Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
416
 

Ahlak ve ötekiler

Ahlak ve ötekiler
 

Bu güzelim liberal düzenlerin üçüncü kriz alanı da ahlak meselesi. Ahlak onlara göre bireyin kendi özel alanına girer.

Liberalizm, toplumun temel birimi olarak kendi isteklerinin farkında ve bunları bir talep olarak ifade etme özgürlüğüne sahip bireylere dayanır. Dolayısıyla ahlak da tek tek bireylerin ahlaki tercihlerine dayanacaktır; amaca ulaşmak için meşrudur her yol!

Toplumu yeniden üretecek hukuksal düzenlemelerin içinde kalındığı sürece herkes kendi ahlak anlayışının geliştirebilir ve ona uygun yaşayabilir. Dolayısıyla toplum, toplumsal sözleşmede yer almadığı sürece bireye bir ahlaki norm empoze edemez. Bu anlamda liberalizm non-etical "ahlaksızdır".

Toplumsal ahlakın bireysel ahlakların aritmetik olmayan birleşimi olduğu varsayılır; tıpkı toplumsal refahın tek tek bireylerin refahının toplamı olması gibi! dolayısıyla bir toplumun ahlaki normu önceden bilinemez, belirlenemez kendinden memnunlar çoğunluğunda aşırılıklarda eritilir, uyum sağlanır.

"Demokrat" ta şöyle der ahlaki normları toplumsal düzeyde üretmekten aciz kalan sistem, bireysel alışkanlıkların bazılarını onaylamama meşruiyetine de sahip olamaz.
İsteyen Paris metrosunda yaşar isteyen köprü altında. Ahlakı sadece özel alanda tanımlayan liberalizm başkalarına zarar verici bulduğu eğilimleri hukukla ve polisiye tedbirlerle çözmeyi öngörür.

Kamu sahası sadece kurallarla temiz tutulabilir mi?

Ahlak krizinin öznesi de "ötekidir" devletin ve toplumun üyesi olsada artık toplum dışı yaratıktır. Vatandaşlık kimlik ve ahlak sorunlarının birbirini besleyerek aldığı boyut tüm sistemi sorgulanmasına aracılık etmektedir.

Hukuk bir ortak ahlak alanı olması gerekirken ayrımcılığı ve eşitsizliği üreten ve meşrulaştıran bir mekanizmaya dönüşmüş durumda: batıda ve ona öykünen bizde farklı düzeylerde ve yoğunlukta..

Ahlak halinin ürettiği de bu ise, burada ülkemizde ve AB içinde, bir arada nasıl yaşayacağız?

Bir sakallılar meclisi mi olacak tepede?
Demokratlığı ve demokrasiyi modernizm çercevesinde algıladığımız sürece olacak olan budur, zaten yaşanan çok farklı değil; çerceve çizilmiş biz asiller figüranız..

Liberal sistemler ve öykünenlerinin başarısızlığı geçiçi değil problemler bir birini tetikliyor.

(BNÖ)* Ötekini anlamlı buluyoruz batıdan daha hızlı çünkü bizim sorunlarımız daha derin ve acılı.O kadar çok ki öteki.. Ve ahlak her şeyden önce bize benzemeyenin hakları konusunda titiz olmayı gerektirir.

Konuşmayı öne çıkaran bir siyasal kültüre muhtacız: diyalog.

Hem bireyleri aynı ahlakta buluşturmalı hemde devleti aynı ahlaka getirecek "ortak bir ahlak" ı yaşamsallaştırabilmeliyiz.

Devletlerin toplumlarına dayattığı ahlak meşru değildir. Gizli servisleriyle gladio ve benzerleriyle, ötekileri üretendir bu mekanizmalar.

Ve küreselleşme yıkıcıdır! Çünkü senin sorunun benim sorunumdur ben başkalarını dışlayarak yaşayamam mesajını yayıyor an be an...

"Öyle bir vatandaşlık istiyorum ki ayrımcı olmayacak ve ortak bir ahlak üretecek", dedi demokrat...

*BNÖ : biz/ben ne öneriyorum

Ötekiler yazıları kaynak:
Batıyı anlamak; zihniyet değişim ve kriz İletişim yn.Etyen MAHÇUPYAN
Bir demokratın gündemi Hayy Kitap Etyen MAHÇUPYAN
Osmanlı'dan postmoderniteye Patika yn. Etyen MAHÇUPYAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1258
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster