Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
175
 

Acılarda ayrışmak

Acılarda ayrışmak
 

Bugünlerde toplum olarak bulaşıcı bir hastalığa tutulduğumuzu düşünüyorum. Kalpten kalbe bulaşan, sınır tanımayan, bulaştığı kalpleri helâk eden, insan olduğunu unutturan ve aklımızı,  sağduyumuzu kullanmazsak, irademizi, zayıflığımızı kullanarak kendine menfaat sağlayacakların sözleri ve tahrikiyle, toplumu birbirine düşürecek olan illet bir hastalığın pençesinde çırpınıyoruz.

Anlamaktan bahsediyorum her seferinde birbirimizi dinlemekten, empati yapmaktan ve önyargılarla birbirimize yaklaşmamaktan. Anladığımız varlığa karşı artık nefret duymayız diyor Marie Guyau. Bizden olmayanları tanımaya çalışmadığımız ve anlamak istemediğimiz için hasetle, kinle doluyuz.

Kin duymak bir kalp hastalığıdır ve zamanla tüm duyulara yayılır, insanı ele geçirir. Kişi sürekli bir huzursuzluk ve zarar verme dürtüsü içinde intikam alacağı anı bekler. Zehir artık tüm vücuda yayılmıştır ve o eninde sonunda intikam almaya, saldırmaya dönüşecektir.

Kin ve nefret insanı birçok konuda adalet duygusundan ayırır. Adalet duygusu da sosyal hayatın en önemli denge unsuru ve teminatıdır. Toplumumuzda adaletsizliğin ve haksızlığın neden bu derece çoğaldığına bakarsak altında kinle ve nefretle, dini, dili, ırkı, kökeni ve cinsiyetiyle hızla bölünen, ayrıştırılan insanlar görürüz.

Daha çocuk yaşta aileleri tarafından kendileri gibi yaşamayan insanlara karşı önyargıyla ve kinle yetiştirilmiş bir toplumda, çocukluktan gelen zamanla kalınlaşan o kin duygusunu eritmek, at gözlüklerini atıp farklı bir bakış açısı kazanmak çok zordur. İlk eğitim nasıl ki ailede başlıyorsa ilk kin ve nefret tohumları da ailede ekiliyor. Ve zamanla anlıyoruz ki bu var olan kıvılcımı ateşle besleyen iktidarlar, güçlerini kaybetmemek için insanları rahatlıkla ateşe verebiliyorlar.

Hayata bakışımız, tuttuğumuz takım, desteklediğimiz parti, inandığımız din ne olursa olsun olaylara insan gözüyle bakabilmeyi öğrenemediğimiz sürece yaşanan olaylardan, ölümlerden hepimiz suçluyuz.

İnsanlar acılarda ve zor günlerde birbirlerine daha sıkı kenetlenirken biz irademizi teslim ettiğimiz iktidar sahiplerinin kavgaları ve hırsları yüzünden, onların nefret söylemleriyle hareket ediyor kardeşliğimizi, yurttaşlığımızı unutuyoruz.

Ne zaman ki nefretimize göre değil sevgimize göre yaşamayı öğrendiğimiz zaman gerçekten insan olacağız.

 

Fatma KOŞUBAŞI 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 120
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 825
Kayıt tarihi
: 18.01.08
 
 

Eğitimci, yazar... Denizin Üvey Kızı ve Hayalbaz şiir kitaplarının şairi... Bilgisayar öğretm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster