Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1733
 

Adını sen koy...

Adını sen koy...
 

Esprili ve çok komik bir adamdı. Olmadık bir anda espri yapıp onu kahkahalara boğuyordu.

"Cem Yılmaz gibi adamsın" demişti ona bir keresinde kahkahalarının arasında.

" O kadar komik miyim hakkaten" demişti adam da göz kırparak...

"Evet çok komiksin" demişti kadın...

"Kadınlar komik erkekleri severlermiş" dedi, adam. Demek doğruymuş. "

Güldü kadın...

"Bilmem, her kadın için geçerli değildir belki "dedi, kadın.

Kadına gözlerini dikerek,

"Ya sen? diye sordu adam.

Kadın sustu.

Her görüşmelerinde arkadaşlıktan öte bir yerlere gittiklerinin farkındaydı. Belki de ilk kez saatlerce birini düşünüyordu. Küçük şiirler, sevgi cümleleri, bazen komik fıkralar bile gönderiyordu adam kadının cep telefonuna.. Kadını şaşırtıyordu her seferinde...

Ve bu onun daha çok düşünmesine sebep oluyordu.

Bir gün...

"Buluşalım" dedi, adam kadına..

"Buluşalım" dedi, kadın.

Bugün gülmeyeceklerdi, bu kesindi.

"Bugün dananın kuyruğu kopacak"dedi kadın hazırlanırken kendi kendine...

Bir parkta, ağaçlar arasında bir ahşap masaya oturmuşlardı. Her ağacın altında bir masa ve hemen hemen her masada bir sevgili. Uzun uzun incelediler ilk önce onları sessizce. Kendileriyle kıyasladılar. Kendilerinde olmayan birşeyleri gördü o anda kadın. Hiç onlara benzemiyorlardı...

" Çok istedim oysa" dedi kadın içinden erkeğe bakarak. Olmadı galiba..."

Erkek, konuşmaya nasıl gireceğini düşünüyordu tam tersi. Bugün hiç de komik ve hiç de konuşkan değildi.Garson geldi o an elinde kağıt kalemle. Ölü balık gözlerini dikti üzerlerine. Bet bir sesle; 

"Ne içersiniz?" gibi birşeyler geveledi.Sıcak, bol tarçınlı birer salep söylediler. İçlerinde anlamsız bir sıkıntı... Kendileri yaratıyorlardı bu sıkıntıyı. Hiç gereği yoktu. Her şey öylesine apaçıktı oysa

İşte bu tuhaf duyguların arasında adam birdenbire soruverdi kadına. Belki de hazırladığı konuşma bu değildi bilemiyorum. Kadın,adamın elindeki sürekli havaya atıp tuttuğu kibrit kutusuna dikmişti gözlerini. Yani öylesine, umursamaz ve lakayt bir biçimde sordu adam "pat!" diye.

"Sence biz neyiz?

Kadın afalladı...
-Nasıl biz neyiz?
-Yani durumumuz ne?
-Durumumuz? dedi, kadın iyice şaşırarak.Biraz da güldü.

Adam elindeki kibrit kutusunu ha bire havaya atıp tutuyordu. Kadının içinden adamın elindeki kibrit kutusunu alıp, uzaklara fırlatmak geçti.
- Yani, anla işte.
- Neyi?
- Biz, sevgili miyiz, değil miyiz?

Bir kahkaha attı kadın içinden. Evet bekliyordum, da bu kadarını da beklemiyordum"dedi..

Hani; -sana boş değilim, bir şeyler hissediyorum ama bir birlikteliğe de hazır değilim- bu tarz şeyler olabilirdi belki ama bu kadarına da pes'ti yani.

"Bunu bana sormayacaktın" dedi kadın yine içinden. Seni çok seviyor olsam bile artık sana bunu söyle(ye)mem. Sen bize bir ad koyamıyorsan, sen nasıl yüreğini ortaya koyamıyorsan cesurca, Kaçıyorsan korkakça ben sana cevap veremem!"

Tam bir hayal kırıklığı olmuştu. Üstelik arkadaşlıklarına da yazık olmuştu. Kadın kafasını sallayarak"keşke.." dedi,hiç bozulmasaydı. Zaman harcayarak kurulmuş birşeylerin, küçük bir dil darbesiyle yıkılmasından sonra, duyduğu acıyla, beklentilerinin hiçbir zaman büyük olmaması gerektiğini anlamıştı kadın.

-Bunu bana mı soruyorsun? dedi.
- Evet..
-Sen bilmiyorsan ben sana söyleyemem.
-Ben bilmiyorum, sen söyle dedi, adam sırıtarak.

"Yok, bu o değil" dedi kadın içinden. İyice hiddetlenmişti. Yamuk bir gülümseme oturttu dudaklarına.Gözlerini hiç kaldırmadan, erkeğin yüzüne hiç bakmadan, bir saattir önünde duran salepi hatırlayarak küçük bir yudum aldı telaşsızca.

-Neden gülüyorsun şimdi? diye sordu adam. Kadın gözlerini kaldırıp baktı. Önceden olsa, baktığı o gözlerdeki yeşile dayanamazdı.İçine ince bir sızı saplanırdı ve duyduğu o sızı hoşuna giderdi..

-Hiç, üşüdüm dedi, kadın.
-Eee.. dedi, adam.
-Ne olduğumuzu merak ediyorsun ve bana soruyorsun, tamam, dedi, arkadaşız.
-Arkadaş mıyız?
-Evet..-
Elindeki kibrit kutusunun işi bitmiş gibi masanın üzerine bıraktı.

"İyi o zaman."dedi, adam.

Böyle durumlarda yan çizmek erkeklere has birşey miydi acaba?Bu konuşma sahnesinden sonra film koptu. Uzun bir aradan, mesela bir ay sonra;

-Ben nişanlandım.. diyerek aradı adam.
"İyi"dedi, kadın usulca.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aslında ilişkilerde sadece cesurluk erkekten beklenmemeli,madem kadın da aşık,neden itirafı erkekten beklerki,hadi bekler niye bukadar hüsrana uğrar,sen itiraf et,duygulara tercüman ol.Belki erkek o zaman aşka gelirdi.Ama neyseki bu bi hikaye.Gerçi gerçek hayattada örnekleri çok ama.Yüreğinize sağlık...

çalıkuşu 
 27.01.2011 15:50
Cevap :
nasıl ki, bazı erkekler cesur değilse sevdiğini itiraf edebilecek kadar; kadınlarda da aynı şey söz konusu... yo hayır bu bir öykü değil, gerçek hayattan bir kesit. Çok teşekkür ediyorum:) sevgiler,selamlar...  27.01.2011 16:42
 

bir erkek olarak şu yazını okuduktan sonra birşey diyemiyorum canım toprağım. erkekler böyle olmamalı. erkek kadınını sahiplenmeli korumalı. yoksa ne aşk kalır ne de sevgi. bence böyle. sakın; bu yazıyı okuduktan sonra yazıyor, sırf bayanları haklı çıkarmak istiyor diye düşünme canım ama bu böyle. kadınlar sevilmeli, saygı gösterilmeli. ihanete maruz bırakılmamalı. ellerine sağlık. sonsuz sevgi ve selamlarımla gökhan cenker. . .

Sokrates 
 26.01.2011 12:51
Cevap :
İşte budur:) Sağol Gökhan... eline sağlık, çok teşekkür ederim.  26.01.2011 22:24
 

bir solukta okudum merakla...kadınlar erkeklere göre daha bir derin daha bir cesur seviyorlar bana kalırsa...daha bir kendilerini veriyorlar...velhasıl sevgili Sema kadın ve erkeğin sevme biçimleri farklı farklı gibi geliyor bana...ayrıca bu öyküdeki adama da en yakışan kelime dangalak gerçekten...:)

ümitümit 
 22.01.2011 0:12
Cevap :
Ben de seninle aynı fikirdeyim Ümitcim:) Biz kadınlar daha cesur ve daha derin yaşıyoruz aşkı.. daha yürekliyiz bu konuda. Kadının karşısına geçip de "sence biz neyiz?" sorusunu sormak biraz abes:)  22.01.2011 15:19
 

Ruhsuz, bencil dimi şimdi burada erkek :) Ama tabii nereden baktığınıza göre değişir :) Kendini ifade edememiş, aşktan konuşmayı beceremeyen, acemi mi acemi, elinde tuttuğu kibrit kutusuyla dikkat dağıtmayı hedefleyen ama aslında seven bir aşık gördüm bense bu öyküde.. Bi de fevri davranan, aceleci ve önyargılı bir kadın :) Ama herşeye rağmen güzel bir öykü, güzel bir okumaydı.. Sevgiler..

Mavi Karadeniz 
 21.01.2011 22:49
Cevap :
Aytaç arkadaşımızın dediği gibi erkek lafı dolandırmaz arkadaşım... "sence biz neyiz?" sorusunu sormadan yapar bunu. Kadın seçici ama erkek ilişkiyi yönlendiren konumdadır her daim. Aşkta hayal kırıklıkları yaşansa da, aşk her şeye rağmen güzel:) sağol paylaştığın için, selamlar.  22.01.2011 15:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1331
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster