Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

13 Şubat '16

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
287
 

Altay Spor Kulübümüz

Altay Spor Kulübümüz
 

Ülkemizde geçmişi tarihin derinliklerine giden ve o derinliklerde "şanlı bir mazi" barındıran bir çok güzide kulübümüz bulunmaktadır.
Egemizin incisi İzmir'imizin birçok spor kulubü de kuruluşundan itibaren sportif faaliyetlerde bulunmuş, bir çok başarıya da imza atmıştır.
Altay, Göztepe, Karşıyaka, Buca İzmir'e mal olmuş kulüplerimizden bazılarıdır.
İşte bu kulüplerimizden tarihi ve üstlendiği misyonlar bakımından büyük önem arzeden Altay spor kulubümüze dair bir takım bilgileri siz değerli okuyucularıma sunmak istiyorum.
 
Altay'ın kuruluşuna ve tarihi geçmişine girmeden önce Türkiye'ye Futbolun nasıl geldiğine ve geliştiğine kısa bir göz atalım.
 
İlk olarak İngiltere'de ortaya çıkan futbol salgını 19 yy. son çeyreğinde Osmanlı topraklarınıda sarmış, Selanik'te 1875 de ilk futbol müsabakaları yapılmış, bu salgın daha sonraki yıllarda İngiliz, Rum ve Ermeni azınlıklar sayesinde 1877 de İzmir'de Bornova çayırlarında futbol maçları yapılmıştır.
 
İzmir'de ilk futbol kulübü 1894 yılında İzmirli "levantenleri" oluşturan İngilizler tarafından kurulmuş ve bu kulübün adını da "Football Clup Smyrna" koymuşlardır.
İzmir'de Selanik'te ilk futbol müsabakaları genelde müslüman olmayan ve Osmanlı bünyesinde bulunan "azınlıklar" (İngiliz, Rum, Ermeni vs.) tarafından yapılmış, bu akım daha sonra İstanbul'a yayılmış, İstanbul Kadıköy'de bir çok futbol müsabakaları yapılmıştır.
 
Yazımızın başında da belirttiğim gibi ülkemizde futbol  yabancı azınlıkların  ilgisi ve gayretiyle başlamış, ilk yıllarında müslüman anlayış yapısında "şüpheyle" bakıldığı için "Türkler" tarafından ilgi duyulmamıştır.
Futbolun Türkler tarafından benimsenmesi ve Türklerinde futbol oynaması ve kulüp kurmaları 1908- 1923 yıllarına isabet etmektedir.
 
2. Meşrutiyet sonrası özellikle İzmir'de Türklerde futbola ilgi duymaya başlamış, 1912 yılında Karşıya spor kulübü Türkler tarafından kurularak faaliyete geçmiştir.
1914 yılında iktidarda olan İttihat ve Terakki Partisinin İzmir valisi Rahmi Bey partinin de destekleriyle Altay spor kulubü resmen kuruldu. Bu kuruluşta işgal yıllarında teşkilatcılık ve mücadele güçleriyle öne çıkan Mustafa Necati ve Vasıf Çınar'da bizzat yer almıştır.
Altay kurulurken sportif faaliyetlerin yanında Türklerin milli bir şuurla yetişmesi,"Türklüğün uyandırılması" hedeflenmişti.
İttihatcılar tarafından kurulan Altay'la birlikte İzmir'de ve Ege'de milliyetciliğin de ilk tohumları atılıyordu. Altay ismiyle de Orta Asyada'ki "Türklüğü ve Türk geçmişini" hatırlatacak  bir isim seçilmişti.
 
Kurucuları tarafından özellikle "Altay" ismi verilerek kurulan Altay spor kulubü müslüman ve Türklerin kurduğu ilk spor kulüplerimizden biri olup, genelde o tarihe kadar azınlıkların (rum, ermeni, yahudi, İngiliz) kontrolünde olan futbolu  müslüman, Türk ve milliyetci bir yapınında faaliyete geçerek gençlerimize kazandırılması önemli bir çabadır.
Altay spor kulübümüz kuruluşundan itibaren önemli bir takım görevler üstlenmiş, kadrolarında Kurtuluş savaşı yıllarına kadar bir çok rum, ermeni, ingiliz futbolcusunu barındırmasına rağmen, özellikle Türk gençlerinin yetişmesine, milli şuurla beslenmesine özen göstermiştir.
Kurucuları ve hamileri arasında devrin iktidar partisi İttihat ve Terakki Partisi, Türk Ocakları ve Celal Bayar gibi isimlerin olması Altay'ı adına yakışır bir kulüp haline getirmiştir.
Altay Yunanistan'ın İzmir'i işgalinden sonra faaliyetlerine ara vermiş, bir çok kurucusu, yöneticisi ve futbolcusu Kurtuluş mücadelesine katılarak "şanlı tarihine" destan yazmasını bilmiştir.
 
Savaş yılları sonrası İzmirimizin en elit ve en entellektüellerinin ve Türk milliyetcilerinin kulübü olan Altay'da ayrılmalar ve kopmalar başlamış, ayrılanlar yeni kulüpler kurmaya başlamıştır.
Güzel İzmirimizin güzide kulübü Altay Cumhuriyet yıllarında ve günümüzde de halen faaliyetini devam ettirmekte, bir çok şampiyonluklar yanında Türk Milli Takımımıza da önemli oyuncular vermektedir. 
Günümüzde ise İzmirde futbol takımlarımızın "sahipsizlik" nedeniyle yaşadığı sıkıntıları Altay'da yaşamış, 1. Liğde en fazla yer alan kulüpler arasında yer almasına rağmen bugün maalesef  3. futbol liğinde mücadele etmektedir.
Geçmişi şanla ve şerefle dolu olan bu güzide ve tarihi kulubümüze sahip çıkılması, mevcut liğlerimizde İzmirimizi onurla temsil etmesi biraz da İzmirli yöneticilerimize, iş adamlarına ve İzmir seyircilerine düşmektedir "Şanlı Altayı" kuruluştaki o ulvi amaç ve hedefi unutmamak, bu güzide kulübümüze sahip çıkmak Türk Futbol tarihi açısından da önem arz etmektedir.
 
Altayla ilgili daha çok yazılacak, çizilecek bilgiler, "anekdotlar" vardır  ancak bu güzide kulubümüzü sayfalara sığdırmakta çokta kolay değildir. Sözlerimi tamamlarken geçmişte Altay gibi, Karşıyaka gibi, F.B gibi bir çok takımımızda top koşturan Lozan anlaşmasıyla "müslüman olmayan azınlıklar" statüsüne konan bir çok sporcumuz takımlarımızda yer almış, bir kısmı da milli takımımızda görev alarak "ay yıldızlı formayı"  şerefle taşımıştır.
İşte bu örneklerden bir tanesi de F.B nin efsane futbbolcusu, Yunan asıllı Lefter Küçükandonyadistir.
Lefter milli takıma kadar yükselmiş, 1944 yılında Yunanistan'a karşı ay yıldızlı formasıyla bir gol atmış, maç sonrası gazetecilerin "ne hissediyorsunuz?" sorusuna verdiği cevap ise unutulmayacak bir cevap olmuştur;
"Irkımın milli takımına, ulusumun milli takımının bir mensubu olarak gol attım ve mutluyum".
Sizcede Lefter'in bu cevabı ne kadar anlamlı ve ne kadar gurur verici deği lmi?
 
Osman Özeker 14.02. 2016

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 287
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3057
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster