Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '09

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1076
 

Akıl ve Bilim Toplumu Olabilmek

Akıl ve Bilim Toplumu Olabilmek
 

Keşke akıl ve bilim toplumu olabilseydik.
Keşke sadakate değil liyakate önem verseydik.
Keşke hesap sorabildeydik.
***
2009 yılı ilk sabahı gün henüz ışımadan acı bir haberle sarsıldık:
‘Bilkent Üniversitesi’nin 7 öğrencisi yılbaşı gecesi evlerinde doğal gaz kombisinde sızan karbon monoksit gazından zehirlenerek öldü.’
Haber doğal gaz faciası olarak duyuruluyor.

***
Avrupa’nın nerdeyse tamamı ısınmak için doğal gaz kullanıyor.
Ama pek de kimse ölmüyor.
Peki, ülkemizde bu tür facialarla bu kadar sık karşılaşılması rastlantımı?

***
Petronius'un bir sözü var: "suam habet fortuna rationem" İngilizceye ‘accident has its reasons’ olarak, dilimize ise 'rastlantının nedenleri vardır’ diye çevrilmiş.

***
“Talihsiz” gençlerimizi geri getirmez, ama keşke;

Pişmanlıkları keşkelere,
Umutları inşallahlara,
Kaderimizi rastlantılara bağlamasak.
Rastlantıların nedenleri olduğunu bilsek,
O nedenleri var eden koşullardan hesap sorsak,
Sadakate değil de liyakate önem versek.

Kısacası akıl ve bilim toplumu olabilsek.
O zaman biz de çağdaş toplumlar gibi, bu tür acıları daha az yaşayan mutlu ülkeler grubuna girebiliriz.

***
Ama öyle miyiz?

Gençlerimize son 10 yılda türbandan başka proje geliştirilebildi mi?
Gelişmiş topumlar CERN gibi projelerle uğraşırken, gençlerini yaşına bakmadan salt birikim ve yeteneklerinden ötürü bu tür projelerin yönetimine getirebilirken..

Ülkemizde, hava yolları gibi, Tübitak ve üniversiteler gibi bilim kuruluşlarının yöneticileri bile bilim ve liyakat kriterleri ile değil; ahbaplık, yandaşlık ve sadakat esaslarına göre, salt ‘cemaattendir diye’ bu kuruluşların başında bulunuyor mu?

Bir yoğun bakım ünitesinde başhemşirelik yükseltilmesi, devletin bir anaokuluna öğretmen atanması, hatta oraya minicik öğrencinin kabulünde bile aile profiline bakmak, gerekirse mahalle, parti referansı sormak gibi kriterler uygulanmıyor mu?

Evet. Hem de maalesef on binlerce kez evet.
Bilimin ve aklın referans olarak alınmadığı çırılçıplak ortada.

***
Karbon monoksit ağır bir gazdır.
Ağırlığı nedeni ile bulunduğu ortamda hep aşağı çöker, bu özelliği ile ortamdan süpürülerek bile uzaklaştırılabilir.
Bu önemli bir bilgidir. Can kurtarır. Batılı toplumlarda kim bu bilgiye sahipse o bu göreve getirilir. Kriter bilgidir. Batı toplumlarında itfaiyeci 'bilgi toplumunun' itfaiyecisidir.
***

Aklı ve bilimi referans olarak almadığımıza göre şimdi biz bizim itfaiyecimize ne soracağız?

Gençlerin can verdiği apartmanda, bir üst kattan gelen ihbar üzerine, saat sabahın beşinde belki de o gençler hala hayatta iken daireye giren, buradaki zehirlenmeyi saptayan, zaten kapalı olan hava gaz vanalarını kontrol eden; ama bu gaz ağırdır, bu dairede zehirlenme belirtisi varsa alt katlarda çok ciddi bir durum olabilir demeyi AKIL edemeyip geri dönen; öte yandan bu faciaya en az benim kadar üzülen yurdumun itfaiye görevlisinden hesap sorabilecek miyiz?

Hayır, soramayacağız. Buna hakkımız da yok aklımızda.
Çünkü biz bilgi ve akıl toplumu olamadık.

Biz, rastlantı dediğimiz şeylerin basit nedenleri olduğunu bilmiyoruz.
Ya da biliyoruz ama o nedenleri var eden koşullardan hesap soramıyoruz.

Soramadığımız için, bilim kuruluşlarımız CERN’e yaklaşamıyor.
Çocuklarımız, gençlerimiz sorunlar yumağında, kaos içerisinde bocalayıp duruyor.
Üniversitelerimiz tökezliyor, uçaklarımız düşüyor.
Yoğun bakım ünitelerinde toplu bebek ölümleri yaşanıyor.
İnsanlarımız çok sık bu tür facialarla ‘RASTLAŞIYOR.’

Karanlık bir Ankara gecesinde
Heycanla beklenen umut pırıltıları, henüz gün ışımadan, 'talihsiz' bir şekilde sönüyor.
Gencecik canlar ölüyor.

Talihsiz bir toplumuz.
Ve bundan hepimiz sorumluyuz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazıda geçen itfaiyecileri tenzih ediyorum. Doğrusu "gaz müdürü" olacaktı.

Cezmi Saday 
 04.01.2009 14:36
 

Fortuna'nin kendi icindeki ve kendine özgü sistematigi, örnegin Tuzla Tersaneler Bölgesi'indeki trajediler icin de gecerlidir (Agustos 2008 itibariyla 105 ölü). Konya'daki Zümrüt Apartmani (92 ölü), Diyarbakir'daki Hicret Apartmani (82 ölü) facialari, Pamukova'daki Hizlandirilmis Tren faciasi (36 ölü), Konya Taskent'teki Kur'an Kursu faciasi (15 ölü) icin de gecerlidir. Sözde "Trafik Canavari"nin sözünü bile etme ihtiyaci duymuyorum... Cok isabetli bir teshisle gözümüze sokmussunuz fortuna'yi. Cok sevdim. Birkac örnekle bende destek olmak istedim. 7 genc canin kaybi böylesi paylasimlara yol aciyorsa MB'da, ne mutlu bizlere. Tesekkürlerimi ve yeni yil icin en iyi dileklerimi sunuyorum. Dost selamlarim, sevgilerimle

pirmete 
 02.01.2009 12:54
Cevap :
Katkınız ve duyarlılığınız için teşekkürler.  04.01.2009 16:28
 

Cok tesekkürler bu saglam analiziniz icin degerli Cezmi Bey. Hic acik kapi birakmamissiniz. Adini koymadiginiz hicbir sey yok. "Fortuna"nin baslikta kullandiginiz veciz sözdeki anlami, Ingilizceye cevirisindeki gibi "rastlanti"dir (accident). "Fortuna"nin öteki anlamlari; kader, talih, sans, kismet'tir (Ki "kader"i siz de kullanmissiniz yazinizda). Evet; adina ne derseniz deyin, "fortuna'nin kendince nedenleri, kendi icinde ve kendine özgü bir sistematigi vardir. Depremlerde, taskinlarda, toplu cocuk ölümlerinde, kene'den ölümlerde, grizu patlamalarinda, kömür sobalarindan zehirlenmelerde, sulama kanallarinda bogulmalarda ve foseptiklerde ölmelerde... Tüm bunlarda "fortuna"nin sistematigi gecerlidir ustaca tanimladiginiz bilgisizlik, kayirmacilik, adamsendecilik toplumumuzda. (Izninizle ikici bir bölüme gececegim).

pirmete 
 02.01.2009 12:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1287
Kayıt tarihi
: 14.11.08
 
 

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdim. Halen Çocuk Cerrahisi Uzmanı olarak çalışıyorum. Evliy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster