Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
499
 

Anadolu Kağnısı / Hepsi O Kadar!

Anadolu Kağnısı / Hepsi O Kadar!
 

***Sonia'nın Kedisi bilgisayar başında



İçinde bulunduğumuz Milliyet Blog, amatör(ce) yazanlar oluşumu, her kişiye göre farklı algılanıyor, farklı değerlendirmeler yapılıyor, zaman zaman eklenen yazılarda okuyoruz. M.B. kimine göre, sürekli vakit geçirilen oturma odası, kimine göre arasıra oturulan misafir salonuı, kimine göre mutfak, kimine göre lokanta. Arasıra yatak odası gibi görenler de olmuyor değil, hatta bazıları işin cılkını çıkartıp ağzını bozuyor ve yüznumara (!) muamelesi bile yapıyor. Neyseki bunların sayısı devede kulak denilecek kadar.

*****
HEPSİ O KADAR
Gidilir, gelinir
Belki sağsalim dönülür, hepsi o kadar.
Günler geceler çabuk geçer.
Çabuk geçmez şaşkın bir çocuğun hüznü
Vapurlar, arabalar, karlar çabuk geçer.
Ayrılık da özlem de herşey...
Herşey çabuk geçer
Ve birden gün ağarır.

Hepsi o kadar.

*****
Bazı zamanlarda yazanların mesleğine göre şekilleniyor yazılar; Reklam panosu, satış reyonu, sağlık ocağı, kreş,
mahkeme salonu hatta iş atölyesi durumuna geçebiliyor. Bana göre, herhangi bir okulda bulunan bir sınıf burası, her yaştan, her bölgeden, kalabalık, karma bir sınıf. Kategoriler, dersler; tıklanmalar aldığımız notlar gibi... Devam zorunluluğu ve sınıfta kalma da yok! Üstelik birden fazla kimlik taşımak da serbest. Polis, jandarma, zabıta yok. (Ama derin bloggerlar (!) var sanırım:)))..

Editörler, okulu yöneten idareciler. Bu sınıfın öğretmenleri yok. Öğrenciler bazen anlatıyor, bazen okuyor... "Hep ben anlatacağım," derse birisi, işte o zaman hırgür çıkıyor, kargaşa oluyor. Abiler ve ablalar hemen devreye girip, yatıştırıyor yaramazları (!)

Yerinde ve zamanında dinlemeyi ve anlatmayı bilmek gerek, ne çok konuşup (yazıp) yormalı ne de az konuşup(yazıp) kenarda sorutmalı. (Sorutmak: boş boş durmak)

Her sınıfın afacanları, fırlamaları, ders kaynatanları olur. Bazıları sevimli oldukları için ne yaparlarsa yapsınlar, göze batmazlar, öğretmenleri sever onları. Bilinenin aksine öğretmenler, hareketli ve yaramaz çocukları daha çok severler. Daha zeki buldukları için. Bir de 'İnekçi' diye tabir edilen tipler vardır; başı önde gözü hep kitaptadır bunların. Çevresiyle alış-verişi olmaz, silgi istersin vermez, kopya verirsin almaz, gölge etme ve dersi kaynatma yeter, der sadece.

*****
Gidilir, herhalde gelinir.
Bütün gün denize bakmak kadar.
Belki ayvalar çürür.
Birşeyler kurur, atılır.
Nedir ki uzakta olmak
Ardahan'da boş duran bir ev
Hiçbir zaman suyu olmayacak bir kuyu
Unutulur, kalır,

Hepsi o kadar.

*****
Sorunlu öğrenciler vardır, oyunlara katılmaz, uzaktan göz altından kıskanç kıskanç bakar diğerlerine. Çoğunlukla parçalanmış ailelerden gelirler... Çağırırsın gelmez, selam verirsin almaz. Okula ebeveyni ile gelir, çantasını bile onlar taşır, nazlıdır, kıyamazlar.

Her sınıfın yarışçıları vardır, gram gram tarttırırlar notu öğretmene, ona 1 puan fazla verdin öğretmenim, o yazılıda bana bakarak yazmıştı veya ona daha kolay sordun... vs. gibi.

Şikayetler olur, öğretmene, idareye ya da velilere. Kimse, yoğurdum ekşi, demez, herkes kendince haklıdır. Veli öğretmeni suçlar, öğretmen veliyi. Her ikisi de birbirine; " Bu çocukla ilgilenmek senin görevin!" der.

*****
O kadar anlayabilmek
O kadar acemi
O kadar toy
O kadar ilk
O kadar yeni
Ey uğursuz yolculuklar
Ey yıldızsız samanyolu
Bir daha hiç olmayacaksınız
Çünkü yarım ve yaralı kalan
Bir akşam, yemin etmiyorum ama
En az günlerce, günlerce kanar.
Gidilir, gelinse de gidildiği gibi değildir.

Hepsi o kadar.

SÜREYYA BERFE


Bu alış-verişte en masum çocuktur, bıyık altından güler...İşte sizi böyle birbirinize düşürürüm, der. Korunmak kollanmak ne güzel!!!!

Yazılarıma şiir eklemek artık alışkanlık haline geldi, benim gözüme hoş görünüyor, aynen küçükken defterlerimizin kenarlarına yaptığımız kenar süsleri gibi.

*****
Milliyet Blog'da bu kalabalık ve yaramaz sınıfta bulunmaktan dolayı çok mutluyum.

Sağlıcakla kalın, tembel tembel oturmayın!


Resim alıntıdır:
http://wilderrose.blogspot.com/
murat ertaş bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sıralar sınıfın küskünlerinden olarak, artık her yazıyı okumamaya karar verdim. Öyleki bazıları adeta ısmarlama yazar gibi yazıyorlar. Toplumsal anlam dışında ve bireyciliği öne çıkararak çalışma pluyorki bu da hoş değil. Bir odak noktası ve etrafında uyduları, başka da yok. Özgür, çağdaş ve içinden geldiğince ve de topluma hitabeti benimseyen çalışmalar bu sınıfta yazılsın ve okunsun istiyorum. İşta bu çalışmada özlemime bir örnek teşkil edebilecek türden. Öğretmenim elleriniz dert görmesin, teşekkürler...Selamlar.

Yalnıztürk 
 19.04.2008 17:24
Cevap :
Sizi anlıyorum, sayın Hocam...ama elinizi soğutmayın derim...yazdıkça çoğu şeyi aşarsınız varsın engeller birbir sıralansın...selamlar....  19.04.2008 22:08
 

En çokta sondaki Süreyya Berfe şiirine takıldım.. Pek çok kişi şairi bilmez! Foça’da kendisi ile yaptığım sohbetleri arkadaş ortamında hararetli hararetli anlatırken, Şairi yere göğe koyamazken; karşımdakinin “ aaa o kim, öyle bir şair mi var?” diye hayıflanmalarına uyuz oluyorken, siz şiirini paylaşmışsınız.. Ne güzel

Ali Gülcü 
 18.04.2008 13:37
Cevap :
Çok haklısınız, insanımız şiire uzak, daha doğrusu sanata uzak...medyum ya da aşçıbaşı olsa herkes tanırdı...ben özellikle geri planda kalmış farklı şairlerin şiirlerini seçiyorum...Size de ne güzel, şairle tanışmışsınız!...selamlar.....teşekkürler...  18.04.2008 17:40
 

seni ben pek çok pek çok severim.- sen bir ana sen bir baba, her şey oldun artık bana. Okut öğret ve nihayet yurda yarar bir insan et. hihihi ben ne olduğumu biliyorum. zeki ama çalışmıyor. kih kih kih.

karga 
 18.04.2008 9:33
Cevap :
Sınıfın en cici kanatlısı, ben de öğrenciyim burada, öğretmenler uçmuşşşş yokk ya da hiç olmamış....parasız olduğu için başvurmadılar belki de...selam ve sevgilerimle...deftere ödev yazmayan çocuksun sen, okuyup ezberleyerek çalışan değil mi?  18.04.2008 11:14
 

Ne kadar güzel, ne kadar doğru benzetmelerle dolu bir yazı bu. Bir yıldan fazla bu sınıfa dışarıdan baktım, sonra dayanamayıp kaydımı yaptırdım. Şimdi yerimden memnunum. Sevgiler

Nilgün Akad 
 17.04.2008 23:00
Cevap :
Hoşgeldin sevgili Nilgün Hanım, sizin yorumlarını görüyordum hep....hatta sadece yorum yazanlara yapılan yorumlar da vardı, belki de o etkili oldu aramıza katılmanıza...güzel yazılarınızı okumak umuduyla...selamlar...  18.04.2008 11:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 2013
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster