Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
380
 

Akkuyu’da ateşböcekleri çığlık çığlığa... Nükleere hayır!

Akkuyu’da ateşböcekleri çığlık çığlığa... Nükleere hayır!
 

Onlara “Ateşböcekleri” demiştim. Yurdun dört bir yanında, öbek öbek yanıp sönen, karanlıkları aydınlatanlardır onlar...

Çığlıkları sürekli susturulmak istenen, ışıkları söndürülmek istenen ateşböcekleri... (http://blog.milliyet.com.tr/atesbocekleri-isyanda-atesbocekleri-ciglik-cigliga/Blog/?BlogNo=373718)

*******

Yer, Mersin’in Gülnar İlçesi, Büyükeceli Beldesi. Oraya  nükleer santral kurulmak isteniyor. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali.

“Olurdu olmazdı” derken, ihaleyi bir Rus şirketi kazanıyor, inşaata başlanıyor. Rus şirketi deniyor ama sermayenin dünyadaki bugünkü yapısı, uluslarötesi bileşkenli olduğu için başka ortaklar da mutlaka vardır. Elbette Türkiye’den de ortaklar vardır. Olmasa bile, 20 milyar dolara yapılacak olan santralde, bugüne kadar 7 Türk şirketine, 50 milyon dolarlık iş verildiği belirtiliyor. Türkiye’deki firmalara, sadece çimentodan 250 milyon dolar, toplamda ise 2 milyar dolarlık iş hacmi öngörülüyor. Kimler yararlanacak, kimlerin ağzının suyu akacak, ihalelerde komisyonlar nerelere gidecek?... Çünkü AB normları derken, ihalelerin şeffaflığı ve güvenirliğine ilişkin yasa, normlar dışı kalıvermişti. Bölge insanına, binlerce işçi çalıştırılacağı vaat ediliyor. Bunlar bir yana...

Yıllardır, çevreci ve nükleer karşıtı güçler, var güçleriyle eylemler yapıyor, bu santralin yapımını engellemeye çalışıyorlar. Bilim insanlarından, yenilenebilir enerjiyi savunanlar tümden karşı. Nükleer enerjiye kesin karşı olmayanlar ise seçilen yerin asla uygun olmadığını savunuyorlar. Denizden uzak, deprem riski az başka yerler öneriyorlar.

Santral yapılıp da çalışmaya başladığında doğa harikası bir koy, yok olacak. Tarım arazileri, hava, yeraltı suları olumsuz etkilenecek.

Nükleer Reaktör Mühendisliği ve Jeofizik Mühendisliği bilim dallarının ortak görüşünden derlediğim diğer sakıncalar şunlar:

Seçilen yer kesinlikle güvenli değil. Biliyorsunuz, Japonya gibi depreme en hazırlıklı bir ülkede Fukuşima facianın eşiğine geldi. Kilometrelerce uzaktaki Tokyolular bile kaçtılar. Akkuyu’da deprem riski ve tsunami açısından  daha büyük tehlikenin varlığından söz ediyorlar.

Akkuyu’nun 25 Km uzağından 190 Km.lik Ecemiş fay hattı geçiyormuş. 6.3 büyüklüğünde deprem üretebilirmiş. Daha da tehlikeli olan ise, Osmaniye ve Antakya’dan geçen Ölüdeniz kırığıymış ki yeryüzünün en büyük depremlerini üretmiş.

Diyorlar ki, “Ölüdenizkırığı, Kıbrıs yayı, Doğu Anadolu kırığı, İskenderun Körfezi ve Çukurova’da birleşiyor. Suriye, Lübnan ve Kıbrıs’ta oluşacak depremler de burayı etkiler. Geçmişteki büyük depremlerde oluşan süprüntü dalgalar, Antalya’ya, Fethiye’ye, Kaş’a, Rodos’a, Girit’e ulaşmış, Kıbrıs’ın tümünü süpürmüştür. Dalgalar 10 metreye ulaşmıştır.” Bu büyüklükte son deprem, 1822’de olmuş.

Depremle oluşacak sarsıntı ya da çatlamalarla sızan nükleer enerjinin getireceği yok edici tehlikeyle olası 7,5’luk bir depremin yarattığı hasar  bir araya geldiğinde, rüzgârları da hesaba kattığımızda, Akdeniz ve çevresinin, Anadolu’nun ve çevresinin vah ki vah haline...

Çernobil faciasının can yakıcı etkileri bugün de Karadeniz’in iki yakasında görülmekte.

Bu gerekçelerin yanısıra, çevreciler ve nükleer reaktörlerle ilgili bilim insanlarının bir endişesi daha var. Reaktörleri soğutmakta deniz suyu kullanılacak. Denizsuyu ısısının, Akdeniz’de soğutma işlemini yapacak yükseklikte olmadığını söylüyorlar. Bu durum, tehlikeyi daha da büyütüyor. Aynı zamanda, tesisin, nükleer enerji üretmek yerine, nükleer atık temizlemekte kullanılacağı kuşkuları doğuyor.

İşte saydığımız hatta eksik bırakmış olabileceğimiz bu tehlikelerden ötürü yıllardır, ateşböcekleri Akkuyu’da çığlık çığlığa...

Her yıl, yazın uzun süreli kamplar kurup, çadırlarda barınarak, imece usulü pişirip yiyerek, haftalarca, sıcağın altında seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Anamedyada kıyıda köşede yer verilirse verilir. TV’lerde kolay kolay göremeyiz onları. Balıkçılardan, köylülerden, bisikletçilere ve neredeyse yerel tüm kuruluşların desteğini aldıkları halde... Çeşitli partilerden birkaç milletvekili bile destekliyor. Kulaklar da, yürekler de, ekranlar da sağır... 

Eyleme katılan kuruluşların platformu, Mersin Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Sabahat Aslan, şöyle sesleniyor bizlere:

“Nükleer santraller, tarih boyunca milyonlarca insanın ölmesine ve sakat yaşamasına, milyarlarca para değerinin heba olmasına neden olmuştur. Nükleer santrallerin insanlığa verdiği ekonomik ve sosyal zararlarının korkunç boyutlarını Çernobil ve Fukuşima’da gördük. Nükleer santrallerde üretilen nükleer silahların özellikle Ortadoğu da halkların öldürülmesinde kullanılması acımasızlığının da bilincindeyiz”

Yürüyüşte binlerce, kampta her gece  75- 150 arası değişkenlik gösteren sayıda  ateşböceği,  7 Temmuz 2012’den bu yana yine çakım çakım çakmakta... Çığlık çığlığa...

Ömrümce,  acı çığlıkları duymaktan hâlâ sağırlaşmayı başaramayan kulaklarım çınlıyor geceler boyunca. Gözlerim  kamaşıyor çakımlardan.

Gidemedim yanlarına, yatamadım çadırlarında... Karavanaya kaşık sallayamadım.

Ben de karınca kaderince,  şu cılız sesimle, o çığlıkları sizlere yansıtmak istedim.

Duyan duysun, gören görsün... 

Ateşböceklerine  buradan  bin selam olsun!...

09.08.2012

Vildan Sevil

Sema Sener bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Duyarlı yüreğinize sağlık diyorum...

Melek Koç 
 20.09.2012 21:23
Cevap :
Teşekkürler... Sevgi ve dostlukla...  21.09.2012 13:40
 

Ateşböcekler doğruyu yapıyor lakin uyuyanTürkiye bu ışıkları görmüyor. Yinede ateşböcekleri iyi ki varlar..Saygılar..

hssensoz 
 12.09.2012 9:41
Cevap :
Ateşböcekleri, yanıp sönmeye devam ediyor değerli Şensöz.Evet iyi ki varlar ve ışıkları, birgün tüm ülkeyi aydınlatacak. Teşekkürler, selamlar...  13.09.2012 1:23
 

Önerin muhteşem Vildan'cım neden olmasın... Umarım ve dilerim ki diğer yazanlar da konuya olumlu yaklaşırlar da kalabalık bir grup oluşturup tepkimizi dile getiririz... Ben araştırma yapmaya başlayayım bari... Sevgiler kucak dolusu...:))

Sema Sener 
 16.08.2012 12:42
Cevap :
Sevgili sema, öneriyi dikkate aldığın için teşekkürler. O anda aklıma gelmişti.Sanırım dikkate alacak çok arkadaş bulunur. Sevgiler...  16.08.2012 13:11
 

Sevgili Vildan, Sayfana ilk kez geldim, bundan böyle hep geleceğim bilesin.Son yazını tıkladım off ki offf. Benim de kanayan yaramdır ve ne zaman duysam ki bir miting var koşar giderim.Ne yazık ki güç onlarda, ateş böceklerine tanrım onlarla başa çıkabilecekleri kadar güç ve kuvvet versin.Keşke yanlarında olabilseydim.Anlayamadığım doğayı katlettikleri kesin olan bir konuda niye bu kadar ısrarlılar.Öyle güzel bir kainat sunmuş ki tanrı bize bunu bozmanın günah olduğunu bildirmiş.Günah işlediklerini de bile bile bu ısrar niye.Ülkemizde güneş ve rüzgar bolluğu varken bunu yeterince kullanmayıp doğayı katletmek niye.Rüzgar güllerini öyle severim ki onları görünce mutlu olurum ama yeterli sayıda değiller.Maliyeti uygundur fazla yer kaplamazlar.Hem ben diyorum ki ürettiğimiz kadar kullanalım icabında kısıtlamaya gidelim, hep söylerim keşke teknoloji bu kadar ilerlemeseydi biz de elektriğe bu kadar ihtiyaç duymasaydık.Konu çok önemli Vildancım ellerine yüreğine sağlık,sevgiler kucak dolusu..

Sema Sener 
 16.08.2012 0:38
Cevap :
Hoşgeldin Sema, Elbette güller açtı sayfamda. Gördüğüm o güzel gülüşünle... Ne düşündüm biliyor musun? O güzel gezi organizasyonlarını, yurdun değişik yerlerinde yanıp sönen ateşböceklerinin yanına doğru yapsan bazen. Milliyet Blog yazarları ve ateşböcekleri... Nasıl olur ama? Yorumuna, katkılarına teşekkürler... Sevgiler...  16.08.2012 2:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 580
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 873
Kayıt tarihi
: 07.06.11
 
 

1949 İstanbul doğumluyum. Emekli edebiyat öğretmeniyim. Çeşitli edebiyat sitelerinde, çeşitli kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster