Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '08

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
1598
 

Aile içersinde hoş olmayan davranışlar.

Aile içersinde hoş olmayan davranışlar.
 

Her hangi bir aile.


Bugünler de hoş olmayan haberler okuyoruz. Yok, abla kardeşini öldürmüş, sandıkta saklamış üzerine naftalin dökmüş vs.vs.

Aile içinde katliamlar, cinayetler. Hiç birimiz de Allah korkusu yok mudur ne?

Düşünüyorum da çok acayip bir toplum olduk çıktık. Benim gözlemlerime göre Arap toplumu ile Avrupa toplumu arasında kalmış ve bocalayan bir toplum görüntüsü veriyoruz her nedense. İlk önce gençlerimiz genel de büyüklerine karşı konuşmasını bilmeyen ve ortada saygı göstermeyen bir üslup çiziyorlar. Buna rağmen ebeveynlerimiz çocuklarının saygısız davranışlarına daima hoş görü ile bakıyorlar.

Beyler ve baylar bu böyle olmaz. Bu böyle olduğu müddetçe bu toplum daha çok aile faciaları ile karşı karşıya kalacak ve haberlerini okuyacaklardır.

Avrupa ve Arap kültürleri arasında bocalıyoruz dedim.

Ben buna biraz da Arap kültürü diyemeyeceğim bir yer de, çünkü İslamiyet’in getirdiği üslupla toplumumuza yerleşen cahillikle ve okumamışlıkla birlikte kendimizi yetiştirememişliğimizi içine katıp namus meselesini ortaya atarak aile facialarını yaşatıyoruz. Bunun en büyük nedeni okumanın günah olduğu savunulması diğer bir yandan da hele kız çocukları okutulduğunda kızların özgürlüklerini kazandıkları görünmekle birlikte erkeler arasında bu hor görülmeyeceğinden bir an önce kızlar ilköğretimden sonra okuldan çekilip evlendirilmelidirler. Toplumumuz da genelde yargı budur. Onlara sorulmadan 13 veya 14 yaşlarına gelince koca bulunur ve evlendirilirler. Hem çocuk denilecek yaşlar da hem de kendi benliğini bulmadan zorla anne yaptırılarak. Bu ne cahilliktir böyle.

Hâlbuki dinimiz çok hor bir din. Okuyun, özelikle kızlarımızı da okutun demektedir. Size aile faciasından bir örnek vereceğim. Yüzyıllar boyunca erkek egemenliği altında kalması ile birlikte kızlarımız daima evinin kadını çocuklarının anası duruma gelmişlerdir. Kız evladı okur muymuş? Aşa bir an önce evlendirilip kocasına hizmet etmeli evinin kadını olmalıdır. Daima erkeklerin egemenliği ile bugünlere gelinmiş. Bu zihniyetin yanlışlığı ile namus meselesi ortaya çıkmış ve bir olay olduğunda yani bir başka deyimle kızın sevgili bulması o erkekle birlikteliği neticesinde suç kızın üstüne atılıp kızlar öldürülüyor ve böylece namus temizlenmiş olunuyor.

Diğer yandan batı kültürü alan bir kesim de güya okumuştur ama anne baba olduklarında çocuklarına karşı daha yumuşak ilgisiz kalınca çocuklarda daha asi ve yırtıcı olabilmekteler. İlk önce anne babasına ve sonra çevresinde ki büyüklere karşı olan davranışları saygı çerçevesi içersinde dışarıya çıkmaktadır. Yani çocuklarımızın davranışları görüntü itibarıyla hoş bir görüntü vermemektedir.

Örneğin bir çocuk anne babası ile nasıl konuşulması gerektiğini bilecek. Sen benli konuşmayacak. Karşısında arkadaşı ile değil de anne babası ile yani bir büyüğü ile konuştuğunu bilecek. Kırıcı ve sivri laflar söylemeyecek. Her zaman kibar olacak. Yani çocuk ne yapacak, ne edecek kendini anne ve babasını sevdirecek. Bilecek ki anne ve babasından kötülük gelmeyeceğini ve kendisini dışarıda ki kötülüklerden siper almış biçimde koruduğunu görecek ve anne ve babasına bu konu da teşekkür edecek.

Çünkü hiçbir anne ve baba çocuklarının kötülüğünü istemez.

Ama ne var ki anne ve babaların çocuklarına karşı yaklaşımları yanlış. Bunu kendimde de görmekteyim. Evin için de hiçbir zaman otoriteyi kuramadığımızdan, çocuklarımıza karşı hep ılımlı davranışlarımızdan kaynaklanıyor hepsi bunlar.

Bakınız. Ne demek istiyorum. Bizler kendi anne ve babalarımızdan gördüğümüz olumsuz yönleri çocuklarımıza da uygulamayı düşünmediğimizdendir. Sonunda ne oluyor anne ve babalarımızdan aldığımız o güzel terbiyeleri çocuklarımıza veremiyoruz ve onlarda kendilerine tanınan bu hakları kullanarak terbiyesizlik edebiliyorlar.

Bir başka gözlemim ise okumamışlık. Okumayan bir toplum olduğumuz için çocuklarımıza gerektiği kadar araştırmayı, okumayı öğretemiyoruz. Ne kadar okunduğunda bilgi dağarcığımızın o kadar genişleyeceği yerde çocuklarımız bilgisayar başında oyun oynamaktan kalkamıyorlar. Sanki kitap okumak zor geliyor onlara. Ama öğrenilmesi gereken o kadar çok bilgi hazinesi var ki o sayfalarda, sonunda toplum içine çıktığımızda bilgimizle hemen fark edilebiliriz. Yani kimin bilgili kimin bilgisiz olduğu hemen ortaya çıkabiliyor. Bir başka deyimle bu şu anlama geliyor. Bir doktor kendi dalında uzman ama her şeyi okuduğundan bir tarih öğretmeninden çok tarihi biliyor, ekonomiyi biliyor, sporla alakadar vs.vs.

İşte böylece toplumumuz iki ayrı toplumun etkisi altında kalarak bocalama geçirdiğinden acaba bizlere ne oluyor diyebilmekteyiz.

Amaç Avrupa kültürü almak ise lütfen okuyun.

Mini etekler giyerek erkek avına çıkmak değildir amaç.

Toplumumuz öyle bir yere sürükleniyor ki nedense.

Hâlbuki Almanya’da çalışan vatandaşlarımızdan biriyle ülkemizi ziyaret ederken yaptığım görüşme de iki toplum arasında ki farkın ne kadar fazla olduğunu gözlemledim. Orada ormana ne kadar değer verildiğini, halkın motorlu taşıt yerine bisikleti tercih ettiğini, havanın ne kadar temiz olduğunu, insana değer verdiklerini ve birbirlerine olan saygının kaybolmadığını, yerlere tükürenlerden ve arabalardan akan yağlayanlardan bile ceza kesildiğini duyunca bizim ülkemizin ne kadar pis bir millet olduğunu anlamak zor bile olmuyor.

Okuyan ve kültürlü olan bir kişi düşünün bir kere dünyaya bakış açısı genişlemez mi?

Evet.

Okuyan ve kültürlü olan bir kişi düşünün bir kere eşi tarafından aldatılan erkek bile olsa eşini (yani karısını) öldürebilir mi?

Hayır. Adalete güvenir mahkeme başvurur ve bir çelse de boşamaya çalışır.

Okuyan bir toplum olsaydık ki; Türkiye de böyle insanlara aydın insan diyoruz ve ekliyorum böyle insanların sayı bakımından az olduğunu söyleyebilirim. Bu da MB’ta 4270 kadar yazar olmamıza rağmen devamlı yazanların sayısı 500’ü geçmez. Demek ki okuyan bir toplum değiliz. Okunmadığından kültürsüz ve kalitesiz bir toplum olur ve bir yerde İslamiyet’in de getirmiş olduğu katı kurallar çerçevesin de okumamışlık hâkim olur, töre cinayetleri çoğalır kardeşler birbirlerini öldürür.

Bir hatırlatma da bulunayım. Porno ile ilgili blog yazılarını okuyarak da kültürümüz artmaz. Genelde sitemizde porno ile ilgili yazılar okunmakta ve bunlar tavan yapmaktadır. 100 bin, 150 bin okur bulurken diğer yazılar var ki beğendiğimiz ve önem verdiğimz yazılar 100 sayısını lütfen buluyor. Buda okunmadığımız gösteriyor.

Yine okuyan bir toplum olsaydık çocuklarımıza en azından saygıyı öğretirdik.

Okuyan anne ve babamıyız. Öyle olsaydık en azından çocuklarımıza bilgisayar başında oyun oynamayı değil de araştırmayı ve öğrenmeye yöneltirdik.

Yani her şeyin başı okumaktır.

Bizler toplumumuzun ebeveynleri olarak üzerimize çok büyük görevler düşmektedir. Bana kalırsa aile içersinde herkesin bir rolü vardır. Ebeveynler anne ve baba gibi olacak çocuklarda gereken saygıyı gösterecek. Bunu da okuyarak sağlayacak. Okuyan bir toplum saygıyı daha çabuk kavrar.

Mesela öyle kitaplar var ki anne ve babasını nasıl davranmasını öğreten kitaplar.

Sevgi ve saygılarımla efendim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben bir anne olarak ebeveyn olmanın pürüzlerini iniş ve çıkışlarını sürekli sorgulamaktayım. NEREDE YANLIŞ YAPIYORUMu sık sık kendime soruyorum.Ne şiddet ne de aşırı hoşgörü ikisi ortasında tatlı sert çizgiyi tutturabilmek.Tabi kararlarda ana babanın ortak paydalarda yer alması. Bu konuda ansiklopedi yazılır neyse ben şimdilik bu kadarla noktalayayım arkadaşım. TEKRAR TEŞEKKÜRLER bu konuyu irdelediğin için. Mutlu yıllar dileklerimle....:))

NİLGÜN BURSA 
 27.12.2008 9:49
Cevap :
Nilgün Hanım. Teşekkür ederim yorumunuz için. Gerçekten de anne ve baba olmak çok zor. Ve bizler çocuklarımıza maalesef saygıyı bir türlü öğretemiyoruz. Sevgi ve saygılarımla.  27.12.2008 22:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1220
Toplam mesaj
: 179
Ort. okunma sayısı
: 3129
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster