Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ismail hakkı özsarı

http://blog.milliyet.com.tr/ihozsari

03 Temmuz '14

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
2525
 

Alevilerin büyük sırrı

Alevilerin büyük sırrı
 

alıntıdır


Sevgili okurlarım, bugünkü yazımın başlığını Ünsal Öztürk’ün “DAMLANIN İÇİNDEKİ GERÇEK” kitabından aldım.

Ünsal Öztürk Türk Alevisi bir yazardır.

Alevilik konusu çok araştırılmış ve konuyla ilgili çok sayıda makale, kitap yayınlanmıştır. Ünsal Öztürk'de kitabında “Alevilerin Büyük Sırrı”nı şöyle anlatmaktadır:

“Âdem ile Havva sürekli tartışıyorlardı. Havva Âdem’e çocuk doğurabildiği için bütün hikmetin ve kerametin kendinde olduğunu söylüyordu. Bu nedenle de kendisinin Âdem’den üstün olduğunu iddia ediyor ve onu küçümsüyordu. Sonunda Âdem dayamayarak bir gün Havva’ya şu teklifte bulundu.

Gel bakalım senle yarışalım. Hikmet kimdedir, marifet kimdedir, asıl kaynak kimdir?

Havva yarışmayı kabul etti. Aralarına niyet küpleri koydular. Her ikisi de nefeslerini küplere üfleyerek Hakk’a yalvardılar. Küplerin ağızlarını bağladılar. Antlaşmalarına göre 40 gün sonra küpleri açacaklar ve içlerine bakacaklardı. Bu geçen 40 gün zarfında da niyaz edecekler, Hakk’a yalvaracaklar ve sonunda küplerde ne gibi hikmetler olduğunu göreceklerdi.

Aradan 39 gün geçti. Havva dayanamadı. Âdem’in orada bulunmadığı bir zamanda küplerin yanına geldi. Önce kendi küpünün ağzını açtık. Küpün ağzı açılır açılmaz içinden çıkan yılanlar, çıyanlar, akrepler, böcekler etrafa kaçıştılar. Havva çok korktu. Bu kez de Âdem’in küpünü merak etmeye başladı. Birkaç saat sonra onu da açtı. Küp suyla doluydu. Küpün içinde de henüz doğmaya çalışan bir bebek vardı. Havva şiddetli bir öfkeye kapılarak küpün ağzını kapatıp sallamaya başladı. Bebeği öldürmek istiyordu. Neredeyse tam bir gün salladı küpü. Vakit dolup 40ıncı gün bittiğinde her ikisi de küplerin yanına geldi. Önce Havva’nın küpünü açtılar küp boştu. Sonra Âdem’in küpünü açtılar. Henüz yeni doğmuş bir bebek gördüler. Bebeği hemen sudan çıkardılar. Bakıp büyüttüler. Ancak bir ayağının topal olduğunu fark ettiler.

Havva o güne kadar 36 doğum yapmıştı. Her doğumda bir erkek bir kız olmak üzere, toplam 72 çocuk dünyaya getirmişti. Ayağı topal olan çocuğa da 72,5inci çocuk dediler. Ama insan buçuk olamayacağı için 73. Dediler. Çocuğun adını da ŞİT yani NACİ koydular.

Naci ile Naciye’yi evlendirdiler. Ne Naci ne de Naciye Âdem ile Havva’nın çocukları değildi. Onlar ayrı bir soydur ve ikisi de cennetten gelmişlerdi.”

Alevi Dedelerinin ezbere bildiği ve dilden dile dolaştırdıkları bu söylenceye göre Aleviler kendilerini Naci ile Naciye’den gelmiş sayarlar.

Yine Alevilere göre anne süt, baba mayadır. Anne rahmindeki mayalanma süresi 40 gündür. 41inci günde insanın ilk şekli oluşur yani 366 damar tamamlanır. Anne adetten kesildikten 40 hafta yani 280 gün sonra normal doğum olur.

Yazar Ünsal Öztürk bu 40 gün ve 40 hafta ile 40lar cemindeki 40 arasında ilişki kuruyor. Ve Alevilik bir sır üzerine kurulmuştur, bu sır da anne baba arasında gizlidir diyor. Sır ise damladır. Damla sudur. Su ise sırdır diye anlatıyor.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 289
Toplam yorum
: 77
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1061
Kayıt tarihi
: 12.07.12
 
 

Emekli öğretmenim. Kitap okumayı ve düşüncelerimi paylaşmayı çok severim. Tarih özel ilgi alanımd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster