Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '12

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
6712
 

Ailelerine bağımlı olanların hayatları

Ailelerine bağımlı olanların hayatları
 

Evliliğin en önemli amaçlarından biri, "yeni ve farklı bir aile" kurabilmektir. İki ayrı kültürden gelen insanlar, tek çatı altında bir araya gelerek özledikleri yeni aileyi oluştururlar. Aile kurmak, yeni bir ilişki biçimi oluşturmaktır.

Evlenecek bireylerin ailelerinden aldıkları kültür ne yönde ise hayatları da ona göre şekillenir. Her birey eninde sonunda evlenerek baba evinden ayrılır. Kendine ait farklı bir "aile düzeni" kurar. Bu şekilde iki farklı aileden tek ve özel bir aile kurumu meydana gelir. Geride bıraktıkları aileleriyle birlikte hareket etme mecburiyeti ortadan kalkar. Dolayısıyla anne babanın sorumlulukları bitmiştir. Artık anne baba onlar için birer "değer" olarak kalır.

Özel, acı olaylarda ve zor durumlarda onların yanındadır. Diğer zamanlarda kendi hayatlarına, kendi yollarına eşleriyle birlikte kendi aile düzeni içerisinde devam ederler. Evliliğin korunabilmesi, yeni aile düzeninin oluşabilmesi için bu düzen bu şekilde devam eder.

Bağlılık ile Bağımlılık kavramlarını birbirinden ayırt etmek gerekir. "Bağlılık" yararlı ve güzel bir davranış olup, Aynı zamanda insanî bir ihtiyaçtır. "Bağımlılık" ise bir hastalıktır. Bireye ait özgür iradenin elinden alınması ve başkalarının istedikleri hayatların yaşanmasıdır. Bağımlı insanda çaresizlik ve mutsuzluk egemen olur ve ömür boyu maalesef bireyle beraber yaşar.

Çevremizde bağımlı yapıda yetişen, kendi ayakları üzerinde duruyor gibi görünmesine rağmen, bağımlı oldukları kişilerden destek almadan ayakta duramayan, mutsuz insanlar, mutsuz evlilikler, yıkılan hayatlar görmeniz mümkündür.

Bağımlılık tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Bağımlı insanların bazı davranışları,

- Kendi hayatlarını kurmalarına rağmen, sinemaya giderken bile haber vermeleri

- Sürekli telefon irtibatı ile yer, zaman ve mekan bildirimi yapmaları

- Bir şeyler alırken, onların fikirlerine ihtiyaç duymaları ve hatta onların dediklerinin alınması

- Bir konu hakkında karar verilirken, onun yerine bağımlı olduğu insanların fikirlerinin dinlenmesi ve uygulanması

- Kendi fikirlerini söylemekten ve savunmaktan korkması

- Kaybetmek riskini göze alamaması ve her şeyi kabullenmesi

- Eşiyle beraberken hiçbir sebep yokken mutsuz olması ve bağımlı olduğu kişiyi düşünmesi

- Kendi hayatı var iken, birikimini, eşinden aldığı maddi kaynağı hatta maaşının bir bölümünü, hiç ihtiyacı olmamasına rağmen bağımlı olduğu kişiye vermesi

- Başkalarının kendi hayatı ile ilgili karalarına itiraz edememesi, etse bile onların dediklerini yapması….

Bu maddeler çoğaltılarak artırılabilir.

Yanlışlık nerede? Yetiştirilme tarzında ve dolayısıyla oluşan kişilik eksikliğinde. Garip olanı ise bu tip insanların, kendi hatalarını görmedikleri, kendilerini haklı gördükleri, yaşanılanların doğru olduğunu düşünmeleridir. Çevrelerinde onları uyaracak kimse yoktur. Çünkü çevresindeki yakın aile bireyleri de aynı kaosun içindedir ve mutsuz yaşamaktadırlar. Öğretilmiş Çaresizliğin içinde boğulmaktadırlar. Gerçeği göstermek isteyenler ise onların hayatlarından bir şekilde dışlanırlar.Süper bir mekanizma oluşmuştur. Hataları söyleyecek kimse kalmamıştır yanlarında.

Bu tip insanların evlilikleri uzun soluklu değildir. İstedikleri olmuştur, sorun yoktur ama mutsuzdurlar. Bu mutsuzluk zamanla eşlerini de etkileyecek, önceleri arada bir yapılan kavgalar, zamanla günlük kavgalara dönüşecektir. Sonrasında Baba evine gidip gelmeler başlayacaktır. Çocuklar olacaktır ama mutsuzluk devam edecektir. Çünkü hayatlarını yönlendiren kendileri değil, bağımlı oldukları kişi olacaktır. Bu nedenden dolayı ayrılmış insanları çok sayıda görebilirsiniz. Onlara sorun isterseniz. Hala kendilerinin haklı olduğunu söyleyecek, özeleştiri bile yapmaktan korkacaklardır.

Özellikle Anne ve Babalar, çocuklarımızı yetiştirirken Bağımlı değil, bağlı olacak şekilde yetiştirelim. Onların fikirlerine önem verelim, kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlayalım, hem maddi, hem manevi.

GÜZEL BİR TABLO YAPMAK İSTİYORSANIZ, LÜTFEN BİR KERE DAHA DÜŞÜNÜN, GÜZEL VE CANLI RENKLERİ SEÇİN.

ENGİN GÖKSU

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba! Bağımlı kişiler var çevremde, kızıyorum ama kurtaramıyorum. Bazen kendimi de bağımlı gibi görüyorum. Sanki dozu var gibi. Azıcık bağımlı olmak zarar vermeden yaşanıyor. Olacaksa böyle azıcık olanından olsun inşallah. :) teşekkür ederim. saygı ve sevgiyle,

DuyguCan 
 26.07.2012 9:08
Cevap :
yorumunuz için tesekkurler. evet dozu olabilir.herşeye rağmen bağımlı hayatlar başta insanın kendisine olmak üzere çok tehlikelidir ve tedavi gerektirir. tesekkurler sevgiyle kalınız  26.07.2012 18:53
 

Engin Bey çok güzel bir sunumdu ve oldukça önemli bir konuydu bu yazınızı öneriyorum Selam ve sevgilerimle.

Şennur Köseli 
 26.07.2012 0:58
Cevap :
şennur hanım sizden bunları duymak benim için önemliydi. tesekkurler sevgilerle  26.07.2012 18:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 87
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1596
Kayıt tarihi
: 18.11.11
 
 

Engin Göksu  1976 Kayseri'de doğmuş. Cumhuriyet Üniversitesi Jeoloji Müh. bölümünü bitirmiş. Hale..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster