Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '15

 
Kategori
Çocuk Sağlığı
Okunma Sayısı
1541
 

Alerji ile nasıl tanıştık?

Alerji ile nasıl tanıştık?
 

Bir yılı aşkın bir süre önce Asya hiç beklemediğimiz bir şekilde hayatımızı değiştirdi.

Öncesinde kilo almayan, yemek yemeyen, huysuz bir kızım var diye düşünürken, tamamen alerjik olmasıyla alakalı bunları yaşadığımızı anladık. Ama çok büyük bir şokla...

Asya 3 aylıkken emmeyi bıraktı. Öncesinde de çok istiyor ama nedense uzak duruyordu. Tam o zamanlarda da ben işe başlayınca tamamen bıraktı. Ben viran tabi... Kendimi suçladım hep. Mama ve ek gıdaya erken geçtik. Ama mamaya da aynı tepkiyi veriyor ve yemiyordu. Ek gıda da daha başarılıydık ama yine de asla kilo aldıramıyorduk. Tek istediği suydu.

1 yaşına geldiğinde Asya sadece 2-3 kilo almıştı ve yeni doğmuş kimi bebekten biraz daha kiloluydu. Boyu uzadığı için sağlığından endişelenmedik. Annesi gibi minyon olacak dedik ve geçtik. Çünkü tüm uyarılarıma rağmen hiçbir doktor alerjisinin üzerine gitmedi. Çölyak testini bile ben istedim ve yaptırdık. "Ah bu yeni nesil anneler, ne kadar pimpiriklisiniz" diyen doktoru bile gördüm. 

1 yaşına kadar hastalanmadığı için doktorumuz "sağlıklı bebek" kategorisine alacağız ve inceleyeceğiz demişti. Sonunda bir buçuk yaşında hatalandı. Ağızında aft çıktı ve zaten yiyemediği yemeği asla ağızına değdiremedik. Uyuşturucular damlatıp su içiriyorduk, belki yerse biraz çorba. Aman Allah'ım kabus başladı... Nazar mı değdirdik kıza hastalandı. Yok yok bakamadık biz.. Offff

Devamında Asya sık sık öksürmeye, burnu akmaya başladı. Her doktora gidişimizde boğazı kızarmaya başlamış hemen antibiyotik verelim diyip eve gönderdiler. Zaman zaman düzelince heralde dedik iyi geliyor. Ama bir boğaz yaz kış düzelmez mi arkadaş. Başka bir şey var diyorum, pimpirikli diyorlar. Test yapın diyorum, neden kızının canını yakasın ki diyorlar. Hadi dedim doktordur daha mı iyi bileceksin. Bu arada tabi pişikler var. Ben popo yarım saat içinde pişip su toplar mı? Yürüyemiyordu kız? Neden diyorum fazla c vitamini almasın diyorlar. Hadi bakalım almasın..!

2013 Ekim ayında yine hastalandı Asya. Yine boğazı kızarık, ilaç veridler olmadı. Ateş yükseldi. 1 ay uğraştık sonunda antiboyotiği damardan vermeye karar verdiler. Asya'yı aldım serumuyla eve getirdim. Toparlandı çok şükür. 

Tam doğum gününden 2-3 hafta öncesi tuvalete gitmek istedi. Saat akşam 8 civarı. (bu arada tuvalet eğitimi, konuşma, yürüme gibi şeyleri de çok geç öğrendik) Tuvalet eğitimi vermeye çalışıyoruz artık 3 yaşında ya... Klozete oturdu ve ellerim acıyor dedi. Baktım hafif şişmiş. Zıbını kirlenmesin diye kaldırdığımda belini farkettim. Heryeri kızarmış. Bu arada elide iyice şişti. Bir kaç dakika içinde bütün vücudu kızardı ve yer yer şişti. O günkü tek mucize annemin bizde olmasıydı. Kendisi de alerjik ve ürtiker yaşamış bir insan olduğu için "Bahar" dedi "koş. Kız ürtiker döküyor" Üzerimi bile giyinmeden fırladık evden. Yolda koltuk altı, ayakları iyice şişti ve boğazım acıyor demeye başladı. Bİr süre sonra nefes almakta zorlandığını farkettim. Her zaman gittiğimiz hastaneye gittik. İnanılmaz sıra vakit geçmiyor... "Çabuk" dedim "ateşi var alın bizi, nefesi kesiliyor." Ahh..! çıldırmamak mümkün değil.

Nihayet girdik doktorun yanına. Baktı ve "bu kız alerjik ürtiker olmuş" dedi. Bu arada sayıyorum 10'dan geriye yavaş yavaş. "Test istemiştim ben bir çok kez" diyebildim sadece. Hemen kan alındı ve test yapıldı. Acısını dindirecek bir ilaçla evimize gönderildik. Salı günüydü sanırım ve cuma test sonuçları çıkacak denildi. Ertesi gün, Asya yürüyemez oldu. "Kızım bas" hayır, "acıyo anne". Naz yapıyor sandım. Çünkü ilk anda ayaklarında birşey yoktu. İlerleyen saatlerde acıdan ağlamaya başladı. Bastırmayı deniyorum çığlık atıyor resmen. Baktım ayak tabanı yumurta gibi şişmiş ve kızarmış. O geceyi hatırlamak bile istemiyorum aslında. Sabaha karşı bir doktora mail atarken yalvardığımı hatırlıyorum, "Lütfen telefon ve adresiniz yok bende, bana ulaşın. Neredeyseniz gelirim". 

Doktordan cevap gelmedi ama sabah bir doktor bulmuştuk bile. Asya kucakta koşarken kalçamı incittim. Neden koştuğumu bilmiyorum ama vakit kaybetmenin Asya'ya acı verdiğini bilmek yeterli sebepti sanırım. Doktor "Çocuk Alerjisi ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı", emekli, muayenehanesini açmış, yeteri kadar alerjik çocuk görmüş ve çocukları gerçekten seviyor. Tam aradığımız insan...

Bakar bakmaz önce, "alerjiden kaynaklı eklemlerinin ödem yaptığını ve iç organlarının şiştiğini" söyledi. "Boğaz ağrısı sürekli alerjisini tetikleyecek gıdalar almasından kaynaklı ve bu kadar uzun süre dayanabilmesinin sebebinin alerjik bağışıklığının yüksek olması" olduğunu anlattı. Bu kadar şiddetle kendini göstermesinin sebebininse "gereksiz yere uzun süre antibiyotik almak" olduğunu söylediğinde de ben artık ağlamaya başlamıştım... Alerji testi için kan verildi. Bu da cuma günü çıkacak. 

İki sonucu da alıp doktora gösterdiğimizde asıl şoku yaşadım. Hastanede yapılan test sonucuna göre Asya'nın ufak bir süt alerjisi sorunu var, alerji laboratuvarında yapılan teste göreyse Asya'nın; inek sütü, yumurta sarısı, tavuk, kakao, buğday, soya, nem, küf, toz, at, kedi, köpek kılı ve adını hatırlamadığım ve Türkiye'de olmayan bir balığa karşı alerjisi var. Kimisi çok şiddetli. Mesela soya (her yerde var), mesela tavuk, mesela kakao (çikolata yiyememek) bence en kötüsü... Eğer güvensem hastaneye ve araştırmasam, ya da o gün annem yanımda olmasa belki daha kötü şeyler olacaktı. 

Tedaviye hemen başladık. Ama ne yapıcam şimdi ben. Buğday her yerde ve çok dikkat etmem lazım. Soya market rafında bütün gıdalarda. Her şey elde hazırlanacak. Bir kaç ay annem ve ben çok zorlandık. İnanın zor özellikle buğdaya alernatif bulmak çok zor. Poğaça bile sert oluyor. Tarhanalar çöpe, yeniden keçi yoğurduyla yapılacak. Makarnalar çöpe, arpa unuyla yapılacak. Sade nescafe içmeye o zaman başladım işte. İnek sütü çöpe...

Uzun bir süre eve gelen misafir bile Asya ne yerse onu yedi. Bu arada ilk 3 ayda Asya yaşıtlarının kilosuna yaklaştı, boğazım acıyor demedi ve tabanları düzeldiğinde "anne yürüdü ben" diye sevindiğini sanırım asla unutamam... Bir de alerjinin beşinci ayında kontrola gittiğimizde doktorun artık buğday tüketebilir dediğin annemle benim attığımız çığlığı... Anne artık herşey daha kolay olacak, en azından ekmeği marketten alabiliriz.

Bundan sonra asıl sorun Asya'ya alerjiyi anlatmak. Neden bunları yaşadın, nasıl iyi olacaksın ve çikolata..! 

 

ASLI DİNÇMAN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1812
Kayıt tarihi
: 05.07.14
 
 

Aslen ressam, biraz grafiker, tesadüfen televizyoncu, kendince okur-yazar, şu sıralar Beylikdüzü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster