Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
510
 

Artık "tuz da kokmaya başladı"

Artık "tuz da kokmaya başladı"
 

Halef ve Selef...


Org. İlker Başbuğ, görevde bulunduğu zaman, emekli ve muvazzaf subaylarca "Tepkisizliği" nedeniyle çok eleştirilmişti. Halefi Org. Işık Koşaner ise hem istifası hem de emeklilik sonrası makam otosu kullanmaması nedeniyle çok takdir topladı.

Benim babam emekli albay. Işık Koşaner’in devre arkadaşı. Bilen bilir, askerlikte “Devre Arkadaşlığı” bugünün moda deyimiyle “Kanka”lıktan öte bir şeydir. Çoğu devre arkadaşı, ortak tayin ve görev yerleri, akraba evlilikleri gibi nedenlerle bu dostluklarını perçinlemiş, birbirlerine akrabadan yakın olmuşlardır. Ben babamın bazı arkadaşlarını öz amcamdan daha iyi tanır, bilirim. Bunlar arasında şu anda tutuklu olanlar da var. Bugün tutuklu bulunan emekli ve muvazzaf subayların hemen hepsi kendileri gidip teslim olmuştur. Onlara yöneltilen suçlamalar karşısında artık hayret değil; isyan ve öfke çığlıkları atıyorum içimden. Tutuklu yargılanmalarını, uzun tutukluluk sürelerini  ve yargılanma sürecini hukuk dışı buluyorum. Özellikle İlker Başbuğ’un da tutuklanmasıyla doruğa ulaşan son aşamadan sonra, kuşkularla beslenerek irileşen şaşkınlığım; niye diğer selefler, yani “Hilmi Özkök ve Yaşar Büyükanıt tutuklanmıyor?” sorusuyla somutlaşıyor.

Öte yandan bir gazeteci olarak da “içerde tutulan” meslektaşlarıma, öğretim üyelerine  ve tüm aydınlara yöneltilen suçlamaları, reva görülen yargılama şeklini, aslında tüm dava sürecinin düşünce özgürlüğü ve demokrasi kavramlarıyla bağdaşmadığını görüyorum.

Hem içerdekilere hem dışarıdaki yakınlarına uygulanan “psikolojik işkencedir”. İlker Başbuğ’un aylar önce dile getirdiği “asimetrik psikolojik savaş”ın bir parçası sayılabilecek bu durum, yurtiçindeki ve dışındaki tüm fırsatçılar (Türkiye, Atatürk, TSK düşmanları) tarafından vicdansızca kullanılmaktadır. Kışkırtıcı ve güdüleyici haber ve propagandalar, bilgi kirliliği, duygusal tepkiler ile halkın bir kesiminin gözü ve beyni  iyice bulandırılmaktadır. Yaşananlar sözde  bazı üst düzey siyasetçilerimizi, özde de büyük halk kitlelerini iyice rahatsız etmektedir.

Adalet herkes için gerekli ve geç kalan adalet yerini bulmuş sayılmaz. Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanmasını engelleyen "Yargı" yasayı çiğnemiş sayılır. İşte bu "Tuzun da koktuğu" aşamadır.

11 Ocak 2012 - Güllük

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar.Yorumumu almadınız zannederim. N'payım uzun yazınca böyle oluyor işte. Selamlar

Muzaffer Cellek 
 15.01.2012 18:40
Cevap :
Muzaffer Bey, bana moral ve şevk veren yorumunuz için teşekkür ederim. Bu yazım, şimdiye dek en çok yorum alan bloğum oldu. Ne mutlu bana ki; toplumumuz sandığımızdan duyarlı ve uyanık. Bu ve internet ortamında buna benzer yazıların, yazıma gelen yorumların, eşik bekçisi konumundaki gerçek aydınlara, siyasetçilere, yöneticilere de yön vermesini umuyorum. Hem olumlu hem de olumsuz anlamda... Yani, birileri de "Biz fazla ileri gittik galiba" ?! desin, derken de gecici bir süre sinmeyi, ertelemeyi, yön değiştirmeyi değil; gemi azıya aldığının bilinci, kaygısı ve pişmanlığıyla, bizlerin beklediği tavrı sergilesin istiyorum. Sevgi ve saygılar,  16.01.2012 17:35
 

At,binicisine göre kişniyor...Ata gam vurmazsanız azıtır...Kendi bildiği yoldan başka yol tanımaz...Muhalefet iktidarı sürekli uyaran ve yön veren bir demokratik kurumdur...Ancak bizim muhalefetçiler çok silik ve halktan uzak,kısır döngüde yaşıyorlar...MHP halen 50 yıl geriden takip ediyor...CHP,hizipçi tavrından sıyrılamadı...O zaman iş bize,yani yazar-çizer ordusuna düşüyor...Umutlanabilmek için...ülkenin geleceği için...saygılarımla...

Mesut Selek 
 14.01.2012 12:28
Cevap :
Demokrasilerdeki "güçler ayrılığı" ilkesinin artık ülkemizde kalmadığını görüyoruz. Basın, "dördüncü güç" olma işlevini (Yönetenleri yönetilenler adına denetleme görevini) epeydir yerine getiremiyor. Toplumda bir otorite boşluğu doğduğunda bunu dolduracak başka bir kurum bulunur. Türkiye'de nasıl yıllarca TKS sol muhalefetin görevini üstlendiyse, internet ortamında yayımlanan iletiler de basının dördüncü güç işlevini üstlenmiş görünüyor. Saygılarımla,  17.01.2012 12:01
 

(NO:3) Bu alakasız ahlaksızlar, bir yerlerden hınç alma sevdasındalar. Bir başka içimize girmiş hain terörist yardakçısı, onbaşı ile Genelkurmay Başkanını bir tutuyor. Bu ne cahillik. Bu ne ahlaksızlık? Dağdaki teröristin uzantıları Büyük Meclisin üzerinde kara bir leke olarak kalacaktır bu işler böyle giderse. Bir D. Bakır Belediye Başkanı çıkıyor, ana avrat söver gibi Hükümet ve üyelerine küfür ediyor TV'lerden. Hem de ağzından köpükler çıkara çıkara. Ve hala daha, o günden bu güne hakkında bir takibat yok. Aynı yüzsüz ve nosyonsuz adam, bu memleketin ekmeğini, bu devletin Başkanlık maaşıyla beslenddiği unutuyor "ayrı bayrak istiyor" Bu tipler, ayrı değirmenci, ayrı belediye, ayrı genelev de isterler" Dura dura, göstere göstere herkes, senaryosunu ortaya koyuyor. Sevgili Blog Yazarımız. Ben siyaseti sevmiyorum. Özet verdim. Bir an hırslandım. İlhamımı,yazılarfınızdan aldım. Siyaset yaparsam, ağır yaparım. Başım derde girer. Hukukçujya inancım kalmadı. Size saygılar sunarım.

Muzaffer Cellek 
 13.01.2012 18:24
 

( NO: 2) Tuz, çoktan koktu. Ne zaman? Yargı,birbirlerine girdiği zaman. Birbirlerine etmediği lafları bırakmadılar. Bir mahkeme, sanığı salıverince, yerine başka hakim atadılar. Bunlar halkın gözünden kaçıyor mu? Güneş balçıkla sıvanır mı? Elbet bu olumsuzlukların, bu dayatmaların hesabı bir gün sorulacak. O zaman anlayacağız ne kadar zavallı olduğumuzu. Ama bütünüyle herpimiz birden. Bu millet, en bedbin haldeyken dirilmesini bilmiştir. Kul iken boynumuzu dik tutabilmesini bilmişiz. İlla yeni bir kurtarıcı mı beklemelyiz? Nerde bizim iç dinamizmimiz? Memleketin bütün kal'alaları teker teker zaptediliyor. Daha Başbakanlık müsteşarı iken kafasına koyduklarını yapmağa yeltenen aynı insan, bunları fiilen sahnede uygulamağa koyuyor. Fikir ve zikir aynı. Ne beklenir bu ümmetçilerden? Türkiye'de Ankara hariç her yerde 19 Mayıs yasaklanıyor. Daha nelere gebe bırakırlar bu toplumu, bir bilen var mı? En zibizi adamlar çıkıyor, 35 nci maddeyi konuşuyor, Hümemetle alakasız kimseler.(DE:3)

Muzaffer Cellek 
 13.01.2012 18:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 133
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 812
Kayıt tarihi
: 06.07.11
 
 

Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu (İletişim Fakültesi) Radyo ve Televizyon Bölümü mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster