Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
2691
 

Amasra'da aşk başkadır...

Amasra'da aşk başkadır...
 

Gelin bu sefer sizinle Karadeniz'e, ''Amasra'' ya gidelim. Ne dersiniz?

Bartın nasıl ki bir rüya şehri ise Amasra'da o'nun ''Hülya'' sıdır. Rüyalar, hülyalarla dalgalanır, gideceği yere varır. O dalgaların çırpıntıları, kalplere ulaşır. Her bir zerreciğnde o apak köpükler halinde gönüllerin sinesinde ak duygular, yorulmaksızın koşar, yayılırlar. Hızını alamaz, gönül duvarlarına çarparak mest olurlar... Geceleyin dalgaların sahille öpüştüğü yerde, gizliden gizliye bir ''İç geçiriş, bir iç çekiş'' duyarsanız, bilin ki bu aşka doyum olmamıştır. Yürekleri eziktir sevdadan yana, aşktan yana... Ve bu sahillerde aşk'lar, doruğa ulaşmak içindir. Bunca çaba bundandır. Bıkmadan, usanmadan, yüreklerini tuta tuta ve de derinden...

Coşkular karşılıklıdır. Önce sevdaya, sonra aşka dönüşür. Amasra denilince, Bartın'la birlikte anılmalıdır. Bartınsız Amasra, Amasrasız Bartın olmaz!

Bir yarımada düşünün. Orta yerinde sırt sırta vermiş, biri büyük, diğeri küçük birer yarım ay. Her birinin önü, denize açık. İşte bunlardan birisi büyük, diğeri de küçük limanlardır. Bu sahil şeridinde, irili ufaklı pansiyonlar, otelller, her keseye uygundur. Amasra'da öğretmenevi vardır. Turizm Bürosunun telefonu: O378 315 12 19 dur. Çınaraltı Restoranda balık yiyebilirsiniz.

Bartın Amasra arası 17 Km.dir. Çocukluğumda, harçlığımdan, otobüs parası çıkışmamıştı da bu yolu yayan yürümüştüm. Hep ''Amasra aşkı'' uğruna. Hışımız çıkmıştı tabi.

Ayazdon Fırtınasından, Kocakarı soğuklarına...Kestane karasından, pastırma yazına kadar iklimi ile ünlü Amasra, iki adalı, iki koylu, beş tepeli bir Karadeniz kasabasıdır. Burası, hiç değişmedi. Aynı kaldı. Bu yüzden de yozlaşmadı, ünü de arttı. Bartınlılar nedense, son aşkları ''İnkumu'' na taşınmazdan evvel, gözdeleri Amasra idi...

Amasra aşkı, Amasra sevdalılığındandır. Onu, çekenler bilir. Amasra bir rüya ise , o'nu görebilendir. Amasra bir güzellikse, o'nu sevebilendir. Karadenizin dalgalarını biliriz. O hırçın sevgiliye, bir sevdalı gibi yaklaşmalıyız

Sezer Sezin'in bir filmi vardı. Bir aşk yaşanıyordu Amasra'nın tepesindeki tek odalı ''Fener'' de. Deniz feneri de bu aşka şahitti sadece. Amasra'lılar, Bartında oynayan filme yetişmek için, otobüslerle akın etmişlerdi. Film onlar için, başa sarılmıştı. Nedense burada yaşanan aşk'ların mayasında pişirilen aşk'lar, tutuyor, dillere destan oluyor.Türkan Şoray da burada aşk filmi çevirmişt. Amasra , bir kat daha tanınmış oldu böylece.

Amasra'da ''Çekiciler Çarşısı''nı görmek lazım. Tahta oymacılığının sırrı, etrafındaki orman ağaçlarının çeşitliliğinden kaynaklanıyor. Her aradığınız bulunuyor buralarda.

Amasra Müzesinde, Helenistik, Roma, Bizans ve Ceneviz dönemlerine ait eserler sergileniyor. Gözyaşı şişelerinden, altın sıkke'lere varıncaya dek. Demek ki Cenevizliler, Bizans'lılar da bu şehirde '' Aşk'' larını yaşamış, gitmişler. O sihirli ok, kalplerine değmiş anlaşılan. Nerden anlaşılıyor bunun böyle olduğu? ''Gözyaşı'' şişelerinden... Bu buluntuların arasında bu şişelerden çok var. O şişenin dibinde kalan tortunun DNA'sı incelense derim, aşkların türlü çeşitliliğine tanık olur muyduk acaba? Romeo Juliet'e taş çıkartan aşk'lara da rastlanır mıydı acep?!

Reklerin üstadı, Bartında yaşayan ünlü Ressamımız Yücel Aktaş'a sorduk bu Amasra aşkı'nı... Renk cazibesini.. Renklerin cümbüşünü.. Şöyle yorum getirdi: '' Aşkların olduğu gibi, renklerin de dili vardır. Bu renk deryası aşk'la iç içe sarmalanmış gibidir. O rengi yakalayıp verebilmek için, sizin de aşık olmanız gerekir. Yoksa yaptığınız resim, resime benzemez. Bitki örtüsü, denizin rengi, bu bölgede değişik. Karadenizin nüanslarını taşıyor. Tipik Karadeniz bitki örtüsünün, deniz griliğinin değişken tonları, burada iç içe. Ayırmak lazım onları.'' dedi.

Baştan ne dedik? Amasra bir hülya şehridir, demiştik. Gelin buralara. Egede'ki gibi ''Çifte kavrulmuş'' durumuna düşmeden, serin gecelerin içinde, sahillerde biranızı çekin. Dalın hülyalara gitsin. Sen sağ, ben selamet...

Velhasıl, Amasra'nın, ''Akılda kalan'' bir güzelliği var!
............

RESİMALTLARI:
Rengarenk Amasra'dan ses ve çizgiler, demet demet burada. Geceleri ayrı, gündüzleri ayrı güzelliklerde.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

görene kadar görmek için heveslendiğim,gördükten sonra aşığı olduğum ilçe..orası gerçekten "çeşm-i cihan".kumsalında oturup,arkadaşlarla gitar çalıp,şarap içtiğimiz,barış akarsuyu anarak ağlayarak,gülerek şarkılarını söylediğimiz,arada gökyüzüne bakıp zifiri karanlıkta bütün yıldızları tek tek gördüğümüz,mendirekte buz gibi karadeniz suyuna atlamamız,limanda teknelerin ışıklarıyla denizde süzülmesini izlememiz,yediğimiz şahane yemekleri,insanların sıcaklığı,oraya ilk defa gitmeme rağmen kendimi oraya ait hissetmem,ayrılırken gözyaşlarıma hakim olamamam,orada sanki kötü bişey hiç olmaz gibi hissetmem,martıların,dalgaların sesleri ile uyanmam,müthiş tarifsiz bir dinginlik hissetmem,bunların hepsi amasralı birine aşık olup,acısını alıp yine amasrada unutmaya çalışırken yerine amasra aşkını yerleştirmem.bu amasrada garip bir büyü var giden kurtulamıyor yada amasralı biriyle tanışan o sihire kapılıyor:) aman dikkat:)

hatice metin 
 14.09.2007 13:37
Cevap :
Siz de benim geçtiğim yollardan aynısını yaparak anlattığınız gibi ben de geçtim.P uyyollar aynen dduruyor.Amasra.Orada birine aşık olmadım.Yaşım küçüktü.Bir hafta bedava nasıul yaşanılır?Bunu n tatbikini yaptık arkadaşla.Ve başardık,yıllar önce.Hasssassiyetiniz için teşekkürler.Bir kafa dengini bulduğum için sevindim.  15.09.2007 21:18
 

Gördüğüm,gezdiğim,geçtiğim,aşık olduğum yerden bahseden yazınızı okurken nasıl da tebessüm oluşuyor yanaklarımda. Siz Çınaraltı diyorsunuz ben ''hoşafcı'nın yeri''.Hepsi Amasra'nın güzelliklerini, özelliklerini, dillere destanlığını ortaya çıkaran, tanıtan yerler nasılsa...Şimdi fener'de olmak, mavi ve yeşilin koyuluklarında Barış'a selam göndermek vardı.. Fuat Saka'ya selam olsun..Biliyorum yetmez anlatmakla Amasra ve yetmemeli zaten. Sevgi ve Saygılarımla.

Tuğba 
 31.07.2007 13:35
Cevap :
Sevgili Tuğba.Bizim blogcular çarşısı,yaz münasebetiyle kepenklerini kapattı derken,bir baktım Tuğba yazıyor Amasra diye ve de sesleniyor.Aşağı kurtarmazdı zaten.Ve bu Amasra'nın dilinden en iyi anlayan da sensin.Çok sevindim ses vermene.O acılı duruma dokunmak istemedim.Evet.Yetmez bir defalık anlatmakla.Bil bakalım.Bundan sonra nereyi anlatacağım?.Bunu da ancak sen bilebilirsin ancak.Kendi adım gibi biliyorum.Kal sağlıcakla derim. Teşekkür ederim,saygılar sunarım..  31.07.2007 18:26
 

Ben de Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın bu arada Aytaç Arman'ı da unutmayalım, "Gönderilmemiş Mektuplar" filmiyle keşfetmiştim Amasra'yı. O güzel aşk öyküsüne yakışır güzellikteydi şehir. Kısmetse göreceğim bir gün. Sevgiler maviyle...

derinmavi.. 
 29.07.2007 18:33
Cevap :
Türkan Şoraydan da bahsettim o yazıda.Gözünden kaçmış.Amasra'da sevgiler bir başka mavi tütüyor nedense.  29.07.2007 20:14
 

Ben Eski Foça'lıyım. Amasra yörelerine yolum düşmedi maalesef. O yörelerden olduğum kanısına nereden vardınız merak ettim. :)) Sevgiler

Gülün içinden 
 28.07.2007 22:56
Cevap :
Bir yanlışlık odu.Kusura bakmayın.Bir başkası ile karıştırdım.İlginiz için teşekkürler.  29.07.2007 0:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 882
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster