bazen hepyek, düşeş'ten daha değerlidir. ve hayat öyle bir oyundur ki neye ihtiyacın olduğunu oynadıktan sonra anlarsın. bazen ihtiyacın olmadığını düşündüğün yaşanılan, ilerde öyle bir "iyi ki" dedirtir ki sen bile şaşırırsın... "iyi ki yaşamışım"ların çoğalır umarım. sevgiler...

29 Ağustos 2007 06:05
Psssst ve hossst üzerine deneyler

Hocam adamların kedi, köpekleri bile kültürlü. haklarını ezdirmiyorlar.:) biz de öyle mi.:)) Sevgiler...

29 Ağustos 2007 05:57
Özgür(mü) İradem

Evet önce ne istediğimizi bilmek, isteklerimize göre öncelik sırasını belirlemek, aşksa aşk, işse iş... ne istiyorsak önce o... ama görünen o ki insanların çoğu ne istediğini bilmediği için, karşıdan ne istemediğini ortaya koyarak kapatıyorlar bu açıklarını... yazı güzeldi.. keyifle okudum, sevgiler...

29 Ağustos 2007 05:52
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 196
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 2815
Kayıt tarihi
: 17.02.07
 
 

1985 yılının bir Nisan sabahında (ki kendisi 15'i olur) sabah ezanından sonra (saat daha bizim kö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster