Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '18

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
43
 

Ah O Beklemek Yok mu?..

Ah O Beklemek Yok mu?..
 

Beklemek var ya, beklemek!...
Ne kadar zor biliyor musunuz?
Beklerken sıkıntı...
Beklerken stres...
Beklerken huzursuzluktan kan ter içinde kalmak...
Hastahanelerde sıra beklemek...
Garajlarda araba beklemek...
Hastahane koridorlarında sıra beklerken hep sıkıntı, hep stres.
Ya arada kaynak olan hastalara; ne demeli!..
Yine aradan muayene için içeriye dalan kendini bilmezler!..
Teselli vermeyen, çaresiz memleket meselesi kritikli konuşmalar.
Dermansız kalıp olduğu yere çömelen, yığılıp kalan cılız ve sıska bedenler.
Ya garajlar! Ya garajlara ne demeli!..
Sevgiliye, eşe, dosta, ana baba ya da çocuklara ulaştıracak otobüsü beklemek, beklemek!..
Artık son demine vuran sabır, tahammül ve dayanma gücü, yavaş yavaş tükenirken...
Bir an da otobüsün görünmesiyle sevinç yumağı haline gelmeler.
Hele, hele dişçilerde sıra beklemek yok mu?...
Bir taraftan, insanın beynine işleyen o önlenemez diş ağrısı...
Diğer taraftan, bir türlü sana gelmeyen muayene ve diş çektirme sırası...
O sırada ve o sırada gittikçe etkisini arttıran o diş ağrısı.
O an da dünyaları isteseler, gözünü kırpmadan verirsin.
Yeterki o beynini bile etkileyen diş ağrısından kurtulasın.
Ama gelmez sıra, giren çıkan belli değildir odalara...
Onları gördükçe, bir korkudur kaplar içini ve tüm benliğini.
Saatler, biribirini kovalar.
Artık, ümidini yitirmişsindir.
Çağrılmaya, umudun kesmişsindir.
Ssıkıntı ve stresten ne diş ağrısı kalmıştır, ne beynini etkleyen o sızı.
Belki uykun bile gelir, ağrısızlığın verdiği rehavetle uykun bile gelmiştir.
Belki de tam uyumaya başlamışsındir ki;
Beyefendi!.. Beyefendi!..
”Sıranız geldi” denilince, irkilirsiniz anîden!...
Şaşırırsınız!.. Belki bir an, “ne sırası?” dersiniz, evet ne sırası!...
Haaaa!!! Diş sırası....
İstemeye, istemeye girersiniz içeriye.
Oturursunuz o acayip koltuğa.
Artık diş ağrısı kalmamıştır; ama çekim için iğne yapılacaktır.
Derin derin ve içten alırsın nefes.

Kalkıp iner, bağrındaki o kafes...
Evet dostlar, ya o diş çekimi için yapılan iğneye ne demeli?..
Ha dostlar!Ne demeli?....

Bu şiirin hikayesi:
O gün, dişim fena halde ağrıdı....Çektirmek için hastahaneye gitmem gerekti...Durakta, minibüs beklemek bir dert....Hastahanede, sıra almak bir dert....Sırada, sırasına riayet etmelerini beklemek bir dert...Olmadı. bıraktım...Özele gitmeye karar verdim...Tabi, çoğu kişi benim gibi düşününce, oradakı durum daha vahim ve felaket ve işte sonuç!....

Aman siz, siz olun, dişlerinize çok çok iyi bakın.Onları temiz tutmada gereken önemi ve hassasiyeti gösteriniz. Sağlık için en önemli azalarımızdan bir olan dişlerimizin sağlığı herşeyin başında gelmektedir, bilesiniz!.. Unutmayınız!...Hastalıkların ortaya çıkmasındaki  giriş yollarından bir tanesi  de dişlerimizdir.

 

Kerim Baydak

kbaydak61-artan@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 842
Toplam yorum
: 115
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 191
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN  doğumlu.. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster