Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3326
 

Alkolsüz, sigarasız ve sevgilisiz...

Alkolsüz, sigarasız ve sevgilisiz...
 

Yaşamın kıyısında


   Yaşamıma bir anlam katmak için yıllarca içtim.  Başlangıçta seviyordum baş dönmelerimi..  Bulutlar, dağlar, ağaçlar dönüyordu başım gibi. Gençliğimin durgun, tek düze ortamından hoşlanmıyordum. Tek başıma  yaşam gidişimi değiştirecek gücüm yoktu. Geçmişimdeki ve çevremdeki kopkoyu yoksulluk ancak devrimle giderilebilirdi. Devrimci olmanın da hoş, insanı alıp götüren bir romantizmi vardı. Çevremdeki  yoksulluğun , karanlığın ağırlığından kurtulmak için içiyordum. Her şeyin değişebileceğine , güzel günlerin gelebileceğine olan inancımdan dolayı içiyordum. Şiir ve düşler ülkesinde yaşarken bu ülkeyi süsleyebilecek sevgililerin peşine düşmeden duramıyordum. Aşkın ve devrimin şerefine içiyordum.

    Yaşam rastlantılarımın neredeyse hiçbiri gönlümce denk düşmedi. Planladığım düzenleri kuramadım. İşimden atıldım, parasız kaldım .Bir  zorluktan sıyrılırken başka bir zorluğun çemberine takıldım. Yorgunluklarımdan, efkarlarımdan,  önleyemediğim sorunlarımdan bunaldıkça içiyordum.

    Alkolün yanında ölürcesine içiyordum sıgarayı. Dumanlarında olmayacak düşler kuruyordum. İçtiğim sürece yıkıp yeniden kuruyordum dünyayı. Güzel, gönlümce bir dünya... Bu düşü sürdürmek için içiyordum.

      Sevdalanmalarım coşkulu, sevdalarım zor oldu. Çok güzel, değerli kadınlar tanıdım. Neredeyse her birine taparcasına aşık oldum. Her ilişkim ayrılıkla sonuçlandı. Ayrılıklar da aşklarımı körükledi... Şiirlerin, şarkıların, türkülerin dalgalarına kapılarak içiyordum. İçmek için sayılamayacak kadar çok nedenim vardı.

    Bir gün - sağlığım da bozulunca- bir karar verip içkiyi ve sıgarayı bırakıverdim. İlk günler çok zor geçti. Bir kaç hafta sonra kendime güvenim arttı.  Resim yaparak, spor yaparak, açık havada dolaşarak destekledim irademi. Bir kaç değerli dostum da benim kararlılığımı destekledi.   Soluk alıp vermeyi yeniden öğrendim sanki...Serin, tertemiz gökyüzünü doldurdum ciğerlerime.  Beş duyum yenilendi gibi geldi bana. yeşili, maviyi daha parlak, daha berrak görüyor gibi oldum. Ağzımdaki köhne pas silinip gitti. Suyun tadını aldım gerçekten.

    İçtiğimde çok içiyordum. Dünyayı yıkarak, yakarak ve yeniden kurarak... Bir kaç günde dinmiyordu alkolün üstümdeki ağır etkisi. Organlarım, içim ağlıyordu sanki. Yavaş yavaş intihar ediyor gibiydim. İçkinin öldüren etkisi üç dört günde ancak geçiyor ve ben düzelir düzelmez yine içiyordum. Bu nedenle uzun süreli hiç bir uğraşımda başarı sağlayamıyordum. Yarım kalmış roman ve öykülerim boşuna bekliyorlardı onları tamamlayacağım günleri. Üretkenliğim gevşek, tıkanık ve verimsizdi. Bu arada itibarım da sessizce kayıp gidiyordu ayaklarımın altından. Sürekli içki alışım ve çok içişim yakın çevremde bile sert eleştirilerle karşılanıyordu. Yalnızlaşıyordum.

    AMATEM'e bile gitmiş ve başarısızlıkla dönmüştüm yıllar önce. Bu gün bu işi başardığımı sanıyorum. Sıgara dumanından tiksiniyorum artık. Alkol de bana  aptalca kullandığım bir zehir gibi geliyor. Bu ihtiyacı neden bu kadar uzun süreli ve tutkuyla duymuş olduğuma şaşıyorum. Fiziksel ve ruhsal bir sağlıksızlık haliymiş... Uzun sürmüş bir kendini kaybedişten uyanır gibiyim; yeniden doğuyorum sanki....

     Bu bağımlılıklarım biterken aşkı da   silip atıyorum yaşamımdan. Aşkın bir akıl ve duygu tutulması olduğunu anlıyorum yaşamımı  ve edindiğim bilgi birikimini irdeledikçe. Karşı cinse olan ilgi ve ihtiyacımız, beslenme ve nefes alma ihtiyacımız gibi aklımızı ve emeğimizi olumlu biçimde değerlendirerek giderilebilirmiş. Yanmanın, yakılmanın ,  takılıp kalmanın hiç gereği yokmuş. Neden güzel bir elmaya, tertemiz bir dağ havasına tutulup kalmıyoruz?...Sevgili de onlar kadar yaşamsal öneme sahip. Ama onlar kadar...

   Artık alkolsüz, sıgarasız ve sevgilisiz yürüyeceğim yolumu, Keşke uzun yıllar önce bu akıllıca noktaya ulaşsaydım. Geçmişte yaptığım onca yanlışı asla yapmazdım . Keşke daha önce bıraksaydım bunları, bu gün kendimle daha çok gurur duyardım. Sevgili yakınlarım da daha az üzülmüş olurdu benim yüzümden. Güzel ve iyi şeyler yapmak isteği geçiyor içimden.  Çok yakında bu insanı  ağırlığıyla ezen, boğan şehirden ve çevreden de kurtulacağım.  Geç de olsa zafer kazanmış bir kahraman gibi yürüyorum ileriye. Sevgili gençlerle paylaşmak istedim  işte. Tartışılması bile son derece yararlı olacak diye düşünüyorum... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 657
Kayıt tarihi
: 11.01.12
 
 

Anadolu'da yoksul bir bozkır kasabasında doğdum. Yoksul, acı, zor bir çocukluk ve gençlik yaşadım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster