Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2347
 

Ahmet Kaya'yı Linçe Tabi Tutanların Düştüğü Acziyet

Ahmet Kaya'yı Linçe Tabi Tutanların Düştüğü Acziyet
 

  • Hayat ne kadar ilginç…
  •  
  • Ondört yıl önce Ahmet Kaya’ya çatal-kaşık fırlatanlar bu gün günah çıkarma yarışına girişmişler. Bu insanların düştüğü zavallı duruma insanın acı acı gülesi geliyor.
  •  
  • Ondört yıl öncesini, Ahmet Kaya’ya yapılanları dün gibi hatırlıyorum. Aslında Ahmet Kaya’nın, o ortamda yapmış olduğu konuşmayı gereksiz bulanlardanım. Onca zirzop ismin arasında, “Kürtçe kaset çıkartacağım” demek, hem ciddi bir popülizmi, hem de ciddi bir cesareti gerektirirdi. Nitekim Ahmet Kaya dönemin ve koşulların hiç de uygun olmadığı bir ortamda, popülizm-cesaret eksenli yaptığı konuşma sonrası, linçe tabi tutuldu. Sadece o ortamda değil… Sonrasında sağolsun, tekelci basında linç operasyonunda üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Ne Ahmet Kaya’nın “Satılmışlığı” kaldı, ne “Hainliği” kaldı, nede “Yavşaklığı” kaldı.
  • Hakkında binbirtürlü düzmece haberler yapıldı. Yalan ve dezenfomasyon atbaşı gitti. Ve Ahmet Kaya, adeta bir sürgün hayatı yaşadığı Fransa’da yaşama veda etti.
  •  
  • Aradan geçen zaman içerisinde köprünün altından çok sular aktı.
  •  
  • Yıllar önce Ahmet Kaya için o aşağılık manşetleri atmaktan imtina etmeyenlerin başında gelen Ertuğrul Özkök, koştur koştur gidip Ahmet Kaya’nın mezarına çiçek koydu ve ilk günah çıkartan şahsiyet oldu.
  •  
  • Şimdilerde dengeler değişip de rüzgâr ters yönden estiğinden, ondört yıl önce Ahmet Kaya’ya çatal-kaşık fırlatıp, milliyetçi ruhları depreşenler, bu günlerde ne yapacaklarını şaşırmışlar.
  •  
  • Başta Serdar Ortaç, kendisinden iğrendiğini ifade etti… Hemen ardından Berna Laçin, “Benim bir şeyden haberim yoktu” ayağına yattı. Kimisi “Kenefteydim”, kimisi “Cigara tüttürüyordum”, kimisi “Ben oradan daha önceden ayrılmıştım” ayaklarıyla kendilerini bu insanlık dışı olayın dışında tutmaya çaışıyorlar.
  •  
  • Keser dönüyor, sap dönüyor ve gün geliyor hesap dönüyor.
  •  
  • O gün Ahmet Kaya’ya o pisliği yapanların bu gün şu düştükleri acziyeti izliyor musunuz? Bu şahsiyetler, yani diğer bir deyişle memleketin Beyaz Türklerini temsil eden rüzgâr gülleri… Ağızlarını açtıklarında sanatçı olmaktan dem vuruyorlardı. Ve sanatçılıkları bir adım ötesini göremeyecek düzeyde olan bu zatlar, döneme göre pozisyon almaktan beri durmuyorlar. Bu kişiliksiz tipler şimdilerde başımıza Ahmet Kayacı kesilmeye başladılar. Ama toplum bu insanların o gece akan salyalarını izliyor ve sosyal paylaşım sitelerinden bu kişiliksiz şahsiyetleri yerden yere vuruyor. İnsan içerisine çıkamaz hale getiriyor. Kendi yüzlerine dahi bakamayacak hale geliyorlar. Birisi çıkıp, kendisinden iğrendiğini dahi söyleyebiliyor.
  •  
  • Ahmet Kaya olayı milliyetçilik zilletinin insanı ne hallere düşürdüğüne örnek niteliğinde. Milliyetçi duyguları depreşerek, zamanında kitle psikolojisi oluşturanlar, aradan geçen yıllarında ardından “Biz nasıl böyle bir şey yaptık?” diyerek başlarını öne eğmek durumunda kalıyorlar. Utanıyorlar, yaptıklarından utanç duyuyorlar. İşte Milliyetçilik zilleti böyle bir şeydir. En tabi demokratik hakları dahi bastırmak için insanı kişiliksiz hale getirir ve üzerinden zaman geçip de biraz serinkanlı düşünüldüğünde insanı utançların içerisine gark eder.
  •  
  •  
  •  
Canip DOĞUTÜRK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yani burada açıkça Ertuğrul Özkök demedik diye mi, nerdeyse hepsini AK Partili yaptın...Tayyip Erdoğan da ordaydı diyip işi bitirseydin keşke Yıldız Nihat...Bugün bu başbakan olmasaydı acaba Ahmet Kaya'dan böyle bahsediliyor olur muydu?...Yoksa "Vay Şerefsiz" mi derlerdi...

ali açıköz 
 25.11.2013 12:22
Cevap :
Güldürme Ali Hocam; Zamanında Ahmet Kaya için ettiği küfürleri hatırlatmayalım şimdi. Lütfen bize Başbakan'ın tıyneti hakkında laf ettirmeyin. Bir memleket bu kadar rezil bir şekilde idare edilebilir. Akbulut'a ve Çiller'e bile rahmet okuttu. Tek yaptığı yüzüne gözüne bulaştırdığı her işi yalanla, inkâr ve iftirayla başkalarının üzerine yıkmak. Kaldı ki Ertuğrul Özkök denen zat zaten bu ülkede herkesin gözünde ve vicdanında mahkum olmuş bir isimdir. Ertuğrul Özkök üzerinden Başbakan'ı haklı çıkartmaya çalışmak bile başlı başına komedi bir durumdur. Bak, o çok engin görüşlü Başbakan beyinin eğitimi ne duruma getirdiğine... Geçen yıl 5 yaşında okula başlattırdığı çocuklardan güzel bir kayıp kuşak yaratıp, bu yıl o rezilliklerinden geri adım attılar. Ne öngörü ama, ne ufuk, ne bilgelik değil mi? Sabah kara dediğine akşam beyaz diyen bir Başbakan!!!! Zamanında Ahmet Kaya'ya küfür edip, bu gün Serdar Ortaç gibi oy uğruna günah çıkartmasını meziyet olarak görüyorsun ya... Sana da helal...  28.11.2013 9:57
 

Ahmet Kaya dendiğinde aklıma Üniversite hayatım gelir gizli skalı kasetlerini alışımız. Sonra hani benim sevincim şarkısını dilimdne düşürmeyişim ve hala düşmeyişi söylenecek çok şey var ben sadece eğer utanmaları olsalardı susarlardı kork korkmazdan utan utanmazdan diye boşuna dememişler ....

Tülay EKER 
 23.11.2013 9:10
Cevap :
Takdir edersiniz ki Tülay Hanım; Ahmet Kaya özel bir sanatçıydı. Toplumun her kesimi Ahmet Kaya şarkılarında kendisinden bir şeyler buluyordu. Daha da ilginç olanı ise bitip tükenmek bilmeyen bir üretkenliğe sahip olmasıydı… Her şarkısında duygusallık, her şarkısında politik bir kimlik yansıması, her şarkısında bu ülkenin insanına bakış… Sonuçta burası Türkiye ve hiç de vatanperver olmayanlar, vatanperverlik adına Ahmet Kaya’ya feci bir linç operasyonu uyguladı ama görüyoruz ki tarih hep haklı olanın yanında oluyor. Selamlar Saygılar   25.11.2013 8:54
 

Normal olmayan ülkelerde böyle anormallikler marifetmiş gibi pazarlanır...Ben Ahmet Kaya üzerine çok yazdım. Ona yapılanlar aslında bu ülke halkına yapılanın prototipiydi. Ahmet Kaya, en son başörtüsünün bir insan hakkı olduğunu söylemişti.Onun ipini çekenler biraz da bundan çektiler. İşin daha kötüsü, adını burada saydığın o "tip"ler şimdi "Gezi"lerde ihtilal peşinde koşuyor, Umre'den sonra,şimdi de Budizm peşinde koşuyor...En son Mecusilikte karar verecek...Yani hala Medyanın amiral gemisinde sahte kaptanlık yapıyor...İşte bu ülke böyle..Herkes maskeli, gün geliyor çıkarıyor, gün geliyor takıyor Yıldız Nihat...Türkiyenin normalleşmesi ve bu hesapların bugün soruluyor olması kimin eseri onu da senin yüce takdirine bırakıyorum...Selamlar

ali açıköz 
 23.11.2013 1:09
Cevap :
Ali Hoca seninle aynı yerden olaylara bakamadığım için üzgünüm. Hoş güzel yazmışsında, Ahmet Kaya’yı linçe tabi tutanların hangisini gezide gördük? Bana bir kaçtane örnek gösterirsen memnun olurum. Oysa biz o salonda olanlardan birisinin AKP’li vekil olduğunu biliyoruz. Biz o salonda olanların AKP’nin en kadim adamlarından olduklarını biliyoruz. Lütfen Ali Hoca… Ahmet Kaya’yı linçe tabi tutanlarla, AKP’liler kankadır, bu kankalar Gezi’nin yanında değil bizatihi karşısında duranlardır.  25.11.2013 8:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1136
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster