Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
130
 

Amerika ve İsrail Neyin Peşinde?

Amerika ve İsrail Neyin Peşinde?
 

Bir taraftan Meral Akşener Tokat ve Konya'da silahlı eğitim kamplarının bulunduğu duyumlarından söz ediyor (-ki son derece önemli ve üzerinde durulması gereken konudur) 

Diğer tarafta Erdoğan ile Gül arasında söz düelloları gün geçtikçe tırmanışa geçiyor sanki iki siyasi rakip miş gibi..

Evet 'miş' gibi.!

Yağan yağmurda beraber islanan ben değilim heralde..

Geçiniz şu blöf'larınızı geçiniz!

*

Blöf deyip de geçmeyelim. Henüz seçim startı verilmemiş olsa da erken seçimin yakın olduğunu düşünürsek Gül'ün de siyaset arenasına geri dönmeyeceği varsayımıyla karşılıklı blöf'ların sonucunda Erdoğan'ın ivme kazanacağını öngörmekteyim..

Amerika'nın Türkiye üzerinde oturtmak istediği şablon Erdoğan'la birlikte Büyük Ortadoğu Projesini hayata geçirmek olduğu şeklindedir.

Bakınız İran'da CIA'nın kışkırtması sonucu hükümet karşıtları tarafından sokak eylemleri düzenleniyor ve kan akmaya dönüştü..

Amerika ve İsrail sokak eylemlerine destek verirken, Rusya sözümona desteğin yanlış olduğunu ifade etmektedir. 

Aslında Rusya da Amerika da İsrail de ortak hareket etmektedir zira petrol-gaz konularında emperyal ülkeler büyük pay almakta.

Amerika'nın Rusya'nın İsrail'in İran'daki rejim veya rejim karşıtlarıyla uzak veya yakından ilgilendikleri veya sivil vatandaşların özgürlükleri bağlamında zerre kadar endişe ve dertleri yoktur! Rusya İran rejimi yanlısı olarak poker oyununu devam etmeye çalışıyor hepsi bu!..

*

İran bağlamında Türkiye'ye büyük görev düşmektedir. Tam bu noktada gerek dinsel gerek coğrafi konum itibariyle Türkiye'nin İran'a müdahil olma durumu söz konusu olacağından Trump yönetimi 2019 cumhurbaşkanı seçimlerinde Erdoğan'ın seçilmesinden yana tercihini kullanacağı mutlak ve kaçınılmaz olacaktır diye düşünmekteyim.

Şuraya gelmek istiyorum;

Ana muhalefet, liderlik donanımı ühtesinde muhalefet görevini fazlasıyla yaptığını görüyoruz. Yetrli midir? sorusuna 'evet' diyemiyorum zira ABD tarafından tüm parti liderlerine verilmiş olan görev belli sınırlar içerisinde tutulmakta ve dolayisiyle cehepe liderinin yapacağı muhalefet görevi standardı geçmeyecek şeklindedir.

Demem şu ki; Başta Gül olmak üzere tüm siyasi liderler 2019 seçimlerinde Erdoğan'ın ilk partili cumhurbaşkanı olarak seçilmesine dolaylı yollardan destek vereceği hatta veriyor olduklarını söyleyebilirim.

Elbette ki açıktan destek vermeleri söz konusu değildir. O zaman demokrasiden söz edilemez zaten!

Erdoğan'ın Ortadoğu'da görevi yeni başlıyor. Taa İslam coğrafyasında seçimlerin yapılmasına ve ardından Piyasa Ekonomi Modeline geçilene kadar. Bu da en az 10 yıl demektir.

Eğri oturup doğru konuşalım. Bugünkü global ekonomi sisteminde (sistemi kabül eder veya etmezsiniz) emperyal ülkeler tarafından yazılmış-çizilmiş olan Büyük Ortadoğu Projesinde yer alabilecek ülkede Erdoğan'dan başka lider var mı? Yok!

Söyleyin bir liderin adını, ben burada yazayım..

Bu, Erdoğan'ın siyasetteki dünya görüşünü beğeniyorum anlamına gelmesin. Tıpkı bir zamanlar ABD'nin Demirel'e vermiş olduğu desteğin benzerini şimdi Erdoğan'a vermekte. Durum bundan ibaret!

Şu anda İktidar partisi dahil, ana muhalefet ve diğer muhalefet parti liderlerinin yapacağı şey İran'da başlamış olan iç çatışmaların durdurulabilmesi için diplomatik çaba harcamalarıdır. Aksi halde tıpkı Suriye'de olduğu gibi ABD'nin doğrultusunda İran'a askerimizin gönderilmesi ve olası kan dökülmesinden siz sorumlu olursunuz!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2210
Toplam yorum
: 1101
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 451
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster