Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '08

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1455
 

Akıl ve kalbin dengesi (2)

Akıl ve kalbin dengesi (2)
 

“Öyle görünüyor ki insanlar arasında muhtemelen doğuştan zekâ farklılıkları bulunmaktadır. Ancak böyle çok boyutlu bir sorunu, insanın sahip olduğu bilgi ve zekâyı (kavrama çabukluğu, sezinleme derinliği, yaratıcılık, sergileme berraklığı, v.b.) tek boyutlu olan zekâ bölümü (IQ) gibi bir işlemle ölçülebilmesi de imkânsız görünüyor. Karl Popper , John C. Eccles

Tek başına akıl-mantık ya da sadece duygusal araçlarımızı kullanmamız, yaşam kalitemizi olumlu yönde şekillendirmiyor. Önemli olan, aklını ve kalbini dengeli bir şekilde kullanabilmek… Evrenin Sahibi, insanoğluna diğer canlılardan farklı o kadar çok özellik vermiştir ki, bu donatılarını en dengeli ve verimli bir şekilde kullanabilenler hayatta başarılı grafiklere sahip olabiliyorlar…

Dr. Alexis Carrel, akıl-duygu-zekâ üçlüsünün ahengine şöyle değiniyor:

“ İnsanda zekayı kaplayan bir içgüdü vardır.Fakat bu, dış dünyayı emin olarak kavramamıza yetecek ve bu dünyanın şartlarına uymamızı sağlayacak kadar kudretli değildir.İnsan, ormanın karanlığında öndersiz yol bulamaz.İlk bakışta dostu ve düşmanı ayıramaz; insan yanılabilir.Önüne çıkan birçok yoldan bir tanesini seçmekte ve sonra bu yolu takip etmekte serbesttir.Varlığını devam ettirmek için bilinçli çabasına güvenemez.Akıl, rehberlik konusunda zayıftır.Akıl, hiçbir zaman sürekli bir medeniyet kurmaya yetmemiştir.Akıl, zamanda zekadır , duygudur , yürektir.Gerçeğe ulaşmamız için akıl kadar duyguya da ihtiyaç vardır.Zeka, dış alemi ve eşyaların birbirleri arasındaki ilişkileri kavrar; fakat bizi harekete geçiremez.” [1]

Sadece mantık kurallarına göre hareket edenler birer makine ya da robot gibi yaşarlar. ”Yağmur yağdığı zaman şemsiye açılır ve yağmurdan korunulur. “ gibi… Peki, ya doğayla baş başa kalmanın huzurunu duymak, eşiyle ve çocuğuyla el ele bir nisan yağmurun altında şarkılar söyleyerek iliklerine kadar ıslanarak keyifle, mutlulukla yürüyen bir kişinin davranışlarını mantığın hangi kefesine koyacağız? Herkes ıslanmamak için köşe bucak kaçarken ya da şemsiyesini açarken siz hangi mantık kurallarına göre böyle bir şey yaparsınız? Bence böyle bir örnekte mantıktan çok duygular ağırlıkta… O anda yaşanan mutluluk oranını o insanlara sormak gerek… Peki ya, suyun kaldırma kuvvetini, hamamda banyo yaparken keşfeden ve keşfettiği anda çırılçıplak sokaklara fırlayıp. “ Evreka! Evraka! (Buldum! Buldum! ) ” diye bağıran ünlü bilim ve düşünce adamı Arşimed’in bu hareketini akıl-mantığın neresine koyacağız? Ya Hezarfen Ahmet Çelebi’ye ne dersiniz? O devirde yapma kanatlarla Galata Kulesi’nden atlayarak uçmaya kalkmak, akıl-mantık işi miydi? Bir ışık demetinin üzerine binip evrene yolculuk yaptığını hayal eden ve E=mc2 ‘yi bulup fizikte devrim yapan Einstein’a ne demeli? Akıllı, uslu, mantıklı kaç kişi, bir ışık demetinin üzerine binip evrenin sonsuzluklarına uçmayı ve ardından büyük bilimsel buluşlara imza atmayı başarabilir? Belki de başarılı bilim adamları için genellikle kullanılan “Uçuk- kaçık biri” tanımlaması, akıl ve mantıkla birlikte, bunların çok ötesindeki potansiyel zekâlarını da devreye sokan kişiler olmalarından kaynaklanmaktadır.(devam edecek)


[1] Alexis Carrel, Başarının Sırları, Hayat yayınları, Editör: Özcan Ünlü, İstanbul

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın ALKAN, yorumlara göz atarken cevabi metninizde,İÇİNİZDEN GELDİĞİ GİBİ YAZDIĞINIZI ve KIRICI OLDUYSAM ÖZÜR DİLERİM gibi bir cümle gördüm. Aynı düsturu benimseyen bir dostla karşı karşıyasınız. O uslupla yazmanız bence çok güzel. ÇÜNKÜ O SİZİN GERÇEK DÜŞÜNCELERİNİZİ ANLATIR. EN SAF, EN DOĞRU OLANLAR ONLARDIR. Benim paylaşım yaptığım dostlarımdan istediğim ilk şey'kendilerini, kendi cümleleriyle anlatmalarıdır. Ben ancak böyle davranırlarsa onları anlayabilir vede onlara yardımcı olabilirim' Özür dilemenize gerek yoktu.Nezaketinizi görme şansını bana lütfettiğiniz için tekrar teşekkür ederim.

sezar pan 
 09.08.2008 13:38
Cevap :
Bu incelik dolu mesajınıza teşekkür ediyorum.  09.08.2008 17:19
 

..Bu benim değil MEVLANA'nın benzetmesidir. Çok hoşuma gittiği ve aynen katıldığım için sizinlede paylaşıyorum. O DÜŞÜNEN BÜYÜK GÜZEL İNSAN, "nakli bilgiyi" TAKMA AYAGA benzetir."akli bilgiyi" ise insanın kendi canlı ayagına benzetir.Açıklaması çok uzun. Zaten yeterince açık ve anlayabileceğinizden emin olduğum için çok uzatmıyorum.Yalnız burada "sadece bilgi değil, bilge de kastedilmektedir" GAZALİ, MEVLANA,YUNUS EMRE, EFLATUN, SOKRATES ve LAO TSE, bilgiyi AKIL YOLUYLA bulanlara örnek olarak verebileceğim ilk anda aklıma gelen düşünürlerdir Siz kendi aklınızı EVRENSEL AKLILLA birleştirdiğiniz zaman, insana dair ulaştiğınız bilgiye siz bile şaşacaksınız.(burada ki sizden kasıt,tüm insanlardır.) Diğer konu üzerinde paylaşacak bulguların çokluğu BİLGİ konusuna burada ara vermemi gerektiriyor.YAŞAM KODLARI..Burada anlatılmak istenen, kısaca biz kimiz? niçin buradayız sevgi nedir? akıl nedir? korku nedir? bilgi nedir ? ve bunun gibi insana dair aklınıza ne gelirse onlara yanıt arama çabası

sezar pan 
 08.08.2008 19:06
 

...Yarım kaldı,benim kontrolüm dışında ekrandan kayboldu.Elinize geçip geçmediğini bildirirseniz tamamlama şansım olur.SEVGİLERİMLE...

sezar pan 
 08.08.2008 15:42
Cevap :
Sayın Pan, Araştırmalarımıza,çalışmalarımıza yön veren değerli yorumlarınız için teşekkür ediyorum.İlk yorumunuza cevabım biraz sert gibi görünse de , bunu doğru bildiğim ve düşündüğüm şekliyle yazmıştım.Kırıcı olduysam özür diliyorum. Bana bugün üç adet yorumunuz geldi.Bunları yayına aldım.Bilgiyi nakletme ve akletme ile ilgili bir yazınız ulaşmadı.. Her şeyin gönlünüzce olması dileklerimle...  08.08.2008 17:29
 

.......Keşke herkes düşünerek kendi bulduğunu paylaşsada en doğru ortaya çıksa.Çünkü o kişlerin buldukları, manüple edilmeyen,herhangi bir menfat amacı güdmeyen SAF ve DOĞRU bilgilerdir." SİZ TAKILIRSINIZ " da demedim.Takılmaycağınızı tahmin ederek ŞAHSINIZI TENZİH EDEREK" ayrı tutmuştum.Yine genel bir bakış açısıydı. "ÇELİŞKİLER" sizin yazdıklarınızda değil,NAKİL YOLUYLA BİLGİ EDİNENLERİN bunu sahiplenmek adına, araya attıkları görüşlerdeki çarpıklıkları kastetmiştim. Yeri gelmişken BİLGİYİ NAKLETME ve AKLTME konusuna açıklık getirmeye çalışalım. Bu benim değil

sezar pan 
 08.08.2008 15:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 64
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1440
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

1968 yılında Üsküdar'da doğdum.İlk-Orta öğrenimimi Almanya'nın Hof/Saale kentinde tamamladım.Lise ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster