Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1771
 

Müjgan

Müjgan
 

Korkmuş, şaşırmıştı, balonu az önce patlamış bir çocuktan farkı yoktu, gözleri nemliydi.

“ Beni askere almadılar” dedi. “ Şimdi bana kız da vermezler!”

Askerlik şubesinin yan tarafında, bahçesinde çınar ağaçları olan kahvehanenin en kuytu masasında oturuyordum, mevsim güze dönmüştü, insanın içini titreten rüzgârlar esmeye başlamış, öğleden sonraları yağmur yağar olmuştu.

“ Bu yıl çok askere gitmek isteyen var” dedim. “ Ondan!”
“ Bana sıra ne zaman gelir?”
“ Beş yılı bulur, bilemedin on yıl!”
“ Sevgilim beklemez ki beni o kadar?”
“ Sevgilin var mı?”
“ Yok, olsaydı beklemezdi… Sen buralarda mısın daha?”
“ Evet.”
“ Sıra bana gelince haber verir misin?”
“ Veririm.”

Ellerini cebine sokup, bahçeyi yorgan gibi örten sararmış yapraklara bir tekme attı, kapıdan çıkmak üzereyken geri döndü
“ İyi günler”
“ İyi günler”

Gazetenin spor sayfasına biri bütçe yapmıştı;
Maaş; 1.603
Kira; 750
Elektrik;140
Su; 85
Kömür; ?
Pazar; ?
Hesabın içinden çıkamayınca ‘ MÜJGÂN’ yazmıştı…

Koskocaman başlık atmışlardı, Cocu Gidiyor.
Cocu’nun kim olduğunu biliyordum fakat Müjgân kimdi?

Karısı mıydı, eski sevgilisi mi?
Müjgân, başıma ne geldiyse senin yüzünden geldi mi demek istemişti?
Yoksa durduk yere eski sevgilisi mi düşmüştü aklına?

İçeride gürül gürül yanan sobanın yanı başında emekliler uyukluyordu. Sabahın köründe daha çay demlenmeden geliyorlardı kahvehaneye, ceplerinde para yoktu, yediklerini, içtiklerini yazdırıyor, emekli maaşlarını aldıkları zaman hesabı kapatıyorlardı.

Gözleri sürekli kapıdaydı, tanıdık birileri gelsin, masalarına otursun, onları dinlesin, zamanında ne kadar önemli adamlar oldukları bilinsin istiyorlardı.

Kiminin prostatı, kiminin şekeri, kiminin gözünde katarakt vardı.
Evden çıktıkları zaman bu kahvehaneden başka gidecekleri yerleri yoktu. Arada içlerinden biri ölüyor, hep birlikte cenazeye gidiliyor, haftalar boyunca ölenin ne kadar iyi bir insan olduğu konuşuluyordu.

Akşam yemek yedikten sonra takma dişlerini su bardağına bırakıp geçmiş güzel günleri rüyalarında görme umuduyla erkenden uyuyorlardı.

Bazen farklı hatırlanan bir anı yüzünden kavga çıkıyordu.
O zamanlar da kahveci Mustafa giriyordu devreye;
“ Torun torba sahibi koskoca adamlarsınız, yakışıyor mu size!”
Kavga eden emekliler ayrılıyor, farklı masalara oturuyor, azıcık küs duruyor sonra yine barışıyorlardı.

Emekliler kendilerine neyin yakışıp neyin yakışmadığını düşünürken Müjgân ne yapıyordu, kim bilir?
Hesap kitap yapan adamın karısıysa, evde çamaşır yıkıyor, yıkadığı çamaşırları asıyor, mutfakta yemek yapıyor, çocuğu uyutmaya çalışıyor olabilirdi.
Belki o da bir isim yazmıştı gazete kâğıdına!
Başıma ne geldiyse senin yüzünden geldi mi demek istemişti veya durduk yere eski sevgilisi mi düşmüştü aklına…
Genç kızlık hayalleri neredeydi şimdiki hayatı nerede?

Ajanslar yarından itibaren yeni bir soğuk hava dalgasının yurda gireceğini söylüyor, emekliler soba başında uyukluyor, Niyazi olmayan sevgilisiyle evlensin diye askerlik sırası bekliyor, Müjgân çocuğu uyuttuktan sonra komşuya geçiyordu.

Hayat akıyordu…
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne var bu ''Müjgan'' isminde be abi. Tılsımı nerede? Ne zaman bu ismi okusam, ne zaman duysam ya da içinde geçen bir şarkı dinlesem, yılan gibi bir hüzün çörekleniveriyor ruhuma. Neden? Müjgan adında bir geçmişin mi var diye sorarsan o da yok. Bu isimde bir tanıdığımda yok. Eeee Hüzün? Ne bileyim işte... Saygıyla...

Özkan Sarı 
 14.11.2018 9:42
Cevap :
Al benden de o kadar. Bir filmde oynadığı karakterin adıydı da oradan mı aklımda kaldı bilmem, Müjgan ismini en çok Müjde Ar'a yakıştırırım.   14.11.2018 21:47
 

Damakta tad bırakan güzel bir öykü dili!..Elinize sağlık Ali bey.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 13.11.2018 22:01
Cevap :
Keyifle okuduysanız ne mutlu bana, teşekkürler selamlar  13.11.2018 23:47
 

Güzel, dilde lezzetli bir tat bırakan yazıydı. "Müjgan" ismi ise o lezzetin baharatı olmuş, Başka isim olsa bu kadar etkili olur muydu bilemedim. Yüreğinize sağlık.

Nurbanu Kablan 
 13.11.2018 10:24
Cevap :
Ankara'da bir sahafa kitap siparişi vermiştim. Kitapların birinin içinden çizgili defter kağıdı çıktı, defter kağıdında yazanların bir bölümünü gazetenin spor sayfasında okumuş gibi aktardım, telefon numarası da vardı arayıp Müjgan'ın kim olduğunu sorabilirdim pekala ama düşeceğim durumu bir düşünsenize...Beğeniniz ve yorumunuz için teşekkürler, selamlar   13.11.2018 13:00
 

O ne tattır ya damaklarda hissedilen aromaları birbirine değmeden hissettiriyorsunuz Ali Bey. Geriye doğru on blog'unuzu okudum bir nefeste. Her birinde anı yaşatan insanı alıp oralara götüren bahar yeli gibi tatlı anlatımınız. Yüreğiniz elem görmesin. Siz hep yazın biz okuyalım ha ne dersiniz. Var olun. Saygılarla...

Adil Bozkurt 
 12.11.2018 20:50
Cevap :
Zaman ayırıp yazılarımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim Adil Ağbi, moral oldunuz, Selamlar...  13.11.2018 2:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1268
Toplam yorum
: 7727
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1078
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı adlı kitabın yazarı... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster