Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
813
 

Alman küstahlığı

Alman küstahlığı
 

Aslında onlara ve diğerlerine bu cüreti biz verdik. Bizim eski ve yeni yöneticilerimiz işlerine gele


Geçen hafta Almanya Başbakanı Merkel Türkiye’yi ziyarete geldi. Daha ziyaret gerçekleşmeden skandallar ardı ardına geldi. Aslında buna ister Alman Küstahlığı deyin, ister sömürgeci alışkanlığı, ama acı olan bu hanımın Türkiye’ye bakışı ve Türkiye hakkındaki duygu ve düşünceleridir.

***

Bayan Angela Dorothea Merkel seçildiği günden bu yana ortaya atıp da arkasında durduğu düşüncesini bu ziyaret öncesi yeniden dile getirerek Ankara’yı beklentiler konusunda adeta peşinen uyardı. Almanya Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üyelik hedefini gerçekçi bulmuyor ve açık açık karşı çıkarak ne idüğü belirsiz ve başka hiçbir ülkeye uygulanmayan “imtiyazlı ortaklık” diye bir statü teklif ediyor. Başbakanımızın bu teklife karşı çıkıp Türkiye’nin tek hedefinin tam üyelik olduğunu ifade etmesi üzerine de Alman Şansölye aslında kendi tekliflerinin iyi bir teklif olduğunu vurgulayarak; “ama madem istemiyorsunuz, görüşmeler ucu açık bir biçimde devam eder. Hele önce şu Kıbrıs işini çözün, limanları Rum yönetimine açın, Rum yönetimiyle masaya oturun..” gibi talimatları küstah bir ifadeyle ortaya koymuştur.

Merkel’in ve de dolayısıyla Almanya’nın ikinci büyük terbiyesizliği ise Muhalefet liderlerine yaptığı beşer dakikalık ayak üstü görüşme talepleridir. İnsanın aklı almıyor. Bu hanımefendi Türkiye’yi hangi gözle görüp de kendini nereye koyuyor ve böyle yukarıdan bakma cüretini gösteriyor?

Bir ülkenin muhalefet liderleri iktidar alternatifleri ve o ülkenin yönetiminde söz sahibi kişilerdir. Alman Başbakan yemek yerken beş dakikalığına lokmalarını sayacak ve kendisinden nasihat alacak sömürge milletvekilleri midirler?

***

Aslında onlara ve diğerlerine bu cüreti biz verdik. Bizim eski ve yeni yöneticilerimiz işlerine gelen her uygulamaya kılıf bulmak için “Avrupa Birliği böyle istiyor, Avrupa Birliği şöyle istiyor” diyerek bizi adeta AB’nin talimatlarıyla yönetilen bir ülke konumuna getirdiler. Halbuki aynı yöneticiler AB’nin kendi kişisel görüşlerine ters düşen hiçbir uygulamasını dikkate almıyorlar.

Türk halkı yoksullaşmış. Türk halkı işsizliğin pençesinde kıvranıyor. Türk halkı ürettiğini pahalıya mal ediyor ve değerine pazarlayamıyor. En kötüsü de Türk halkı 1980’den bu yana lüks tüketime alıştırıldı. Kentlerde yaşayanlar kredi kartları marifetiyle gırtlağa kadar borçlandırıldılar. Köylerde yaşayanlar acil ihtiyaçları için üretim aracı olan ineklerini, koyunlarını, tavuğunu ördeğini bile satarak televizyon ve benzeri eşyalar almaya özendirildiler. Yıllar yılı üretmeden tüketerek sürekli borçlandık ve bugün Merkel adında bir kadın gelip bu ülkeye talimatlar veriyor.

İlginçtir, bu arada Claudia Roth adlı bir başka Alman kadın da Güney Doğu Anadolu Bölgemizi dolaşarak kendince tetkikler yapıyor.

Bayan Roth Almanya’da Yeşiller partisi lideri. Şimdi oradaki bir muhalefet liderinin bizim ayrılıkçı hareketlerin odağı olan bir bölgemizde bölücülükten kapanmış bir partinin eski yönetici ve belediye başkanlarıyla ne işi olabilir?

Bu ziyaretlerden Türkiye hangi yararları umabilir?

Bu ziyaretlerin Güney Doğu’da bölge halkına hangi yararları olabilir?

***

Son söz; Alman küstahlığı var da, aslında daha da acı olanı bizim, yani Türkiye’nin acizliği. Bu millet en zor, en sıkıntılı, en muhtaç zamanında yedi düvele meydan okuyup hepsini de dize getirmişti. Ne yazık ki iyi yönetilmediği için şimdi bu aczi yaşıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşbaşına gelen Hükümetler biryerlerden icazet alarak geliyorlarsa ve bunu haliyle ayni bloktaki güçlü Ülke Hükümetleri biliyorsa, üstüne üstlük karşılaştığınızda buna yardımcı olacak görüntüler veriyorsanız olacağı bu. Ayrıca Parlemonta içinden bir Dışişleri Bakanı çıkaramıyorsanız ve buna uygun Siyasi yapılanmanız olmadığı belli oluyorsa da bu tür muamelerle karşılaşma ihtimaliniz artabiliyor.

ekonomi 
 08.04.2010 19:59
 

Bir yabancı siyasetçinin bizden bir takım beklentiler içinde olmasını küstahlık olarak tanımlıyorsunuz. Oysa onlar kendi toplumlarının çıkarlarını korumaktan ve dile getirmekten başka bir şey yapmıyorlar. Bu bizimde yaptığımızdan farklı bir şey değildir. Bakın yazınızın sonunda ne demişsiniz: Bu millet yedi düvele meydan okuyup hepsini de dize getirmişti. Biz milleti dize getirirken yaptığımız kahramanlık oluyor, ama elin adamı bizim isteklerimize karşı çıkınca küstahlık oluyor. Sizce bu işten bir gariplik yok mu? Selamlar ve sevgiler

Matilla 
 04.04.2010 21:47
Cevap :
Başka ülke siyasetçilerinin kendi ülke çıkarlarını koruma çabalarına elbette bir lafım olamaz. Ama uslup çok önemlidir. bayan merkel ya da bayan Roth Türkiye'ye karşı kullandığı uslubu bir AB ülkesine karşı da kullanıyor mu? Örnek vereyim; İzmir'i işgallerinde Yunan Kralı Türk bayrağına basmaktan çekinmemiştir. İşgal sonrası Atatürk aynı davranış kendisinden istenince "bayrak milletlerin onurudur" diyerek kabul etmemiştir. Mesele onura saygıdır, Matilla Hanımefendi. Saygı ve iyi dileklerimle.  06.04.2010 10:03
 

Uşak zihniyeti ile yetişenlerden fazla bir şey bekleyemeyiz. Ne yazık ki ülkemiz dolayısı ile biz bu zihniyetle yetişen kişilerin yönettiği bir ülkede yaşıyoruz. Almanlar buralara gelip, bir daire edinip bizi hizalamaya, yönetmeye kalkıyor. Yıllardır geçtiğimiz yollardan bile bi daha buradan geçmeyin deme cüretini göstebiliyor. Her Türk vatandaşının koyması gereken bir tepkiyi ortaya koymuşsunuz. Elinize sağlık. Saygılar

Ayrıntıda gezinmek 
 03.04.2010 22:36
 

o da omurgasizlik kendine güvensizlik, seni zorlayanmi var Almanyaya rest cekersin hatta AB ye cünkü öbür ülkeler dogrucu olamiyorlar merkeli konusturuyorlar cünkü kadin kendinden emin, Türkiyenin hicbir yaptirimi yok ve biz bu sevdadan vaz gecelim diyoruz ama bizim kurnazlar diyorki biz kanunlarimizi bati kanunlarina adapte ediyoruz ve kendi menfaatleri buna uygun

ahmet islar 
 03.04.2010 20:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 536
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster