Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
556
 

Algıların Ötesinde

Algıların Ötesinde
 

Algıların Ötesinde


Ruhumuzun amacı dünya üzerinde deneyimler elde ederek, bilgisini artırıp, tekâmül etmektir.

İşte bütün bunları yapabilmek için ruhun bir bedene ihtiyacı vardır. Beş duyumuz bize ruhumuzu beslemekle ilgili önemli bilgileri sunmak üzere mükemmel bir şekilde programlanmıştır.

Görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma duyularımız sayesinde dışımızda oluşan sinyalleri zihnimize yansıtır, algılayan zihnimizdir.

Algılamamızın boyutu değişip, geliştikçe zihnimizde gelişip, zenginleşir.

Algılarımızı nasıl zenginleştirebiliriz?

Herhangi bir konunun veya cismin, bizim için önemli noktalarını gözlemeye ve sonuçta gözlediklerimizden önemli bilgiler, güzellikler ve olumlu izlenimler çıkarma yeteneğine sahip olmaya çalışıp, bunu alışkanlık haline getirdiğimizde 5 duyumuzdan tam kapasiteyle faydalandığımızı anlayabiliriz.

Zihnimizin gelişmek için dış dünyadan, evrenden alınan sinyallere ihtiyacı vardır. Alınan bütün izlenimler, zihin aracılığı ile ruha gönderilir ve bu sayede ruhumuz zenginleşir, büyür. Bu yüzden duyu organlarımızı maksimum düzeyde kullanmak zorundayız.

Bazen duyular yoluyla almadığımız bazı şeyleri bildiğimizi de fark ederiz.

Bunlar önceki yaşantılarımızla, duyular yoluyla aldığımız izlenimler olup, zihnimize depolanmışlardır.

Duyularımızın ötesinde, daha yüksek duyularımızın mevcut olduğu araştırmalarla tespit edilmiş. Bunlara duyu dışı algılama adı veriliyor. 6. his, Telepati, Durugörü, Duruişiti, Dermo-optik algılama, Psikometri ve Psikokinezi bunlardan bazıları.


Beş duyumuz ve diğer duyularımız fiziksel gerçekliğimizi algılamak ve yaratmak üzere tasarlanmıştır.

Her insan duyularının sağladığı bilgiler ışığı altında kendi iç deneyimini yaratıyorsa, bu herkesin gerçeğe dair kendine ait bir versiyona sahip olduğunu gösterir.

Duyuları gelişmiş bir insanın algıları fiziksel gerçekliğin ötesine uzanabilir ve beş duyunun ötesinde olan birçok farkındalığı yaşamaya başlayabilir.

Hindistan’a iş gezisine giden bir İngiliz antropologun başından geçenleri okumuştum.

Bir akşam ormana doğru gitmiş ve garip bir sahneye tanık olmuş. Yaşlı bir Hintli coşkuyla ormanda dans ediyormuş. Koşup ağaçları kucaklıyor, yapraklar kımıldayınca gülüyor ve yüzünde çılgınca bir mutluluk ifadesiyle gülüyormuş. Uzun süre devam etmiş bu dans.

Antropolog kendini daha fazla tutamayıp sormuş “Affedersiniz ama sizi bu kadar mutlu edip, ormanda tek başınıza dans ettiren şey nedir ?”

Yaşlı Hintli şaşırarak cevap vermiş, “Affedersiniz ama asıl size yalnız olduğumu düşündüren şey nedir ?”

Aslında iki sorunun da cevaplanamaz sorular olduklarını ve kişilerin duyuları yardımıyla dünyayı nasıl algıladıklarına dayandırabiliriz.

Antropolog yalnızca ormanı ve ağaçları görürken, yaşlı adam belki de ruhları görüyor ve onlarla dans ediyordu.

Kendi kişisel tarihimi düşündüğümde de değişik gerçeklerin egemen olduğuna şahit oluyorum.

Çocukluktan, bugüne dek bütün yaşadıklarım, bütün anılarım, bende iz bırakan olayların tümünün “ben”i oluşturduğunu düşünüyorum ve gerçek “ben”in hangisi olduğunu sorarsınız “hepsi” demek zorundayım.

Bu imajların hepsi “bana” dönüştü. Daha yeni olanlar, yeni imajlar, bugün gördüğüm, algıladığım, duyduğum, kokladığım, tattığım her şey ise yine “bana” dönüşüyor ve bu dönüşüm biliyorum ki bitmeyecek… Ben bu dönüşümü lehime olacak en üst düzeyde devam ettireceğim.

Sonunda “size” dönüşecek gerçekleri olabilecek en yüksek seviyede seçip algılayarak, en mutlu “siz”i yaratmanız dileğimle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızda anlattığının Hint linin ne hissettiğini biliyorum ben. Geçen ilk baha çok yorgun,çok üzgün, neredeyse yıkılmış olduğum bir gün derse giderken, bahar dalları açmış bir ağaç beni çağırdı."Gel yanıma, bana yaslan. Sana kuvvet vereceğim" dedi. Arabayı durdurdum. Artık yıpranmış, sorularla karıncalanan başımı o küçük ağaca dayadım. Üç dört dakika sonra kendimi enerji dolu hissederk ağaççığa teşekkür ettim. Gittiğim yerdekiler bunu anlatınca bana deli gözü ile baktılar.Hiç umursamadım. Geçen hafta gene böyle bir seyahatte ulu bir ağaç çağırdı beni. "Gel yanıma, ağrıyan sakat bileğinin ağrısını dinidreceğim" dedi. Eşimin bütün itirazlarına rağmen ağaca dayandım bir süre bekledim. Günlerdir ağrıyan kopuk aşil tendronlarımın ağrısı öylesine hafifledi ki, korktum. Olabilir mi hakikaten. Sizinle konuşurlar mı? demeyin. Çağırıyorlar işte. Ben de gidiyorum. Ne güzel değil mi?

Ayhanım Sun 
 01.12.2010 16:13
Cevap :
Algılarınız açık.. Herhalde "olabilir mi, sizinle konuşabilirler mi ?" sorusunu en son ben sorabilirim size :) Elbette konuşurlar. Hem biliyor musunuz ağaçların enerjileri muazzam derecede yüksektir. Tüm ağaçların enerjisi birbirinden farklıdır. Aynı cins olan 2 ağacın bile enerjileri aynı değildir. Bazı ağaçların enerjisi bize o müthiş akışları ile ihtiyaç duyduğumuz tüm enerjiyi sağlarken, bazı ağaçlar neşe dolu enerjileri ile psikolojimize ve ruh halimize destek olurlar. Bazı ağaçların enerjisi egzotiktir. Bazı ağaçlar şifacıdır. Bir kere ağaçların enerjilerinde yatan sonsuzluğu, hiçliği ve birliği yakalayan kişinin doğa ile birlik deneyiminde önemli bir sıçrama yaşanır. Ayrıca kişi, herhangi bir ağacı en az bir kere dik konumda deneyimler ve bütünleşmeyi yasarsa; bu ağacın enerjisini hayatının istediği anında (o ağacın aurasının içinde olmasına gerek kalmadan) çağırabilme ve ağacın enerjisinden destek alabilmek gibi muhteşem bir hediyeye kavuşacaktır. Ağacın Enerjisinin Desteği ile  02.12.2010 10:51
 

Benzer kitapları okuduğumuzu, tekamül seviyelerimizin benzediğini farkettim.Yazınızdaki fikirlere kendim yazmışçasına katılıyorum. İnsanın varoluş amacına ilişkin bir şiirim bile var. Burada da yayınlanmıştı. İşyerinde odamda asılıdır.Her giren bir okur ve beğenilerini ifade eden çok oldu. İyilikle kalın

beyazışık 
 12.04.2010 17:32
Cevap :
Yorumunuz için çok teşekkür ederim.. Şiirinizi hemen okumak istiyorum, ilk müsait anımda bakacağım :) Görüşmek üzere, sevgiler  13.04.2010 9:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 561
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8381
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster