Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
402
 

Açık mektup

Açık mektup
 

NE DENİR...


Edip, Adap, edep, bu üç kelimenin de kökeni Arapçadır. Bu kelimeler, Arapçada, aynı kökenden gelen kelimeler olup harekelemede üstün ve esre kullanımının değiştirilmesiyle türetilmiştir. Anlam bakımından:

Edip: Terbiyeli, saygılı, nazik kimse. 2. Edebiyatla uğraşan kimse.

Adap: 1. Töre. 2. Yol yordam

Edep: 1. Toplum töresine uygun davranma:2. İyi ahlak, incelik, terbiye.

Bu üç kelime kullanılarak kurulan cümlenin anlamı daha güzeldir.

Edip olan adabı bilir edeplidir.

Edip ile sohbet ederken adabından doğan edebini gör.

Edip olmak yazmak çizmekte değildir; edip olmak adabı bilmektir; edip olmak edep bilmektir..

Ediplerden örnekler verdiğimizde ediplerin baş tacı olan Mevlana’yı anmadan geçmek mümkünde değildir. Hani o küçük sözleri vardır. Üstüne kitap yazılacak kadar içi dolu olan sözler:

Kör cehalet çirkefleştirir insanları!

Suskunluğum asaletimdendir…

Her lafa verecek bir cevabım var…

Lakin bir lafa bakarım laf mı diye.

Bir de söyleyene bakarım “adam”mı diye.

***

Kent kültür edinimleriyle köy kültür edinimleri arasındaki farkların en belirginleri arasında:

1- Kent kültüründe, bireyselleşmeyi gerçekleştirmek daha kolaydır. Köy kültürüde bu çok zordur. Birisinde ben varken diğerinde biz vardır.

2- Kent kültünde, toplumsal normların geçerliliği daha azdır. Köy kültüründe bu daha belirgin bir yapıda olup normların uygulama oranı daha yüksektir.

...

Kişilik ediniminin hangi süreçlerden geçerek oluştuğunu:

http://blog.milliyet.com.tr/Mesaj___Kanal___Alici/Blog/?BlogNo=241296

yazımda kısaca özetlemiştim. Kişilik edeniminin temel yapı taşı olan algı merkezine gelen mesajlarla dşünce üretilmeke, bu düşüncelerin eyleme dönüştürülerek kalıpsal davranış örüntüler oluşturulmakat ve bu oluşan kalıparın tamamının da karekteri- kişilik- oluşturduğunu anlatmıştım.

Kişilik edinimlerinin yaşanılan çevresel bütünün bir parçası olduğundan yola çıkarak köy kültünde ilkkişilik ediniminin davranış kalıplarını oluşturmuş kişiliklerde hisle hareket etmeye yönelik davranış kalıpları oluşturması normaldir. Yani insan köy kültünün bir parçası olmuşsa; yalansız; riyasız; çıkarsız; hilesiz ve beklentisiz insanları sever. Onları sayar. Köy kültünden getirmiş olduğu bu yapıyla zarar veya kar hesabı yapmadan gösterilen davranışa göre hareket eder.

Köy kültündeki bu insani yan bazen zarar verir. Çünkü insanlar ikiyüzlü riyakar ve çıkarcıdır. Kişilik edinimini doğru şekilde tamamlayamamış insanların olduğu ortamlarda hep zarar eder bu kült..

***

Baktığımızda insanların okumuş ve kültlenmiş yapılarına; eğitimden çok öğretim aldıklarını görmekteyiz. Bilinen yyapı içinde eğitim ve öğretimin parelel gitmesi gerekirken sadece öğretim ön plana çıkarak kişilik ediniminin doğru şekillendirilemeyen kişiliklerin bu kadar çok olması eğitimin doğru yapılamadığını göstermektedir.

Hepimizini bildiği bir -misal- kıssadan hisse vardır. Adamın birisi vezir olur. Babasını çağırtır, hani ben adam olamazdım der. Bak vezir oldum.

İşte burada babasının vermiş olduğu cevap - ben sana vezir olamazsın demedim, adam olamazsın dedim- düşündürcüdür. Eğitimini doğru şekilde almamış insanların adam olması da mümkün değildir. Bu eğitim sistemimizin ayıbıdır. Yoksa ona verildi de o almadıysa bu sefer kişinin ayıbıdır.

****

dediğimiz gibi köy kültüründe yaklaşık ömreümün yarısı geçmiş bir kişi olarak. köy kültüründen öğrendiğim veya bana kazandırdığı en çok da bu yönünümü severim. Her zaman kendi doğrularımı savunmuşumdur. ama hep adabımla hep edebimle; ancak bir noktaya kadar. Ne zaman saldırılmışsa mutlaka karşılığını vermişimdir. köyde yaşayan insanlar bilir itler bazen saldırır değnek elindedir vurursun çenesinin ortasına bir daha sana saldırmaz bir tabir vardır" köpeksiz köyde değneksizmi geziyorsun " diye; alında o laf"KÖPEKLİ KÖYDE DEĞNEKLİ GEZİLİRDİR". DEĞNEK NE ZAMAN LAZIM OLACAĞI BİLİNMEZ. DEĞNEK YOKSA TAŞ VARDIR. TAŞTA YOKSA ALLAH UZUV VERMİŞTİR ONU KULLANIRSIN. YANİ KAVGA, KENİDİNİ SAVUNMA ADINA YAPILIYORSA HER ŞEY MÜBAHTIR. Yapacak bir şey yoktur. Gelen itin çenesini dağıtmak ve dişlerini sermek o an gereklidir. Bir de uzaktan ürüp yanına geldiğinde kaçan itler vardır. Bunlar en tehlikelisidir. Yakalayamazsınki bir şey yapasın.

***

Yaşam öykülerine baktığımızda kendi kabuğuna çekilmiş insanlar vardır. Eskilerin deyimiyle ununu eleyip eleğini asmış insanlar derler. Herhalde yıllar önce bizde eleğimizi duvarımıza asmıştık. Yaşayıp şu garip dünyada günümüzün dolmasına doğru yol almaya başladığımızdan beri insanların sataşmalarının sebeplerini anlamadım. Ancak şöyle bir şey var. Eskiden, gençlik dönemlerimde BELA arardım kimse bulaşmazdı. Şimdi ben kaçıyorum BELA BENİ BULUYOR.

Buna da, ALLAH benim sabrımı deniyor diyorum. ne diyeyim. İnşallah sabrım taşmaz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kovalanan da kaçar :)) Sevgi ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 06.06.2010 19:38
Cevap :
Okuduğun için teşekkür ederim. Muhabbet ve saygılarımla...  06.06.2010 20:20
 

Değerli "ağyazarım", nihayetinde; Rabbim bizleri, "ben" batağından kurtulmuş, "biz" olmayı becerebilmiş kullarından eylesin İnşaallah... Güzel bir yazıydı... Kaliminiz daim olsun İnşaallah...Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 06.06.2010 11:24
Cevap :
sayfama gelip yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Ben değil biz olabilmek ne güzel. Kullanmış olduğunuz terim içinde teşekkür ederim. Biz olunca dost olunmuş demektir. Dostluğumuzun daim olması dileğiyle... Allaha emanet sevgili dostum... Saygılarımla  06.06.2010 11:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 84
Toplam yorum
: 95
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 560
Kayıt tarihi
: 11.09.08
 
 

Yaşamak; herhangi bir amaç taşımadan sadece insan olmanın bilincine vararak yaşamak. Tek cümlelik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster