Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '12

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
2020
 

Ali Nazik onun adı, damaklarda iz bırakır leziz tadı

Ali Nazik onun adı, damaklarda iz bırakır leziz tadı
 

Bildik, bilindik Ali Nazik tariflerinden farklı bir tarif vermek niyetindeyim bugün ama tabii ki Ali Nazik yemeğinin aslını bozmadan! Hanımlar zaman zaman ’’Ah, aman, bugün acaba ne yemek yapsam?’’ diye kafa yorarken, yaratıcılıklarını da dökerler ortaya ve değişik yemekler ve tarifler çıkar karşımıza.

Bugün ki yemek tarifim de işte öyle bir şey!

Ah, ah biz ülke insanımız için ekmek çok önemli bir besindir. Hem çok tüketir o oranda da bir o kadar da israf ederiz. Dünya ülkelerinde nice insanlar açlıkla mücadele ederken, bayatlayan ekmekleri sağlıklı koşullarda muhafaza etmeyi ihmal eder, buzdolabında koruyup veya fırınlayıp galeta unu haline getirebileceğimizi bildiğimiz halde; naylon torbaya koyar, kendi kaderi ile baş başa bırakıp, küflenip atılmasına sebep oluruz.

Hele eskiden ekmeklerin altına imal eden fırının adının yazılı olduğu etiketler yapıştırılırdı. Bu etiketler yüzünden kilolarca ekmek çöpe atılırdı, neyse ki bu uygulamadan vazgeçildi. Yine de ekmeği israf etmeye devam etmekteyiz.

Şimdi niye bu kadar ekmek lafı ettin diyeceksiniz! Ali Nazik’i bayat ekmekle yapacağız da ondan!

Ali Nazik, Ala nazik veya eli nazik olarak da adlandırılan, Güneydoğu Anadolu kentlerimizde sıkça yapılan ve Gaziantep ilimizin yöresel yemekleri listesinde, ilk sıralarda yer alan bu yemeğin adının,  bir rivayete göre; Yavuz Sultan Selim’in beğenisinden geldiği söylenmektedir.

Malzeme listesi: ( 4 kişilik)

300 gr. Kıyma( koyun-dana karışık)

3 adet iri bostan patlıcanı,

250 gr. Süzme yoğurt,

8 adet bayat ekmek dilimi,

3 kaşık tereyağı,

2 domates,

2 adet yeşilbiber,

1 çorba kaşığı kırmızı pul biber,

1 çay kaşığı tuz,

1 çay kaşığı karabiber,

Yarım demet maydanoz,

 

Bostan patlıcanlarını közlemekle başlayalım işe. Közlenen patlıcanları kabuklarını soyduktan sonra bıçak ile kıyalım. Ve bir tavada 1 kaşık tereyağı ile çevirelim. Bu arada başka bir tavada da küp küp doğranmış bayat ekmekleri de yine bir kaşık tereyağı ile kızarmaya başlayalım.  Bir başka kapta da içine çok az su katılmış kıymayı suyunu çektikten sonra,  yine tereyağı ile kavuralım ama kıymanın kıtır kıtır olmamasına dikkat edelim. Kavrulan kıymaya doğranmış bir domates ile halka halka kesilmiş biberler ile kırmızı pul biberi, karabiberi ve en son tuzunu ilave edelim.

Malzemeler kavrulurken, süzme yoğurdu su ile biraz akışkan bir hale getirip, iyice ezilmiş sarımsakları yoğurdun içine katalım… Ve tavada yağda çevrilmekte olan patlıcanların altındaki ateşi kapatıp, yoğurdu içerisine katalım. (Yoğurt kesilmesin diye dikkat edelim.)

Şimdi sıra geldi servis tabaklarını hazırlamaya; Servis tabaklarına ilk önce tereyağında kızarttığımız ekmekleri eşit miktarda yayalım. Üzerine yoğurtladığımız patlıcanları, en üst kısma da kavurup baharatlarla tatlandırdığımız kıymayı yerleştirip, en son doğranmış maydanoz ile süsleyerek, sıcak olarak sofrada sevdiklerimize servis edelim.

Bu mevsim bostan patlıcanını bulmak zor derseniz ki haklısınız o halde mor abiyelinin bollaştığı zamanda ilk yapacağınız yemekler listesinde olmasını dilerim bu tarifin. Yazdan közleyerek, derin dondurucuda muhafaza ettiğim için malzeme sıkıntısı yaşamamaktayım diyeceğim ama bu aylardan sonra da yaz sebzelerinin, kışa nasıl hazırlandığını ve muhafaza edildiğini zaman zaman burada sizlere anlatmak dileğindeyim.

Sofralarınız şen ve bereketli, afiyet şeker olsun.

Sevgi ve saygılarımla.

Ayşen Arslangiray Kura

23 Mart 2012/İzmir

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ahhh Ayşenciğim yine ahhh çektirdin. Bu yemeği çok severim arada birde becerebildiğim kadar da yaparım..:))) Birde benim evdekinler yese daha sık yapacağım. Yakında çıkar bizde hormonsuzlar ve bu tarifini deneyeceğim. Baharlı bir günden sonsuz sevgiler....

SELVİ 
 26.03.2012 10:44
Cevap :
Canım arkadaşım, daha ne tarifler var sırada, bir bir gelecek hepsi. Şu an en kesat mevsim. Ne yaz, ne de kış sebzeleri, otlar revaçta otlar.Bahar çiçeklerinden dolusuyla sevgiler canım.  26.03.2012 21:49
 

Tamaamm, bu akşam mönüsüne girdi, iyiki hatırlattın arkadaşım...Sevgilerimle.

Nuray Ors 
 25.03.2012 12:06
Cevap :
Ellerine sağlık arkadaşım, afiyet olsun... Sevgilerrr......  25.03.2012 20:25
 

Ağzım sulanıp duruyordu yazıyı ve resmi gördüğümden beri...getirttim tanıdık bi lokantadan...yeni rakı da var...sade vatandaş da derdine yansın...saygılar...selamlar...

nedim üstün 
 24.03.2012 15:24
Cevap :
Eyvallah;))))) Afiyet şeker olsun üstadım. Rakı, roka ve bir de beyaz peynir ohhhh, sefanız olsun. Fon da da Türk Sanat Müziği...Sade vatandaşın kulakları çınlasın;)))) Saygılar...   24.03.2012 20:18
 

hocam, patlicanin mevsimi diye bi se yok valla bu memlekette 12 ay kimi sili'den kimi dunyanin dort bucagindan! Sorun suzme yogurt , musade edersen yogurt suzulmemisinden kullanacagiz! Laz aramizda laz kizi bu konuda harikalar yaratir! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 24.03.2012 1:45
Cevap :
Bugün Cumartesi laz kızına sakın yemek yaptırayım deme! Yoğurdu, bir tülbentin içine koyarak süzdürebilirsiniz. Tabii ki bir gün önceden ve onu akışkan hale getirmenize gerek yok! Yaaa bütün püf noktaları ifşa ettirdin hocam yaaa;))))Yazın yolunuz Kuşadası'na düşerse sizi ve laz kızını ağırlamaktan onur duyarım. Selam ve sevgiler...  24.03.2012 13:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 533
Toplam yorum
: 2840
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1338
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster