Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İpek Çevik

Sayın Morgül, Kaptan Kusto'nun müslüman olduğuna dair yazılan bir blogda, yorumunuzu gördüm. Kaptan Kusto gerçekte müslüman olmamıştır, cenazi, katedralden kaldırılmıştır. Kendi vücut sağlığı ve midesini dinlendirmek için üç aya yakın bir zaman diyet yapar bunu da yakın çevresine "diyetteyim" diyeceği yerde "oruçluyum" derdi. İnsanlarımız yakıştırmayı severler, "müslüman oldu" şeklinde şayia yaydılar. Gerçi siz biliyorsunuz ama, bununla ilgili bir link gönderiyorum. Selamlar, saygılar size.http://agnostik13.blogcu.com/kaptan-jaques-cousteau-musluman-oldu-mu/835524

16 Ağustos 2012 00:52
CEVAP

Sayın Çevik, bu gibi konuları yazanların sorunu tarihsel veya dinsel konuların doğruluğunu araştırmaktan ziyade, belirli kişi veya kurumların reklamını yapmaktır. Aslında "google" diye bir ayna önümüzde varken bu aynaya bakmadan ahkâm kesenlerin niyetlerinin üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu kendi ifadelerinden de anlaşılmaktadır. İlginiz ve bilgilendirmeniz için teşekkürler. saygılarımla, esen kalınız.

16 Ağustos 2012 15:24
Filiz Alev

Merhaba Alaettin Bey..Öyle güzel ve değerli bir yorum göndermişsiniz ki,öncelikle çok teşekkür ediyorum. Ancak yorumu yolladığınız o yazım önce yayındaydı fakat sonra o saldırganların itirazlarıyla yayından alınmış durumda, ben de yorumunuzu yayına veremedim haliyle.O nedenle sizi de bilgilendirme sorumluluğu hissettim,en azından yorumunuzun akibeti açısından merak ediyorsunuzdur düşüncesiyle. Yazımda birkaç düzeltme yapıp tekrar yayına verdim, ancak şu an henüz ne yayına girdi,ne de reddedilmiş durumda bekliyor öylece:) Editoryamızın da kadına şiddetten yana olmadığı inancını muhafaza etmek istiyorum.Ve onların da bu tür hareketler karşısında gerçekleri ve doğruları örtmenin değil, aksine susmayıp, bunları herkesin de bilmesi gerektiğinden hareketle, benden yana, doğrudan ve yazımdan yana olup, saldırganların ekmeğine yağ sürmeyeceğini, bu gerçeği farkedeceklerini ümit etmeyi tercih ediyorum. Tekrar yorumunuz için çok teşekkür ediyor,saygılar sunuyorum. Msj.ımı da yayınlayabilirsiniz.

10 Mart 2012 19:46
CEVAP

Editörlerin , yayınladıkları bir yazının, sonradan kimilerinin itirazı karşısında yayından alındığını ilk defa duydum. Gerçekten, inanılır gibi değil. Editörler, kendi iş disiplinlerine aykırı olan bir tutum içine niçin girerler, aklım almıyor. Belki, başka bir şey var ortada, ama, başka da ne olabilir ki,? Yayınlanmış bir yazıyı, kaldırdıklarının sebebini de mutlaka bildirmeleri gerekir. Dediğiniz şekilde bir sebep göstermişlerse, Vay bizim halimize!!! Her şeyden önce kendi inandırıcılıkları kalkar ortadan. Önceden hata işlediklerini tasdik etmiş olurlar. Anlaşılır gibi değil, doğrusu! Bekleyip, bi görelim, bakalım. Bilgilendirmeniz için teşekkürler. selam ve saygılar.

15 Mart 2012 18:42
ErkanArkut

İşte yanıldığınız nokta bu, din bilime yol gösterir, aslında din ve bilim iç içedir. Bilim ilerledikçe hiçbirşeyin tesadüflerle oluşamayacak kadar kompleks ve karmaşık olduğu bilim adamları tarafından tespit edilmiştir. Ayrıca Kuran birçok ayette "araştırın" diyerek bilimin gerekliliğini vurgular. Saygılar, selamlar.

09 Mart 2012 09:28
CEVAP

"Din bilime yol gösterir" demek, hiç okula gitmeyip, kara cahillerin sözünü etmek demektir. İnsan ortaya çıktığında din mi vardı, büyücülerden -insanları kandıranlardan- başka. Hayret, o dönemde yaşıyor gibisiniz!! selam, ey manitu:)))

09 Mart 2012 12:23
ErkanArkut

Evrimi çökerten bilimin kendisi zaten, tek bir protein bile tesadüfen olamıyor, bir proteinin olması için başka bir protein gerekiyor. Evrimcilerin çoğu da evrimin hiç gerçekleşmediğini itiraf ediyorlar. Etmeyenlerde kariyerlerini kaybetme korkusundan itiraf etmekten çekiniyorlar. Evrimcilerin tutuşmasının nedeni tek bir evrimi ispat eden fosil olmamasıdır. Oysa milyonlarca fosil hayvanların aradan milyonlarca yıl geçmesine rağmen hiç değişmediğini ispat etmiştir. Dolayısıyla evrimi bilimin kendisi çökertmiştir. Saygılar, selamlar.

08 Mart 2012 12:05
CEVAP

Sayın Arkut, siz okumuş insansınız. Bilim, kurgusunu hazırlarken , hiçbir şeyin 'kesin doğruları olmamasından yola çıkarak en yakın doğrulara varır. Çünkü, bilir ki, her şey her zaman devinim ve değişim halindedir. . şu an bile vücudumuzda kaç hücrenin ölüp ölmediği belli değildir. Bilimin, sonsuzluğa açılan bir pencere olmasından yararlanan metafizikçi ve 'meta' yı kullananlar, "mutlak doğru" olarak Allah'a eş koşarak bilimi inkara kalkışırlar. Oysa Allah, "cennet kapısının anahtarları Âlimlerin elindedir" derken tam da bunu işaret ediyor. Evrime inanmayanlar, sözde bilim adamlarının dediklerine nasıl inanırlar, orası da meçhul. ya Şurası bir gerçek ki, inanç, bilimin bittiği yerden başlar. ! selamlar.

08 Mart 2012 17:37
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 213
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 932
Kayıt tarihi
: 02.02.10
 
 

İsveç`in Göteborg şehrinde oturmaktayım;  evli ve bir kiz bir oglan iki çocuğum var. İsveç`te..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster