Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '21

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
89
 

Arkadaşlık

Haftalar öncesiydi bu çocuğun, onların mahallesine taşındığı. Babası zengin bir iş adamıydı, annesi ise hemşire. Aile, yıllar yılı bir çocukları olmasını istemiş ve bunun için çok uğraşmıştı. Sonunda aşılama yöntemiyle çocukları olmuştu. Hayat, o aile için bundan sonra zorlaşacaktı. Bir erkek evlat sahibi olmuşlardı. 7 yaşındaydı oğulları, tam 7 yıl geçmişti onlar için korkunç, onları yaradan için cennetlik vesilesi günüydü. Çocukları doğduktan bir hafta sonra sol bacağı kalçasından başlayarak morarmaya başlamıştı. Doktora gittiklerinde bacak kesilmezse kangren olacağı söylenmişti. Anne baba doktorun sözleriyle şok olmuş, birbirlerine bakmışlardı.

Çocuk balkondan oyun oynayan diğer çocuklara bakıyordu. Oyun oynayan çocuklardan bir tanesi balkondan bakan çocuğu fark edip eliyle gel işareti yaparak yanlarına çağırdı. Balkondaki çocuk tebessüm ederek karşılık verdi. Çocuğun yüzündeki hüzün kokan tebessümü bir tek anne ve babası anlayabilirdi. Aşağıdaki çocuk tekrar çağırdı. Balkondaki

Çocuk, “Ben gelemem ki” dedi tatlı ve ince ses tonuyla. Aşağıdaki çocuk, “Neden?” diye sordu kaşlarını kaldırarak. Diğer çocuklar, bir tanesinin elinde top koltuğunun altına sıkıştırıp, balkondan onları izleyen çocuğa bakıyordu. Diğer çocuklar ise, kimi parmağını ağzına koymuş

Vaziyette kimi ise tek bacağını yana açmış bir şekilde yukarıdaki çocukla oyun arkadaşlarını seyre dalmıştı. Aşağıdaki çocuk dayanamayıp balkondaki çocuğun yanına gitti. Çocuğa bakmadan eğilip ayakkabılarını çıkardı. Çocuğun yanına ilerledikçe yüzündeki tebessüm soluyordu yavaş yavaş. Çocuğun yanına vardığında gördüğü manzara şöyleydi…Küçük elinde

Küçük bir değnek, cezalı öğrenci gibi tek ayak üzerinde duruyordu. Çocuk, hiçbir şey demeden karşıdaki değnekli minik bedene bakıyordu.

Değnekli çocuğun annesi yanlarına gelerek tebessümle iki çocuğa baktı. Bir anne için zor bir

Durumdu karşıdaki oğlundan bir veya iki yaş büyük bir çocuğa oğlunun durumunu izah etmek. Anne oğluna dönüp, “İstersen tekerlekli sandalyene bindireyim seni, arkadaşlarının

Yanına in” dedi. Oğlu başını iki yana sallayarak “İstemiyorum” diye cevap verdi.

Karşıdaki çocuk “Neden? Gel, beraber oynarız” dedi. Değnekli çocuk, “Ben top oynayamam ki” dedi. Karşıdaki çocuk, “Bende top oynamaktan sıkılmıştım” diyerek gülümsedi.

Hani bazı çocuklar vardır küçükken olgundur. Düşünerek konuşur kalp kırmamak için.

Küçükken nasıl yetiştiriliyorsa öyle büyür. Bazı yetişkin bireyler ise o olgun, küçücük çocuk

Kadar olamıyor. Hatta gören bunlardan hangisi çocuk diye düşünür bazen.Değnekli çocuğun karşısındaki çocuk da anlayışlı ve olgundu. Kadın karşıdaki çocuğa minnetle baktı.

Sağlıklı insanla her türlü arkadaşlık kurabilirsiniz fakat engelli bir birey çekingendir ve kolay arkadaşlık kuramaz. Önemli olan birlikte gezip tozmak değil, önemli olan başını bir omuza yaslayarak engeli yok saymaktır.

 

Rukiye Türeyen!

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 219
Kayıt tarihi
: 31.05.17
 
 

Rukiye TÜREYEN kimdir.     1980 yılında Sakarya'da doğmuştur. Üç aylıkken geçirdiği menenjit hastal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster