Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '16

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
75
 

Alamanya, Alamanya, benden iyisini bulamanya

Alamanya, Alamanya, benden iyisini bulamanya
 

Aydına karşı cahil. Esas demek istediğim “aydın versus cahil”. İngilizce bir kelime olan “versus”un, Türkçe karşılığını bulamadım, onun için “karşı” dedim yoksa birbirine karşı anlamında değil.

Aydının özelliği bilgili olması, dolayısıyla ağzının iyi laf yapması, referans noktalarını istediği zaman çoğaltabilmesi. Bu özellikler ikna kabiliyetini de artırıyor. Dolayısıyla aydın, işine geleni, bazen doğru olanı ama bazen de sadece işine geleni daha iyi savunabiliyor. Çok sıkışırsa, laf kalabalığı, demogoji (mügalata), laf canbazlığı yapabiliyor. Daha da sıkışırsa konuyu dağıtıp, karşısındakinin aklını karıştırıp, bir dizi önermeden (proposition) sonra, sanki doğru bir akıl yürütme (inference) yapıyormuş, ve doğru bir sonuca (a valid conclusion) varmış gibi, işine gelen sonuca varıyor. Böylece de karşısındakini kandırabiliyor.

Cahile gelince, onun güçlü yanı ise bilgisi dolayısıyla referans noktaları az olduğu için, daha sade, daha yalın akıl yürütebilmesi. Bu, aklının karıştırılabilmesine karşı doğal bir savunma oluşturuyor.

Diyeceksiniz ki, aydınlar neden işine geleni savunsun ki, onlar dürüst değil mi? Efendim, dürüst olmak sadece para çalmamak demek değil. İnsanlar genellikle, küçüklükten edindikleri değer yargılarına, inançlarına, genel tercihlerine uygun olanı savunuyorlar. İşine geleni derken bunu kastettim.

Dün HDP grup toplantısını izledim. Pek çok batı ülkesinin büyükelçileri, diplomatları, basın mensupları salonu doldurmuş, açıkça HDP yi yani PKK yı destekliyorlar ve bunu hak, hukuk, demokrasi, insan hakları vb değerler adına yapıyorlar, hesapta, görünürde, kim sorarsa, kim yutarsa. Tabii ki ben yutmuyorum. Çünkü ben batının ciğerini biliyorum. Onların nasıl çifte standartlı, nasıl işlerine gelince öyle, işlerine gelince böyle konuştuklarını biliyorum. Guantanamo’da ne delil vardı, na avukat, ne mahkeme. Ne ABD de, ne Avrupa da, ne İngiltere de ne Almanya da bir aydın çıkıp da derin endişe duyduğunu söyledi mi, yazdı mı? Ama biz de, bağıra bağıra sırtımızı PKK ya dayıyoruz diyen HDP liler tutuklandı mı, Mahkemenin gelin ifade verin çağrısını hiçe sayanlar, adeta mahkemeyi tahrik edip zorla tutuklama kararı çıkartanlar tutuklanınca, hemen toplanır, bir araya gelir, ittifak eder ve derin endişelerini bildirirler. Maalesef ve maalesef bizim bazı aydınlarımız da aynı kaba şaapıyorlar; tabii işlerine geldiği için. Bazen  “işine gelmek” sadece “rakibine zarar vermeyi” kapsar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 326
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 918
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster