Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '10

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
14088
 

Abhazya – dünyanın en beğenilen ülkesi

Abhazya – dünyanın en beğenilen ülkesi
 

Novi Afon


Güney Kafkasya'nın batısında, dağlarla deniz arasında uzanan, dört mevsimi bağrında barındıran, kıyılarında subtropikal bitki örtüsü, dağlarında bembeyaz karlar bulunan, Tanrı armağanı, masal diyarı "cennet" diye anılan bir ülkedir Abhazya. Bir zamanlar altın topuklu "Khi Şargutsa Sataney Guaşa" yaşamış, bu cennetin ırmaklarında… 99 yiğit doğurmuş "Nart" adında. Sonra Abhaz Prometheus'u "Abrıtskil" çıkmış, Abhazya ve Abhazlar'ı korumak adına. Fazla insancıl ve özgür olmanın bedelini bir mağarada zincire vurularak ödemiş, ama Abrıtskil ölmemiş.

Altın diyarı anlamında hep "Kol-khi-da" demişler buralara. Bunu duyan Argonotlar yelken açmış "Altın Post"u aramaya. Arkasından; altın kalpli "Rı-khi-Zushan" çıkagelmiş Kenan'dan. İsa'nın 12 havarisinden biri olan, Kenanlı Aziz Simon ölünceye dek, buradan yürütmüş misyonunu. Ölünce de, "Burada gömülmesi gerek." demişler.

Ve görkemli tarihinden kaynaklanan daha pek çok efsanesi ile Abhazya ..

*

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlığını ilan eden Abhazya, 14 Ağustos 1992 tarihinde Gürcistan’ın askeri müdahalesine maruz kaldı. Binlerce insanın öldüğü, daha fazlasının mülteci konumuna düştüğü bir savaş yaşandı . 1993 – 1994 de taraflar arasında sorunu müzakere yoluyla çözme konusunda prensip kararına varılmışsa da, 1998'de yeniden çatışmanın eşiğine gelindi. BM, AGİT ve Rusya'nın arabuluculukları sonucu en son 2001'de Yalta' da buluşan taraflar tekrar müzakereler ile çözüm konusunda anlaştılar. Halen bu statüsü devam etmektedir. KKTC ne benzer bir statüde olmasına karşın şu ana kadar 3 ülke tarafından tanınmıştır.

Bu arada 3 Ekim 1999 tarihinde yapılan referandumda halk bağımsızlık yönünde oy kullandı. Demokratik parlamenter sistemle yönetilmektedir. Abhazya’ da yaşayan halklar Abhazlar, Ruslar, Ermeniler olup resmi dil olarak yakın tarihte Abhazca kabul edilmiştir. Ancak Rusçada kullanılmaktadır.

Nüfusun büyük çoğunluğu başkent Sohum başta olmak üzere, Oçamçira, Gagra ve Noviy Afon gibi sahil kentlerinde yoğunlaşmıştır. En büyük kenti yaklaşık 100 000 nüfuslu başkent Sohum’ dur.

Sohum, M.Ö. 6. yüzyılda Dioskurias adıyla bir Yunan kolonisi olarak kurulmuş. Plinius ve Arrianus kentten Sebastopolis olarak söz ederler. Apsilia Prensliği ve 11. yüzyılda Abhazya Krallığı döneminde kentin önemi daha da arttı. 15. yüzyılda bu krallığın yıkılmasından sonra Sohumkale, Abhazya Prensliği’nin başta gelen kentiydi. Kent Osmanlılarca alındı ve 1810 tarihine değin Suhum-Kale olarak adlandırıldı. Bu tarihte kent Rusların eline geçti. Sohum, liman ve tatil kenti olarak bilinir..Ayrıca bir havalanı bulunur. Plajları, otelleri, kaplıcalarıyla ünlüdür. Tarihsel botanik bahçesi 1840’ta kurulmuştur. Kışları ılık bir ılıman iklimi vardır.

Sohum, 1990'ların başında Gürcüler ve Abhazlar arasındaki savaşa sahne oldu ve büyük ölçüde yıkıma uğradı. Ulusal Kütüphane ve Devlet arşivleri yakıldı. Kent yaralarını sarmaya çalışsa da savaşın izlerini hâlâ taşımaktadır..

Novi Afon büyüleyici güzellikte turistik bir sahil kasabası. Sohum'a yakın mesafede. Tüm Ortodoksların adeta hac yeri olan Novi Afon Kilisesi ile dünyanın en derin üçüncü mağarası ve yüzlerce metre yükseklikteki dağda, milattan sonra 740 yılında Arap istilalarına karşı inşa edilen Novi Afon kalesi tarihi ve doğal zenginliklerinden bazıları.

Afon mağarası içerisinde bir süre metroyla gidiliyor. Bu dev mağarada dokuz galeri var. İlk galeri Anakopia galerisidir. Anakopia aynı zamanda Afon' un eski adlarından biridir. Buranın Abhazya ve bölge tarihinde önemli bir yeri vardır. Yedinci Yüzyıl'da Arap orduları Sağır Mervan komutasında tüm Güney Kafkasya'yı ele geçirip Afon' daki Anakopya Kalesi önüne ulaştığında, Abhazların şiddetli direnişiyle karşılaşmış ve bu şiddetli direniş nedeniyle çağın en büyük ordularından biri olan Sağır Mervan'ın ordusu dağılıp geri çekilmek zorunda kalmıştı. Mağaradaki diğer galerilerin de Abhaz tarihi ve kültürünü yansıtan adları var. Ziyarete açık olan kısımları muhteşem güzellikte ve çok etkileyicidir.

Gagra, Abhazya'nın en güzel kentlerinden biri ve eski Abhaz masallarında sık sık söz edilen bir yerleşimdir. Karayolunun sağında ve solunda görkemli binalar, oteller var. Ülkenin en büyük alışveriş merkezi de burada. Oteller Ermeni ve Ruslar tarafından kiralanıyor ve işletiliyor. Hem Gagra’daki hem de Pitsunda’daki oteller gerçekten görkemli. Aralarda büyük kumarhaneler ve eğlence yerleri var.

Pitsunda çok güzel küçük bir tatil kentidir. Burada da büyük ve şık oteller var.. Pitsunda ‘da geyik parkında ellerinizle geyik besleme şansınız oluyor. Tarihi bir kilisenin o şahane akustik ortamında klasik müzik dinlemek mümkün. Deniz inanılmaz derecede berrak, sahili temiz.. Denize tutkun olanlar için mükemmel bir yer.. Gorbaçov’un daçası da ( yazlığı ) burada imiş.

Dünyanın en güzel volkanik göllerinden biri olan Ritsa ikibin metreden daha yüksekte. Yemyeşil dağların ortasında zarif bir inci gibi .. Gölü çevreleyen dağların tepeleri sisle kaplı ve çoğunlukla karlıdır. Göl kenarında kır lokantaları vardır. Gölde pedallı botlarla gezinti yapmak mümkün.. Ormanda akla gelen her av hayvanı bol miktarda mevcutmuş ve Sovyetler Birliği zamanında av turizmi başlıca gelir kaynaklarından biriymiş. Turistler Göle yakın muhteşem bir şelalede fotoğraf molası veriyorlar genellikle.

GUDAUTA’ da yeşillikler içinde özgün Abhaz mimarisiyle yapılmış evler var. Nüfus Abhazlardan oluşuyor. Savaştan her bakımdan en çok yara almış şehir burası. Simsiyah yas kıyafeti giymiş analar görüyorsunuz ortalıkta. Tek oğlu olup da onu kaybeden anne bir ömür boyu giyiyor bu yas kıyafetini. Başka oğlu olan birkaç hafta sonra yas kıyafetini çıkartıyormuş, ölenin yası yaşayana geçmesin diye…

Ve sözünü edemediğim daha pek çok doğal, tarihi, kültürel değer ve güzellik var Abhazya’ da .

Abhazya'ya gidenler Lıkhnı ( Lıhnı ) köyüne ve dönüş yolundaki şarap tadım merkezine uğramayı ihmal etmesin denilir. Karadeniz'de bol miktarda olan ve pekmez bile yapılmayan siyah üzümlerden üretilen şaraplar Rusya'da milyonlarca şişe tüketiliyor. Tatlısı da sek olanı da var. Bu arada bademli kanyaklarını, Ça-Ça adlı 50 dere­celik votkalarını da söylemeden geçmeyelim.

*

2009 Yılında dünya çapında yaygın olan bir sitede gerçekleştirilen " EN BEĞENİLEN ÜLKE ANKETİ" sonuçlandı ..

Ve 2009 yılının en beğenilen / en güzel ülkesi ABHAZYA seçildi. Ankette 231 ülke için toplam 124 ülkeden 1 562 000 den fazla oy kullanıldı.. Abhazya toplam 289.656 oyla birinci seçildi.

Abhazya 300 bin civarında nüfuslu bir ülke ama zaten yılda 2 milyon turist ağırlıyor. Çoğunluk Rusya’ dan gelen turistler .. Abhazya benim ve binlerce başka kişinin de ata vatanı aynı zamanda.. Artık Türkiye’ den de rahatça gitmek mümkün. Hem uçakla hem gemi ile gidilebiliyor. Ayrıca seyahat şirketleri turlar düzenliyor.

*

Yüzlerce yıldır birlikte yaşadığımız en yakın komşularımızı, bu coğrafyayı ve kültürleri tanımak ve güzel bir tatil geçirmek artık daha kolay.. Halkların birbirini tanıması, bölgede dostluğun ve barışın güçlenmesine de destek olacaktır…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizde abaza derler.gürcüleri cürcistan dan olduklarını bilirdim.sizin bu yazınız sayesinde abaza dediklerimizin abhazya yı öğrendim. teşekkürler.

Fatma Güneş ERGEN 
 15.01.2010 19:15
Cevap :
öncelikle ilignize çok teşekkür ederim. Kafkasyada yaşayan halklar Çarlık Rusyası ile uzun süren savaşların sonunda o günkü dünya güçler dengesinin de etkisi ile yenik düşerler. başlangıç tarihi olarak 21 mayıs 1864 kabul edilse de öncesinde ve daha sonrasında da devam eden büyük sürgün / tehcir / göç başlar. esaret altında yaşamaktansa çoğunluk ana vatanlarını terk eder. Karadenizin kuzey doğusundan anadolu kıyılarına gelirler. binbir güçlükle ve can kaybı ile. başka ülkelere de giderler. benim atalarım ve anadoluda halen yaşantısını sürdüren milyonlarca çerkes bu göç yıllarında gelir çoğunlukla ..başka kafkas halkları da var elbette abhazların yanında .. eğer ilginizi çekerse 21 Mayıs 1864 ÇERKES SÜRGÜNÜ - BİR İNSANLIK DRAMI " başlıklı blog da biraz bahsetmiştim. İnsanlar birbirlerini yaşadıkları yerleri kültürlerini karşılıklı öğrendikçe dünya daha da küçülüyor ve dostluk - kardeşlik duyguları daha öne çıkıyor. İlginiz ve nezaketiniz için tekrar teşekkürler. Saygı ve selamlar  16.01.2010 17:51
 

Sevgili mor lale;Abhazya'yı yazmanız iyi oldu.Gerçekte Türkiye'ye ne çok görevler düşüyor,kimsenin bir görev verdiği yok;ama ben böyle düşünüyorum.Kurtuluş Savaşı vermiş bir ülkeyiz.Mazlumlar bizi sevmiş,bize destek vermiş.Ne acı ki biz fenalıklar yaşamaktayız.Tarih bilinci olmayınca,değerler sahiplenmiyor.ABD kimi devletler için Roque State(Haydut Devlet)diyor ya,kafa karıştırmak için.Bize de Failed State demeye başladılar.Batık,güçsüz,dağılma noktasına gelmiş anlamında.Elin oğlu yılların planıyla seni takatsiz bırakıyor,sonra da ad takıyor.Bir de ekonomimize "not" vermiyorlar mı,işte orada kalakalıyorum...Mazlumun umudu ülkeydik;1923-1938...On beş mutlu yıl...Yazacağım,ama inanın elim varmıyor.Abhazya'ya kimse ilişemesin,dileğim bu...Selam,sevgi ve hürmetlerimle...Her zaman çok iyi olmanızı diliyorum...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 13.01.2010 20:56
Cevap :
20 yy. herhalde kendisinden önceki 19 adet yüzyılın toplamından daha fazla evrensel olaya ev sahipliği etti. bütün görkemi ile geldi ve gitti. zaman durmaksızın akıyor. sadece bizde değil bütün dünyada yüzyılın başlangıcı ile bitişi arasında müthiş değişimler var. elbette yapmamız gereken olumsuz yaşanmışlıklardan kaçınarak olumlu deneyimlerin değerlerini bugünlere ve yarınlara aktarmak olmalı. 2 büyük savaş.. ulusal kurtuluş savaşları.. SSCB nin dağılması vb. öngörülenlerle yani teori ile uygulamaların örtüşmediği yerleri şimdi geriye bakınca belki daha iyi görebilme şansı var. reel politikaların acımasızlığı ve faydacılığı açık. lütfen yazın.. kanımca bir tek kaçınmamız gereken nokta şu olabilir : trende gidiş istikametinin ters yönünde oturduğu için hep arkada kalanı gören yolcu konumunda olmamak. ama idealleri ve heyecanları değişen realite ile birlikte uyarlayıp taşımak gerek düşüncesindeyim. Beğeniniz için ayrıca çok teşekkür ederim. saygılar, selamlar  14.01.2010 0:41
 

Sağır Mervan'ın ordusunun yenildiğini bizim tarih kitapları yazmıyor:) Novi Avon, muhteşem bir yapı, elinize sağlık. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 13.01.2010 16:42
Cevap :
ilginiz ve yorumunuz için ben teşekkür ederim. Saygı ve selamlar  13.01.2010 16:49
 

Değerli arkadaşım, yıllar yılı Kafkas dağlarını, Abhazya'yı, Çerkesleri işitip duyduk ama haklarında hemen hiçbir şey bilmiyorduk. Şimdi, hem özgürlükleri için verdikleri savaşla, hem de doğal güzellikleriyle görülmeye değer bir ülke olduğunu anlıyoruz. Bu çok güzel ülkeye yaraşır bir güzellikte anlatmışsınız. Benim ilgimi en çok ''kol-khi-da'' çekti. Ksenophon'un Anabasis'inde bahsettiği Khok'larla ilişkili olabilir mi? Gidip yeni baştan okuyacağım. Elinize sağlık. Sevgiler, selamlar.

hazandagüzeldir 
 13.01.2010 11:36
Cevap :
değerli dostuma beğenisi ve katkısı için çok teşekkürler. ne yazık ki o konuda gösterebilecek bir kaynağa ulaşamadım. yoruma yanıtım da bu yüzden gecikti. epeyce bakındım ama ... emin olmadığım bir konuda görüş iletmem yanlış olacak. ama eğer siz bu yönde bir bilgiye ulaşırsanız lütfen bana da iletin . çok memnun olurum. tekrar teşekkürler, sevgiler , selamlar  14.01.2010 0:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 397
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3331
Kayıt tarihi
: 25.12.08
 
 

İnşaat mühendisiyim. İTÜ mezunuyum.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster