Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '18

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
89
 

Afete Hazırlık Yönetimi-1 / Deprem En Zayıf Anı Kollar!

Afete Hazırlık Yönetimi-1 / Deprem En Zayıf Anı Kollar!
 

Başlığı okuyanlar bir doğa olayı olan depremin sanki bir canlı varlık gibi nitelendiğini zannedebilir.Evet deprem bir canlı varlık değildir ve  sizi duyularıyla takip edemez ama ona karşı almanız gereken tedbirleri zamanında yerine getirmezseniz ilk fırsatta sizi çok kötü vurur.

Bugün Türkiye’nin başta Marmara bölgesi olmak üzere pek çok yeri aşırı bir deprem tehdidi altındadır. Şiddetli bir yer sarsıntısının yurdun herhangi bir bölgesini vurup vurmayacağı sadece bir zaman meselesidir o kadar. Henüz depremler önceden tahmin (predict earthquake) edilemiyeceği için bu zamanını kestiremiyoruz. Ancak azami ölçüde ona hazır olmamız hayati bir konudur.

            Ülkemizde Afete Hazırlık yönetimi ile görevli kuruluşlar arasında AFAD öne çıkmaktadır. AFAD’ın esas görevi deprem sonrasına odaklanmıştır. Gerçi sivil halka afet bilincinin aşılanması, sivil savunma ekiplerinin kurulması da AFAD’ın görevidir ancak esas sorumluluk şehircilik bakanlığına ve belediyelere düşmektedir.

            Anılan devlet kurumları şehirlerin riskli bölgelerini mümkün olduğu kadar çabuk dönüştürmeli, bugün yapıldığı gibi işin ranta dönüşmesine izin vermemelidir. Elbette müteahhitler de yeteri kadar kazanacaktır ama depreme dayanıklı binalar lüks semtlerde değil, söz gelimi Zeytinburnu, Avcılar, Bağcılar, Pendik-Tuzla ve Fatih gibi riskli semtlerde yapılmalı, depremin pusuda beklediği düşünülerek hızla tamamlanmalıdır.

            Öte yandan Kandilli gibi deprem araştırma enstitüleri ve üniversitelerin sismoloji bölümleri yeterli bütçeler tahsis edilerek sıkı bir araştırma içine girmeli, okulların da aralarında bulunduğu tüm resmi kurumların bilimsel, uygulanabilir ve zaman zaman herkesin katılımıyla test edilen Afet Yönetim Planları olmalıdır. Pratikte bu mevzuat Yangınla Mücadele Mevzuatının içinde bir paragraf olarak yürütülmektedir. Öte yandan hepsi değil ama kurumların pek çoğunda bu işler dostlar alışverişte görsün kabilinden görülmektedir.İlgili resim 

 

            Emekli olmadan önce çalıştığım resmi kurumdan biliyorum: Tepe yöneticisinin desteğiyle bizzat topa girerek uygulanabilir bir Afete Hazırlık Yönetimi Planı yapmış, icraata da “Tehlike avı” tabir edilen risk noktalarını tesbit ederek, şiddetli bir sarsıntı esnasında insanlara zarar verebilecek eşya, cihaz ve tesisatların sabitlenmesi ve düzenlenmesiyle işe başlamıştım. Ayrıca AFAD’dan uzmanlar getirerek kurslar düzenlemiş, yangın güvenliği mevzuatına Afete Hazırlık Yönetimini de eklemiştim.

            Ancak zamanla birçok dirençle karşılaştım ve ben kurumdan ayrıldıktan sonra da her şey sil baştan oldu. Eminim sayısız kurumda da gönüllülerin gayretiyle yürütülen bu tür çalışmalar onların ayrılmasıyla tamamen bırakılıyor. İş Güvenliği çalışmaları da hiçbir işe yaramayan, icraat değil bol bol bürokratik  işlemlerle boğulmuş durumda.

            İşte o zaman da depremden günah gidiyor ve en zayıf anınızda sizi yakalayarak yerle bir ediyor.          

                    

             

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu anda size ve aileniz yönelik en büyük tehdit nedir diye sorulsa tereddütsüz depremdir derim.Çünkü oturduğum bina depreme çok dayanıklı değil..Mesela İstanbul'da milyonlarca kişi aynı durumda..Gerçek bu iken deprem riskini can alıcı bir yönüyle anlatan bu yazının çok az okunması yazıda adı geçen umursamazlığımızın başka bir tezahürüdür..

mustafa semih arıcı 
 27.05.2018 11:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 343
Toplam yorum
: 169
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 432
Kayıt tarihi
: 19.02.11
 
 

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Teknoloji Yönetimi dalında mast..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster